Sahte kimlik ve sahte kredi kartı kullanarak yarar sağlama, İddianamede yer almayan suçtan hüküm verilmesi
Sahte kimlik ve sahte kredi kartı kullanarak yarar sağlama, İddianamede yer almayan suçtan hüküm verilmesi
Iddianamede Sanigin Olusturdugu Sahte Kimlik ile Katilan Bankaya Müracaat Ederek Sahte Kredi Karti Aldigi Kredi Kartinin Düzenlenmesi Islemlerinin ise Diger Katilan Adina Yapildiginin Belirlendigi – Delil Olarak Sikâyet Dilekçesinin Gösterildigi Buna Karsin Sahte Kredi Kartinin Sanik Tarafindan Kullanilarak Yarar Saglandigina Iliskin Bir Anlatim Bulunmadigi/Sanigin Eyleminin Sahte Kredi Karti Üretme Suçuna Iliskin Oldugu ve Bu Suçtan Yargilama Yapilarak Hüküm Kurulmasi Gerektigi
T.C.
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU
E. 2019/8-155
K. 2021/645
T. 16.12.2021
SAHTE KREDI KARTI KULLANMA SURETIYLE YARAR SAGLAMA SUÇU
Iddianamede Sanigin Olusturdugu Sahte Kimlik ile Katilan Bankaya Müracaat Ederek Sahte Kredi Karti Aldigi Kredi Kartinin Düzenlenmesi Islemlerinin ise Diger Katilan Adina Yapildiginin Belirlendigi – Delil Olarak Sikâyet Dilekçesinin Gösterildigi Buna Karsin Sahte Kredi Kartinin Sanik Tarafindan Kullanilarak Yarar Saglandigina Iliskin Bir Anlatim Bulunmadigi/Sanigin Eyleminin Sahte Kredi Karti Üretme Suçuna Iliskin Oldugu ve Bu Suçtan Yargilama Yapilarak Hüküm Kurulmasi Gerektigi
IDDIANAMEDE YER ALMAYAN SUÇTAN HÜKÜM KURULMASI
Sanik Hakkinda Düzenlenen Iddianamede Suça Konu Sahte Kredi Kartinin Sanik Tarafindan Kullanilarak Yarar Saglandigina Iliskin Bir Anlatimin Bulunmadigi – Sanigin Iddianameye Konu Eyleminin Sahte Kredi Karti Üretme Suçuna Iliskin Oldugu ve Sanik Hakkinda Bu Suçtan Yargilama Yapilarak Hüküm Kurulmasi Gerektigi/Davaya Konu Edilmeyen ve Sahte Kredi Karti Kullanmak Suretiyle Yarar Saglama Suçundan Yargilama Yapilarak Açilmayan Davadan Hüküm Kurulmasinin Usul ve Yasaya Aykiri Oldugu
SAHTE KREDI KARTI ÜRETME SUÇU
Sahte Kredi Karti Kullanma Suretiyle Yarar Saglama Suçu – Hükümde Sanigin Iddianameye Konu Eyleminin Sahte Kredi Karti Üretme Suçuna Iliskin Oldugu ve Sanik Hakkinda Bu Suçtan Yargilama Yapilarak Hüküm Kurulmasi Gerektiginin Gözetilmemesinin Isabetsiz Oldugu
5237/m.245/2-3
5271/m.225
DAVA ÖZETI : Dava, sahte kredi karti kullanma suretiyle yarar saglama suçuna iliskindir.
