Avukata kişisel verileri izinsiz kullanımı ile ilgili KVKK’dan 75000 TL Ceza verilmesine karar verildi
Avukata kişisel verileri izinsiz kullanımı ile ilgili KVKK’dan 75000 TL Ceza verilmesine karar verildi
Ilgili kisinin ceza mahkûmiyeti bilgisinin avukat olan veri sorumlusu tarafindan hukuka aykiri olarak elde edilmesi ve mahkeme dosyasina sunulmasi” hakkinda Kisisel Verileri Koruma Kurulunun Karar Özeti;
Karar Tarihi: 02/11/2021
Karar No: 2021/1111
Konu Özeti: Ilgili kisinin ceza mahkûmiyeti bilgisinin avukat olan veri sorumlusu tarafindan hukuka aykiri olarak elde edilmesi ve mahkeme dosyasina sunulmasi
Ilgili kisinin sikâyetinde özetle;
– Veri sorumlusunun vekillik görevi üstlendigi isçilik alacaklari davasi kapsaminda ilgili kisinin davali tanigi olarak bilgi ve görgüsüne basvuruldugu,
– Daha sonra veri sorumlusunca mahkemeye sunulan beyan dilekçesinde ilgili kisi ile ilgili olarak “Ayrica … tanik … hakkinda daha önceden çok sayida memur olmayan kisinin resmî belgede sahteciligi suçundan dolayi ceza davalari açilmistir. Bu davalarda son olarak ….. Ceza Mahkemesinde …. dosyada almis oldugu mahkûmiyet hükmü kesinlesmistir.” ifadelerine yer verilmek suretiyle ceza mahkûmiyeti bilgisinin paylasildigi ve mahkemeden ilgili kisinin tanikligina itibar edilmemesinin talep edildigi,
– Ilgili kisinin özel nitelikte kisisel verisi olan adli sicil kaydina iliskin bilgilerin veri sorumlusu tarafindan hukuka aykiri olarak ele geçirildigi ve ilgili kisinin onayi ve bilgisi olmadan mahkeme dosyasina sunuldugu,
– Veri sorumlusunca dosyaya sunulan ilgili kisiye ait adli sicil kaydi bilgilerinin dosyanin esasiyla ilgisinin bulunmadigi, bu bilgilerin dosyanin esasi bakimindan bir faydasinin da bulunmadigi, zira ilgili kisinin dosyada sadece taniklik yaptigi,
– Veri sorumlulari tarafindan kullanilan üçüncü kisilere ait kisisel verilerin amaçla baglantili ve ölçülü olmasi gerektigi, ancak ilgili kisiye ait özel nitelikli kisisel verilerin veri sorumlusunca kullaniminin amaçla baglantili ve ölçülü olmadigi,
– Ilgili kisinin yillar önce yasamis oldugu ve cezasini çekmis oldugu bir dosyanin tekrar gün yüzüne çikmasiyla birlikte isverenine ve çalisma arkadaslarina karsi rencide oldugu, küçük düstügü ve bu olay neticesinde büyük bir üzüntü duydugu, dolayisiyla da manevi olarak büyük bir kayip yasadigi ve psikolojisi ile sagliginin da olay nedeniyle bozuldugu,
– Konu hakkinda veri sorumlusuna iletilen basvuru dilekçesiyle 6698 sayili Kisisel Verilerin Korunmasi Kanununun (6698 sayili Kanun) 11’inci ve 13’üncü maddeleri kapsaminda bilgi talep edildigi, ancak veri sorumlusu tarafindan bu basvuruya verilen cevapta basvuru dilekçesindeki hususlara iliskin makul ve yeterli cevap verilmedigi hususlari bildirilmis olup; ilgili kisinin özel nitelikli kisisel verilerinin hukuka aykiri olarak ele geçirilmesi, bu verilerin ilgili kisinin onay ve rizasi disinda beyan dilekçesinde mahkemeye sunulmasi suretiyle üçüncü kisilerle paylasilmasi ve ilgili kisinin bu durumdan dolayi maddi ve manevi olarak yipranmasi sebepleriyle veri sorumlusu hakkinda 6698 sayili Kanun uyarinca idari yaptirim uygulanmasi talep edilmistir.