Sanik hakkinda düzenlenen bahse konu iddianamede sanigin, olusturdugu sahte kimlik ile katilan bankaya müracaat ederek sahte kredi karti aldigi, bu kredi kartinin düzenlenmesine iliskin islemlerin ise diger katilan adina yapildigi belirtildikten sonra bu olayin delillerinden biri olarak sikâyet dilekçesinin gösterildigi, buna karsin suça konu sahte kredi kartinin sanik tarafindan kullanilarak yarar saglandigina iliskin bir anlatim bulunmadigi anlasilmakla, sanigin iddianameye konu eyleminin TCK’nin 245/2. maddesinde düzenlenen sahte kredi karti üretme suçuna iliskin oldugu ve sanik hakkinda bu suçtan yargilama yapilarak hüküm kurulmasi gerektigi gözetilmeden davaya konu edilmeyen ve ayni maddenin üçüncü fikrasinda düzenlenen sahte kredi karti kullanmak suretiyle yarar saglama suçundan yargilama yapilarak açilmayan davadan hüküm kurulmasinin usul ve yasaya aykiri oldugu kabul edilmelidir. Yerel Mahkemenin direnme kararina konu hükmünün bu nedenlerle bozulmasi gerekmistir.
DAVA : Sanik I. A. B.’un sahte kredi karti kullanmak suretiyle yarar saglama suçundan TCK’nin 245/3, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53/1. maddeleri uyarinca 4 yil 2 ay hapis ve 1.240 TL adli para cezasi ile cezalandirilmasina, taksitlendirmeye ve hak yoksunluguna iliskin Bakirköy 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.03.2015 tarihli ve 817-128 Sayili hükmün sanik tarafindan temyiz edilmesi üzerine dosyayi inceleyen Yargitay 8. Ceza Dairesince 14.05.2018 tarih ve 25422-5243 sayi ile;
Sanigin sahte kredi karti kullanma suretiyle yarar saglama eylemine iliskin zamanasimi süresi içinde TCK’nin 245/3, 43/1. maddeleri uyarinca dava açilmasi mümkün görülmüstür.
5271 Sayili CMK’nin 225/1. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurlari gösterilen suça iliskin fiil ve fail hakkinda verilebilecegi; iddianamedeki anlatim ve nitelendirmeye göre, sanik hakkinda sahte kredi karti üretmek suçundan dava açilmasi karsisinda, açilan dava ile ilgili hüküm kurulmasi gerekirken, CMK’nin 225. maddesine aykiri sekilde dava konusu edilmeyen sahte üretilen kredi kartini kullanmak suçundan hüküm kurulmasi isabetsizliginden bozulmasina karar verilmistir.
Bakirköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi ise 30.11.2018 tarih ve 375-886 sayi ile;
Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 05.12.2011 tarihli, 2011/56899 esas sayili iddianamesinin suç bölümünde; sanik hakkinda sahte banka veya kredi karti kullanmak suretiyle yarar saglama suçunun belirtildigi,
Sevk maddesinde de TCK’nin sahte kredi karti kullanilmasini düzenleyen 245/3. maddesinin gösterilmesi suretiyle dava açildigi,
Iddianamenin anlatim bölümünde; sanigin F.Y. ismi ile hesap açtirip kredi karti aldiginin, islemlerin F.Y. adi ile yapildiginin belirtilmesinin yani sira eylemle ilgili olarak sikâyet dilekçesine de atifta bulunuldugu, 15.02.2010 tarihli katilanlar vekilinin verdigi sikâyet dilekçesinde, 3 numarali kisimda sahte kimlikle çikartilan kredi kartinin kullanildiginin iddia edilmesi, kredi karti kullanilmasi bakimindan iddianame muhteviyatinin da yeterli oldugu anlasildigindan Yargitay 8. Ceza Dairesinin bozmaya iliskin kismina uyulmasina yer olmadigi, gerekçesiyle bozma kararina direnerek önceki hüküm gibi sanigin mahkûmiyetine karar vermistir.
Direnme kararina konu bu hükmün de sanik tarafindan temyiz edilmesi üzerine, Yargitay Cumhuriyet Bassavciliginin 13.01.2019 tarihli ve 2862 Sayili onama istekli teblignamesi ile dosya, 6763 Sayili Kanun’un 36. maddesiyle degisik CMK’nin 307. maddesi uyarinca kararina direnilen Daireye gönderilmis, ayni madde uyarinca inceleme yapan Yargitay 8. Ceza Dairesince 04.03.2019 tarih ve 1046-3041 sayi ile; Yerel Mahkeme karari yerinde görülmediginden Yargitay Birinci Baskanligina iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca degerlendirilmis ve açiklanan gerekçelerle karara baglanmistir.
KARAR : Sanik hakkinda resmî belgede sahtecilik suçundan verilen ret karari Özel Dairece onanmak suretiyle kesinlesmis olup direnmenin kapsamina göre inceleme sahte kredi karti kullanmak suretiyle yarar saglama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sinirli olarak yapilmistir.
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasinda olusan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyusmazlik; iddianamedeki anlatima göre sanik hakkinda sahte kredi karti kullanmak suretiyle yarar saglama suçundan açilmis bir kamu davasinin bulunup bulunmadiginin belirlenmesine iliskindir.
Incelenen dosya kapsamindan;
Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 05.12.2011 tarihli ve 56899-19004 Sayili iddianamesinde suç adinin Sahte Banka veya Kredi Karti Kullanmak Suretiyle Yarar Saglama, sevk maddelerinin TCK’nin 245/3 ve 53/1 olarak gösterildigi, anlatim kisminin da;
Müstekiye ait nüfus cüzdanini ele geçiren süphelinin, nüfus cüzdaninda müstekiye ait fotografi söküp kendi fotografini yapistirmak sureti ile sahte nüfus cüzdani düzenledigi, daha sonra bu sahte cüzdani kullanarak Is Bankasi Bakirköy Çarsi Subesi’nde F.Y. ismi ile hesap açtirip kredi karti aldigi, islemlerin F.Y. adi ile yapildigi,
Sikâyet dilekçesi, süpheli ifadesi, olaya iliskin tutanaklar, banka evraki sureti, bilirkisi raporu suretleri, nüfus adli sicil kaydi ve tüm sorusturma evraki kapsamindan anlasilmis olup,
Süphelinin ayni yöntemle müsteki adina telefon abonelik islemi yapmasina iliskin olarak süpheli hakkinda Beykoz Asliye Ceza Mahkemesine kamu davasi açilmis olup, iddianame örnegi sorusturma evrakinda mevcuttur.
Süphelinin esi olan F. B. isimli kisi 11.03.2010 tarihli ifadesinde esi olan süphelinin eve gelerek müstekinin nüfus cüzdaninda bulunan fotografin yerine kendi fotografini yapistirdigini, sonraki tarihlerde F.Y. adina kendi adreslerine banka, GSM sirketi, Telekom’dan faturalar geldigini, bunun üzerine sahte nüfus cüzdanini sobada yaktigini beyan etmistir.
Banka evrakinda müstekinin adresi ve iletisim bilgisi olarak belirtilen Beykoz adresi süphelinin adresi olup irtibat kurulacak kisi olarak da süphelinin esinin ismi banka evrakinda yazilidir.
Süphelinin müsnet suçtan yargilamasinin yapilarak sevk maddesine göre cezalandirilmasina karar verilmesi kamu adina talep ve iddia olunur. seklinde oldugu anlasilmaktadir.
Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargilama faaliyetinin yapilabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargilamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açilmis bir ceza davasi bulunmasi gerekmektedir. 5271 Sayili CMK’nin 170. maddesinin birinci fikrasi uyarinca ceza davasi, dava açan belge niteligindeki icra ceza mahkemesine verilen sikâyet dilekçesi, son sorusturmanin açilmasi karari gibi istisnai hükümler disinda kural olarak Cumhuriyet savcisi tarafindan düzenlenecek bir iddianame ile açilir. Anilan Kanun’un dava tarihi itibariyla yürürlükte olan 170. maddesinin 4. fikrasinda da; “Iddianamede, yüklenen suçu olusturan olaylar, mevcut delillerle iliskilendirilerek açiklanir.” düzenlemesine yer verilmistir.
CMK’nin 225. maddesinde; Hüküm, ancak iddianamede unsurlari gösterilen suça iliskin fiil ve faili hakkinda verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bagli degildir. hükmü bulunmaktadir. Bu madde geregince hangi fail ve fiili hakkinda dava açilmis ise ancak o fail ve fiili hakkinda yargilama yapilarak hüküm verilebilecektir.