Ilgili kisinin sikâyetine istinaden baslatilan inceleme çerçevesinde veri sorumlusundan savunmasi istenilmis olup, verilen cevapta özetle;
– Ilgili kisinin 6698 sayili Kanun’a aykirilik iddialarinin kabulünün mümkün olmadigi, zira ilgili kisinin mahkeme tarafindan kendilerinin vekil olarak yer aldiklari bir durusmada tanik olarak dinlendigi ve bu nedenle de T.C. kimlik numarasi bilgilerinin durusma tutanaginda yer aldigi,
– Dosyada vekil olarak yer almalari nedeniyle ilgili kisinin T.C. kimlik numarasina erisimlerinin zaten mevcut oldugu, adli sicil verilerinin de avukatlar tarafindan adliye kanaliyla kolayca erisilebilen veriler oldugu, isleri geregi bu bilgilere erisimlerinin olmasinin hayatin olagan akisina uygun oldugu, kaldi ki ilgili kisinin vekil olduklari dosyada tanik sifatiyla yer alarak dosyanin akibetini etkileyecek bir konuma sahip oldugu ve bu kapsamda ilgili kisi hakkinda arastirma yapmalarinin hukuka aykirilik teskil etmedigi,
– Adli sicil verilerinin her avukat tarafindan ilgili kisinin T.C. kimlik numarasi araciligiyla ögrenilebilecek bir husus oldugu,
– Sikâyete konu beyan dilekçelerinde ilgili kisinin bilgilerine yer vermelerinin yargilama geregi taraflarina verilen tanik beyanlarina karsi beyanda bulunma yasal haklarinin kullanilmis olmasinin bir sonucu oldugu,
– Dosya kapsaminda tanik olarak dinlenmis olan ilgili kisinin gerçegi yansitmadigini düsündükleri beyanlarina itibar edilmemesi için taraflarinca kaleme alinan dilekçe ile iddialarinin dayanagi olan bilgilerin mahkemece görülmesini saglamayi amaçladiklari,
– Ilgili kisinin sikâyetinde ilgili kisinin tanik olarak dinlenmesi nedeniyle adli sicil bilgilerinin dosyanin esasina bir etkisinin olmayacagi belirtilmis olsa da bu beyanin yargilamada elzem degeri olan tanik delilinin önemini hiçe saymak oldugu, taniklik sifatinin yargilamanin her kolunda önemli bir yere sahip oldugu ve dosyanin muhteviyatina göre yargilamanin yönünü belirledigi, bu nedenle yargilamada tanik beyanlarina itimat edilmesi hususunda tanigin dogru ifade verdiginden emin olunmasi gerektigi ve taniklik yapan kisinin adli geçmisinin de verecegi beyanlar kapsaminda önem arz ettigi,
– 6698 sayili Kanun’un 4’üncü maddesinin (2) numarali fikrasinda verilerin islenmesindeki esaslara yer verildigi, vekil olarak görev yaptiklari dosyanin akibeti hususunda mezkûr maddede geçtigi sekilde belirli, açik ve mesru olan amaçlarina uygun ve ölçülü olarak isleme faaliyetinde bulunuldugu, amaçlarinin sadece mahkemenin tanik hakkinda bilgilendirilmesi oldugu,