Anilan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açiklanan ve suç olusturdugu iddia olunan eylemin disina çikilmasi, dolayisiyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayi yargilama yapilmasi ve açilmayan davadan hüküm kurulmasi kanuna açikça aykirilik olusturacaktir. Ögretide davasiz yargilama olmaz ve yargilamanin sinirliligi olarak ifade edilen bu ilke uyarinca hâkim, ancak hakkinda dava açilmis bir fiil ve kisi ile ilgili yargilama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyusmazligi hukuki çözüme kavusturacaktir.
Yine CMK’nin 226. maddesinde ise Sanik, suçun hukukî niteliginin degismesinden önce haber verilip de savunmasini yapabilecek bir halde bulundurulmadikça, iddianamede kanunî unsurlari gösterilen suçun degindigi kanun hükmünden baskasiyla mahkûm edilemez.
Cezanin artirilmasini veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasini gerektirecek hâller, ilk defa durusma sirasinda ortaya çiktiginda ayni hüküm uygulanir.
Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine saniga ek savunmasini hazirlamasi için süre verilir.
Yukaridaki fikralarda yazili bildirimler, varsa müdafie yapilir. Müdafii saniga taninan haklardan onun gibi yararlanir. hükmü getirilmistir.
Sorusturma asamasinda elde ettigi delillerden ulastigi sonuca göre iddianameyi hazirlamakla görevli iddia makami, düzenlenen iddianame ile CMK’nin 225. maddesinin birinci fikrasi uyarinca kovusturma asamasinin sinirlarini belirlemektedir. Bu bakimdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarini olusturan fiil/fiillerin nelerden ibaret oldugunun hiçbir tereddüte yer birakmayacak biçimde açiklanmasi zorunludur. Böylelikle sanik; iddianameden üzerine atili suçun ne oldugunu hiçbir süpheye yer vermeyecek sekilde anlamali, buna göre savunmasini yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. CMK’nin 226. maddesindeki düzenlemeyle iddianamede anlatilan eylem degismemis oldugunda, kanun koyucu o eylemin hukuki niteliginde degisiklik olmasini yargilamanin sinirliligi ilkesine aykiri görmemis, bu gibi hâllerde saniga ek savunma hakki verilerek degisen suç niteligine göre bir hüküm kurulmasina imkân saglamistir. Bu düzenlemenin bir sonucu olarak mahkeme, eylemin hangi suçu olusturacagina iliskin nitelendirmede iddia ve savunmayla bagli degildir. Örnegin, iddianamede kasten öldürmeye tesebbüs olarak nitelendirilen eylemin kasten yaralama suçunu olusturacagi görüsünde olan mahkemece, saniga ek savunma hakki da verilmek suretiyle bahse konu suçtan hüküm kurulabilecektir. Iddianamede anlatilan ve kapsami belirlenen olayin disinda bir fail ve fiilin yargilanmasi söz konusu oldugunda ise, suç duyurusunda bulunulmasi ve iddianame ile dava açilmasi hâlinde gerekli görülürse her iki iddianame ile açilan davalarin birlestirilmesi yoluna gidilebilecektir.
Gelinen bu asamada uyusmazlik konusu ile ilgili oldugu ölçüde TCK’nin 245. maddesinin ikinci fikrasinda düzenlenen sahte kredi karti üretme suçu ile üçüncü fikrasinda düzenlenen sahte kredi kartinin kullanilmasi suretiyle yarar saglama suçu üzerinde durulmasi gerekmektedir.
TCK’nin “Banka veya kredi kartlarinin kötüye kullanilmasi” baslikli 245. maddesi;
1- Baskasina ait bir banka veya kredi kartini, her ne surette olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartin kendisine verilmesi gereken kisinin rizasi olmaksizin bunu kullanarak veya kullandirarak kendisine veya baskasina yarar saglarsa, üç yildan alti yila kadar hapis ve adli para cezasi ile cezalandirilir.