– Ilgili kisinin adli sicil verilerinin taraflarinca hukuka aykiri sekilde elde edilmedigi, aksine vekil olmalari dolayisiyla taraflarina açik olan bilgiler esiginde yine bir yargi organi vasitasiyla elde edildigi, kaldi ki kisilerin adli sicil kayitlarinin UYAP vasitasiyla hâkimler ve savcilar tarafindan zaten ulasilabilir veriler oldugu, dolayisiyla taraflarinin mahkemeye bu bilgileri sunmasinin 6698 sayili Kanun’a aykirilik teskil etmeyecegi,
– Avukatligin hem bir kamu hizmeti hem de serbest meslek oldugu, 1136 sayili Avukatlik Kanunu’nun (Avukatlik Kanunu) 2’nci maddesinde meslegin amacinin “Avukatligin amaci; hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlasmazliklarin adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarinin tam olarak uygulanmasini her derecede yargi organlari, hakemler, resmi ve özel kisi, kurul ve kurumlar nezdinde saglamaktir.” olarak açiklandigi, avukatlarin bu yolda görev yaparken çogu kez belirsizliklerle karsilastiklari ve bu belirsizlikleri kendi imkânlariyla çözmek zorunda olduklari,
– Bu nedenle avukatlarin bir olayin aydinlatilmasi için çesitli kurum ve kuruluslardan zaman zaman bilgi almalarinin gerektigi, kanun koyucunun da Avukatlik Kanunu’nun 2’nci maddesinde “Yargi organlari, emniyet makamlari, diger kamu kurum ve kuruluslari ile kamu iktisadi tesebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta sirketleri ve vakiflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardimci olmak zorundadir.” hükmüne yer verdigi ve bu hükmün avukatlarin mesleklerinin gereklerini yerine getirirken ihtiyaç duyduklari bilgileri kendilerine saglayabilecek kurumlara basvuru yapabilmelerine imkân sagladigi,
– Sikâyet konusu olayda adliye kanaliyla ilgili kisinin adli sicil verilerine ulasmis ve sonrasinda da bunu ilgili mahkemeye bildirmis olmalarinin vekillik görevleri geregi yargi organlarindan yararlanmaktan baska bir sey olmadigi, hâl böyleyken avukat olarak mahkemeye sunduklari verilerin 6698 sayili Kanun’a aykiri oldugunu öne sürmenin hakkaniyete uygun olmayacagi, zira bahsi geçen olayda Avukatlik Kanunu’ndan kaynaklanan bir yetkinin kullanilmasinin söz konusu oldugu,
– Meslekleri geregi kamu hizmeti yaptiklari da düsünülürse taraflarina kanunla saglanan bir yetkinin kullanilmasi niteliginde olan mevcut durumun ilgili kisi tarafindan kötü niyetli olarak ve tamamiyla dürüstlük kurallarina aykirilik teskil edecek sekilde kullaniliyor olmasinin hukuk düzeni içerisinde kabul edilebilir olmadigi,
– Ilgili kisinin adli sicil kayitlarinin sadece beyan dilekçesi içerisinde mahkemeye sunuldugu, herhangi bir üçüncü kisiyle paylasilmadigi, ayni zamanda ilgili kisiye ait baska herhangi bir kisisel veri veya bilginin de elde edilmemis oldugu,
– Yukarida yer alan tüm bilgiler ve kanun maddeleri dogrultusunda ilgili kisinin iddia ettigi üzere 6698 sayili Kanun’a aykiri bir unsurun bulunmadigi
beyan edilmistir.