2-) Sahte olusturulan veya üzerinde sahtecilik yapilan bir banka veya kredi kartini kullanmak suretiyle kendisine veya baskasina yarar saglayan kisi, fiil daha agir cezayi gerektiren baska bir suç olusturmadigi takdirde, dört yildan yedi yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir. seklinde iken,
08.07.2005 tarihli Resmî Gazete’de yayimlanarak yürürlüge giren 5377 Sayili Kanun’un 27. maddesiyle;
(1) Baskasina ait bir banka veya kredi kartini, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartin kendisine verilmesi gereken kisinin rizasi olmaksizin bunu kullanarak veya kullandirtarak kendisine veya baskasina yarar saglarsa, üç yildan alti yila kadar hapis ve besbin güne kadar adlî para cezasi ile cezalandirilir.
(2) Baskalarina ait banka hesaplariyla iliskilendirilerek sahte banka veya kredi karti üreten, satan, devreden, satin alan veya kabul eden kisi üç yildan yedi yila kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasi ile cezalandirilir.
(3) Sahte olusturulan veya üzerinde sahtecilik yapilan bir banka veya kredi kartini kullanmak suretiyle kendisine veya baskasina yarar saglayan kisi, fiil daha agir cezayi gerektiren baska bir suç olusturmadigi takdirde, dört yildan sekiz yila kadar hapis ve besbin güne kadar adlî para cezasi ile cezalandirilir.
(4) Birinci fikrada yer alan suçun;
a-) Haklarinda ayrilik karari verilmemis eslerden birinin,
b-) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayin hisimlarindan birinin veya evlat edinen veya evlâtligin,
c-) Ayni konutta beraber yasayan kardeslerden birinin,
Zararina olarak islenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkinda cezaya hükmolunmaz. olarak degistirilmis,
19.12.2006 tarihli Resmî Gazete’de yayimlanarak yürürlüge giren 5560 Sayili Kanun’un 11. maddesiyle de; (5) Birinci fikra kapsamina giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarligina karsi suçlara iliskin etkin pismanlik hükümleri uygulanir. fikrasi eklenmek suretiyle madde son hâlini almistir.
Anilan maddenin ikinci fikrasinda seçimlik hareketli bir suç söz konusu olup buna göre; sahte banka veya kredi kartinin üretilmesi, sahte üretilmis banka veya kredi kartinin sahte oldugu bilinerek satilmasi, devredilmesi, satin alinmasi ya da kabul edilmesi seklinde belirlenen seçimlik hareketlerden en az birisinin gerçeklestirilmesi gerekmektedir.
Bir banka veya kredi kartinin üretilmesi, tamamen yeni bir kart olusturulmasi, kartin kopyalanmasi veya çogaltilmasi seklinde karsimiza çikabilmektedir. Satmak, banka veya kredi kartini belli bir bedel veya deger karsiligi aliciya vermek; satin almak, belli bir bedel karsiligi banka veya kredi kartini almak; devretmek, banka veya kredi kartini belli bir bedel almaksizin baskasina vermek; kabul etmek ise banka veya kredi kartini belli bir bedel ödemeksizin almak anlamlarina gelir.
TCK’nin 245/2. maddesindeki suçun olusumu için kartin sahte olarak düzenlenmesi eyleminin fail tarafindan gerçeklestirilmesine gerek yoktur. Failin sahte belgelerle basvurarak, baskasi veya olmayan bir kimse adina bankaya kart düzenletmesi durumu da, bu fikradaki üretim tabiri içinde degerlendirilecek ve diger unsurlarin varligi hâlinde bahsedilen suç olusacaktir (O. Yasar-H. Tahsin Gökcan-M. Artuç, Yorumlu-Uygulamali Türk Ceza Kanunu, Adalet Yayinevi, 2. Basi, Ankara, 2014, s. 7348.).
Bu fikrada düzenlenen suç bir tehlike suçu olup belirtilen seçimlik hareketlerle elde edilen banka veya kredi kartinin ayni zamanda kullanilmasina gerek yoktur.
TCK’nin 245. maddesinin üçüncü fikrasinda ise, sahte olusturulan veya üzerinde sahtecilik yapilan bir banka veya kredi kartinin kullanilmasi suretiyle kendisine veya baskasina yarar saglama suçu düzenlenmistir. Burada sözü edilen yararin, suçun islenis sekli de göz önünde bulunduruldugunda “ekonomik” bir yarar olacagi söylenebilir. Bu fikradaki suçun olusmasi için ilk sart, banka veya kredi kartinin sahte olarak üretilmis veya üzerinde sahtecilik yapilmis olmasidir. Bu fikranin uygulanabilmesi için, sahte kartin kullanilmis olmasi da gerekir. Suçun tamamlanmasi için failin bu kullanimla, kendisine veya baskasina bir yarar saglamasi gerekir (O. Yasar-H. Tahsin Gökcan-M. Artuç, a.g.e., s. 7350-7351.).
Bu açiklamalar isiginda uyusmazlik konusu degerlendirildiginde;
Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 05.12.2011 tarihli ve 56899-19004 Sayili iddianamesinde her ne kadar suç adi Sahte Banka veya Kredi Karti Kullanmak Suretiyle Yarar Saglama, sevk maddeleri TCK’nin 245/3 ve 53/1 olarak gösterilmis ise de CMK’nin 225. maddesi uyarinca iddianameye konu olan fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bagli olmayan mahkemenin hangi fail ve fiili hakkinda dava açilmis ise ancak o fail ve fiili hakkinda yargilama yaparak hüküm verebilecegi, bu nedenle de kovusturma asamasinin sinirlarini belirleyen iddianamede yüklenen suçun unsurlarini olusturan fiil/fiillerin nelerden ibaret oldugunun hiçbir tereddüte yer birakmayacak biçimde açiklanmasinin zorunlu oldugu, iddianamede açiklanan ve suç olusturdugu iddia olunan eylemin disina çikilmasi ve davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayi yargilama yapilip hüküm kurulmasinin ise kanuna açikça aykirilik olusturacagi cihetle; sanik hakkinda düzenlenen bahse konu iddianamede sanigin, olusturdugu sahte kimlik ile katilan bankaya müracaat ederek sahte kredi karti aldigi, bu kredi kartinin düzenlenmesine iliskin islemlerin ise katilan F.Y. adina yapildigi belirtildikten sonra bu olayin delillerinden biri olarak sikâyet dilekçesinin gösterildigi, buna karsin suça konu sahte kredi kartinin sanik tarafindan kullanilarak yarar saglandigina iliskin bir anlatim bulunmadigi anlasilmakla, sanigin iddianameye konu eyleminin TCK’nin 245/2. maddesinde düzenlenen sahte kredi karti üretme suçuna iliskin oldugu ve sanik hakkinda bu suçtan yargilama yapilarak hüküm kurulmasi gerektigi gözetilmeden davaya konu edilmeyen ve ayni maddenin üçüncü fikrasinda düzenlenen sahte kredi karti kullanmak suretiyle yarar saglama suçundan yargilama yapilarak açilmayan davadan hüküm kurulmasinin usul ve yasaya aykiri oldugu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararina konu hükmünün, sanigin iddianameye konu eyleminin TCK’nin 245/2. maddesinde düzenlenen sahte kredi karti üretme suçuna iliskin oldugu ve sanik hakkinda bu suçtan yargilama yapilarak hüküm kurulmasi gerektiginin gözetilmemesi isabetsizliginden bozulmasina karar verilmelidir.
SONUÇ : Açiklanan nedenlerle;
1-) Bakirköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.11.2018 tarihli ve 375-886 Sayili direnme kararina konu hükmünün, sanigin iddianameye konu eyleminin TCK’nin 245/2. maddesinde düzenlenen sahte kredi karti üretme suçuna iliskin oldugu ve sanik hakkinda bu suçtan yargilama yapilarak hüküm kurulmasi gerektiginin gözetilmemesi isabetsizliginden BOZULMASINA,
2-) Dosyanin, mahalline gönderilmek üzere Yargitay Cumhuriyet Bassavciligina TEVDI EDILMESINE, 16.12.2021 tarihinde yapilan müzakerede oybirligiyle karar verildi.
kazanci.com.tr