Konuya iliskin yürütülen inceleme neticesinde, Kisisel Verileri Koruma Kurulunun (Kurul) 02/11/2021 tarihli ve 2021/1111 sayili karari ile;
– 6698 sayili Kanun’un “Tanimlar” baslikli 3’üncü maddesinde kisisel verinin: “Kimligi belirli veya belirlenebilir gerçek kisiye iliskin her türlü bilgi”, ilgili kisinin; “Kisisel verisi islenen gerçek kisi”, kisisel verilerin islenmesinin; “Kisisel verilerin tamamen veya kismen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayit sisteminin parçasi olmak kaydiyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanmasi, muhafaza edilmesi, degistirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açiklanmasi, aktarilmasi, devralinmasi, elde edilebilir hale getirilmesi, siniflandirilmasi ya da kullanilmasinin engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçeklestirilen her türlü islem”, veri sorumlusunun; “Kisisel verilerin isleme amaçlarini ve vasitalarini belirleyen, veri kayit sisteminin kurulmasindan ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kisi” olarak tanimlandigi,
– Öte yandan, 6698 sayili Kanun’un “Kisisel Verilerin Islenme Sartlari” baslikli 5’inci maddesinin (1) numarali fikrasinda kisisel verilerin ilgili kisinin açik rizasi olmaksizin islenemeyecegi, (2) numarali fikrasinda ise kanunlarda açikça öngörülmesi, fiili imkansizlik nedeniyle rizasini açiklayamayacak durumda bulunan veya rizasina hukuki geçerlilik taninmayan kisinin kendisinin ya da bir baskasinin hayati veya beden bütünlügünün korunmasi için zorunlu olmasi, bir sözlesmenin kurulmasi veya ifasiyla dogrudan dogruya ilgili olmasi kaydiyla sözlesmenin taraflarina ait kisisel verilerin islenmesinin gerekli olmasi, veri sorumlusunun hukuki yükümlülügünü yerine getirebilmesi için zorunlu olmasi, ilgili kisinin kendisi tarafindan alenilestirilmis olmasi, bir hakkin tesisi, kullanilmasi veya korunmasi için veri islemenin zorunlu olmasi ve ilgili kisinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydiyla veri sorumlusunun mesru menfaatleri için veri islenmesinin zorunlu olmasi sartlarindan birinin varligi halinde, ilgili kisinin açik rizasi aranmaksizin kisisel verilerinin islenmesinin mümkün oldugunun hükme baglandigi,
– 6698 sayili Kanun’un özel nitelikli kisisel verilerin islenme sartlarinin düzenlendigi 6’nci maddesinin (1) numarali fikrasinda özel nitelikli kisisel verilerin tanimlandigi, (2) numarali fikrasinda özel nitelikli kisisel verilerin ilgilinin açik rizasi olmaksizin islenmesinin yasak oldugunun hüküm altina alindigi, (3) numarali fikrasinda özel nitelikli kisisel verilerin ilgili kisinin açik rizasi olmaksizin islenebilecegi durumlarin sayildigi, (4) numarali fikrasinda ise özel nitelikli kisisel verilerin islenmesinde Kurul tarafindan belirlenen yeterli önlemlerin ayrica alinmasinin sart oldugunun ifade edildigi,
– Ayrica, 6698 sayili Kanun’un kisisel verilerin islenmesine iliskin “Genel ilkeler”i düzenleyen 4’üncü maddesinin (1) numarali fikrasinda “Kisisel veriler, ancak bu Kanunda ve diger kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak islenebilir.” hükmü yer almakta olup, bahsi geçen maddenin (2) numarali fikrasinda ise kisisel verilerin islenmesinde uyulmasi zorunlu olan ilkelerin “Hukuka ve dürüstlük kurallarina uygun olma”, “Dogru ve gerektiginde güncel olma”, “Belirli, açik ve mesru amaçlar için islenme”, “Islendikleri amaçla baglantili, sinirli ve ölçülü olma” ve “Ilgili mevzuatta öngörülen veya islendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme” olarak sayildigi,
– 6698 sayili Kanun’un ilgili hükümleri dikkate alindiginda; ilgili kisinin adli sicil kaydi bilgilerinin veri sorumlusu tarafindan tamamen veya kismen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayit sisteminin parçasi olmak kaydiyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, depolanmasi, kullanilmasi, aktarilmasi vb. fiillere konu edilmesinin “özel nitelikli kisisel verilerin islenmesi faaliyeti” olarak nitelenecegi ve bu tarz faaliyetlerin hem 6698 sayili Kanun’un 6’nci maddesindeki hukuki sebeplerden birine dayanilarak ve Kurul tarafindan belirlenen yeterli önlemler alinarak hem de 6698 sayili Kanun’un 4’üncü maddesindeki genel ilkelere uygun olarak yürütülmesi gerektigi konusunda herhangi bir süphenin bulunmadigi,
– Bu kapsamda, somut olayda ilgili kisinin adli sicil kaydi bilgilerinin veri sorumlusunca elde edilmesinin 6698 sayili Kanun’un 6’nci maddesindeki hukuki sebeplerden birine dayanip dayanmadiginin öncelikle ele alinmasi gerektigi, zira ilgili kisinin adli sicil kaydi verilerinin veri sorumlusunca 6698 sayili Kanun’un 6’nci maddesindeki hukuki sebeplerden birine dayanilmadan elde edilmis (ve sonrasinda da kullanilmis/verilmis) olmasi durumunda söz konusu fiillerin hukuka aykiri nitelikte birer veri isleme faaliyeti teskil edecegi,
– Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; ilgili kisinin adli sicil verilerinin islenebilmesi için veri sorumlusuna vermis oldugu bir açik rizanin bulunmadiginin görüldügü, veri sorumlusunun “ilgili kisinin adli sicil kaydi bilgilerinin Avukatlik Kanunu’na uygun olarak adliyeden temin edildigi, taraflarinca yapilan is ve islemlerde herhangi bir hukuka aykirilik bulunmadigi” yönündeki savunmasindan ise ilgili kisi hakkinda yürütülen kisisel veri isleme faaliyetinde 6698 sayili Kanun’un 6’nci maddesinin (3) numarali fikrasinda düzenlenen “Birinci fikrada sayilan saglik ve cinsel hayat disindaki kisisel veriler, kanunlarda öngörülen hallerde ilgili kisinin açik rizasi aranmaksizin islenebilir.” düzenlemesine dayanildiginin anlasildigi, bu yüzden de veri sorumlusunun savunmasinda zikrettigi Avukatlik Kanunu’nun 2’nci maddesi hükmünün 6698 sayili Kanun’un 6’nci maddesinin (3) numarali fikrasinda geçen “kanunlarda öngörülen haller”in kapsamina girip girmediginin açikliga kavusturulmasi gerektigi,
– Avukatlik Kanunu’nun 2’nci maddesinde “Avukatligin amaci; hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlasmazliklarin adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarinin tam olarak uygulanmasini her derecede yargi organlari, hakemler, resmi ve özel kisi, kurul ve kurumlar nezdinde saglamaktir. (…) Yargi organlari, emniyet makamlari, diger kamu kurum ve kuruluslari ile kamu iktisadi tesebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta sirketleri ve vakiflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardimci olmak zorundadir. Kanunlarindaki özel hükümler sakli kalmak kaydiyla, bu kurumlar avukatin gerek duydugu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alinmasi vekaletname ibrazina baglidir. (…)” ifadelerinin yer aldigi,
– 5352 sayili Adlî Sicil Kanunu’nun (“Adlî Sicil Kanunu”) “Adlî sicil bilgileri verilebilecek olanlar” baslikli 7’nci maddesinde ise “(1) Adlî sicil bilgileri, kullanilis amaci belirtilmek suretiyle; a) Ilgili kisiye veya vekaletnamede açikça belirtilmek kosuluyla vekiline, b) Kamu kurum ve kuruluslarina, kamu kurumu niteligindeki meslek kuruluslarina, verilebilir. (2) Yabanci devletler tarafindan istenilen adlî sicil bilgileri mütekabiliyet esasina göre verilir.” düzenlemesinin mevcut oldugu, ayrica Adlî Sicil Kanunu’nun 15’inci maddesine dayanilarak çikarilan Adlî Sicil Yönetmeligi’nin “Adlî sicil bilgileri verilebilecek olanlar” baslikli 9’uncu maddesinde de “Adlî sicil bilgileri, kullanilis amaci ve verilecegi merci belirtilmek suretiyle; ilgili kisiye veya vekaletnamede açikça belirtilmek kosuluyla vekiline, kamu kurum ve kuruluslarina, kamu kurumu niteligindeki meslek kuruluslarina verilebilir. Taleplerin yazili olarak yapilmasi sirasinda, adlî sicil bilgisinin niçin istendiginin belirtilmesi ve nüfus kimlik bilgilerini içeren belgenin dilekçeye eklenmesi; kamu kurum ve kuruluslari ile kamu kurumu niteliginde meslek kuruluslarinca da kimlik bilgilerinin tereddüde yer vermeyecek sekilde bildirilmesi zorunludur. (…)” denildigi,
– Mezkûr mevzuat hükümlerinin lafizlarina istinaden, Avukatlik Kanunu’nun 2’nci maddesinde yer alan düzenlemenin Adlî Sicil Kanunu’nun 7’nci maddesinde mevcut olan “özel hüküm” karsisinda bir “genel hüküm” niteligi tasidiginin açik oldugu ve avukatlara ilgili kisilerin adli sicil kaydi bilgilerine resen erisim yetkisi vermedigi, dolayisiyla ilgili kisiye ait adli sicil bilgilerinin veri sorumlusu tarafindan hukuka aykiri olarak elde edildigi, bu sebeple de veri sorumlusu tarafindan ilgili kisi hakkinda yürütülen kisisel veri isleme faaliyetinin hukuka aykiri oldugu sonucuna ulasildigi,
– Ilgili kisinin -veri sorumlusu tarafindan yürütülmüs olan kisisel veri isleme faaliyetlerine konu olan- özel nitelikli kisisel veri niteligindeki adli sicil bilgilerinin en basta hukuka aykiri olarak elde edilmis olmasinin veri sorumlusunun tüm kisisel veri isleme faaliyetlerini baslangiçtan itibaren hukuka aykiri hale getirdigi, zira hukuka uygun olmayan bir seyin üzerine mesru bir seyin bina edilemeyecegi konusunda herhangi bir süphenin bulunmadigi
degerlendirmelerinden hareketle;
– Mevcut tüm bilgi ve belgeler itibariyla; ilgili kisinin adli sicil bilgisi kisisel verisinin islenmesi faaliyetinde veri sorumlusu tarafindan 6698 sayili Kanun’un 6’nci maddesinde düzenlenen hukuki sebeplerden herhangi birine dayanilmadigi, bu hususun ise veri güvenligine iliskin yükümlülüklerin düzenlendigi 6698 sayili Kanun’un 12’nci maddesinin (1) numarali fikrasinin (a) bendinde yer alan “Kisisel verilerin hukuka aykiri olarak islenmesini önlemek amaciyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadir.” hükmüne aykirilik teskil ettigi dikkate alindiginda 6698 sayili Kanun’un 18’inci maddesinin (1) numarali fikrasinin (b) bendine istinaden veri sorumlusu hakkinda 75.000 TL idari para cezasi uygulanmasina,
– Veri sorumlusu tarafindan ilgili kisi hakkinda baslangiçtan itibaren hukuka aykiri nitelikte kisisel veri isleme faaliyetinde bulunuldugu kanaatine ulasildigindan, ilgili kisinin veri sorumlusu nezdinde tutulan ve hukuka aykiri isleme amaciyla baglantili kisisel verilerinin 6698 sayili Kanun’un 7’nci maddesi ile Kisisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkinda Yönetmelik uyarinca imha edilmesi ve sonucundan Kurula bilgi verilmesi hususunda veri sorumlusunun talimatlandirilmasina,
– Söz konusu verinin paylasilmasinin 5237 sayili Türk Ceza Kanunu hükümleri kapsaminda suç unsuru barindirabilecegi dikkate alindiginda, bu hususta islem tesis edilmesini teminen Cumhuriyet Bassavciligina basvurulabilecegi hususunda ilgili kisiye bilgi verilmesine karar verilmistir.
Hukikihaber.net
