İşçinin kalp krizi geçirmesinde iş yeri koşullarının etkisi, İş kazası, Maddi manevi tazminat istemi

İşçinin kalp krizi geçirmesinde iş yeri koşullarının etkisi, İş kazası, Maddi manevi tazminat istemi

vioft2nnt8|2000BDFC6638|yunusbirbilen|tbl_sayfa|metin|0xfdff431302000000d901000001000400

T.C.

YARGITAY

10. HUKUK DAIRESI

Esas Numarasi: 2020/6981

Karar Numarasi: 2021/413

Karar Tarihi: 19.01.2021

IS KAZASINDAN KAYNAKLANAN TAZMINAT ISTEMINDE ISÇININ KALP KRIZI GEÇIRMESINDE ISYERI KOSULLARININ VE SIGORTALININ KENDI BÜNYESINDEN KAYNAKLANAN NEDENLERIN NE KADAR ETKILI OLDUGU HUSUSLARINDA KUSUR RAPORU ALINARAK KARAR VERILMESI GEREKTIGI – Davanin Sigortalinin ve Yakinlarinin Is Kazasindan Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Istemine Iliskin Oldugu – Uyusmazligin Meydana Gelen Is Kazasinda Sorumlulugun Tespiti Noktasinda Toplandigi – Mahkemece Davacinin Kaza Öncesi ve Kaza Sonrasi Dönemlere Ait Temin Edilebilen Tüm Tibbi Belge ve Raporlari Dosyaya Celp Edildikten Sonra Isverenin Sigortalinin Periyodik Saglik Muayenelerini Yaptirip Yaptirmadiginin Arastirilmasi Gerektigi – Bu Muayenelerde Kalp Krizi Riskine Yol Açacak Rahatsizliklarina Iliskin Bir Bulguya Rastlanip Rastlanmadiginin Arastirilmasi Gerektigi – Ölüm Olayindan Önceki Tarihlerde Sigortalinin Bünyesini Zorlayacak Bir Çalisma Yaptirilip Yaptirilmadigi ve Olay Günü Sigortaliyi Isyerinde Rutin Disinda Bir Gerginlik ve Stres Içine Sokacak Bir Olayin Cereyan Edip Etmedigi Arastirilmasi Gerektigi – Ölüm Olayinin Ne Sekilde Meydana Geldigi Gözetilerek Aralarinda Isyeri Hekimligi Isgücü Sagligi ve Is Güvenligi Konularinda Uzman Olan Bir Kardiyologun da Yer Alacagi Üçlü Bilirkisi Heyetinden Meydana Gelen Is Kazasi Olayinda Davaci veya Davalinin Kusurunun Bulunup Bulunmadigina Iliskin Rapor Alinmasi Gerektigi – Kusuru Bulunanlar Varsa Her Bir Taraf Için Ayri Ayri Açiklanmak Suretiyle Nedenlerinin Belirtilmesi Gerektigi – Kalp Krizinde Isyeri Kosullarinin Etkili Olup Olmadigini Sigortalinin Kendi Bünyesinden Kaynaklanan Nedenlerin Ne Kadar Etkili Oldugunu Hususlarini Tespit Eden Kusur Raporu Aldiktan Sonra Olusacak Sonuca Göre Bir Karar Verilmesi Gerektigi

Özeti: Dava, sigortalinin ve yakinlarinin is kazasindan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine iliskindir. Uyusmazlik, meydana gelen is kazasinda sorumlulugun tespiti noktasinda toplanmaktadir. Mahkemece yapilacak is davacinin kaza öncesi ve kaza sonrasi dönemlere ait, temin edilebilen tüm tibbi belge ve raporlari dosyaya celp edildikten isverenin sigortalinin periyodik saglik muayenelerini yaptirip yaptirmadigi, bu muayenelerde kalp krizi riskine yol açacak rahatsizliklarina iliskin bir bulguya rastlanip rastlanmadigi, ölüm olayindan önceki tarihlerde sigortalinin bünyesini zorlayacak bir çalisma yaptirilip yaptirilmadigi, olay günü sigortaliyi isyerinde rutin disinda bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayin cereyan edip etmedigi arastirilmak ve ölüm olayinin ne sekilde meydana geldigi gözetilerek, aralarinda isyeri hekimligi, isgücü sagligi ve is güvenligi konularinda uzman olan bir kardiyologun da yer alacagi üçlü bilirkisi heyetinden meydana gelen is kazasi olayinda davaci veya davalinin kusurunun bulunup bulunmadigini, kusuru bulunanlar varsa her bir taraf için ayri ayri açiklanmak suretiyle nedenlerini, kalp krizinde isyeri kosullarinin etkili olup olmadigini, sigortalinin kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili oldugunu, taraflarin iddia ve itiraz sebeplerinin degerlendirilmesini de kapsar sekilde tespit eden kusur raporu aldiktan sonra olusacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Dava, sigortalinin ve yakinlarinin is kazasindan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine iliskindir.

Ilk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanin  reddine dair verilen karara karsi  davacilar vekili tarafindan istinaf yoluna basvurulmasi üzerine, Istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesince davacinin istinaf basvurusunun reddine karar verilmistir.

Istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesince verilen kararin, davacilar  vekili tarafindan temyiz  edilmesi üzerine temyiz isteginin süresinde oldugu anlasildiktan ve ve Tetkik Hâkimi Sevin Kaya Bostan tarafindan düzenlenen raporla dosyadaki kâgitlar okunduktan sonra isin geregi düsünüldü ve asagidaki karar tespit edildi.

I-ISTEM

Davacilar vekili dava dilekçesinde özetle, kazali sigortalinin, ayni is yerinde çalisan isçiler arasinda tartisma yasanip odasina geçtigini ve tam bu sirada tartismanin etkisiyle müvekkilinin kalp krizi geçirdigini, yere düserken kafasini çarptigini ve hastaneye kaldirildigini, davacinin 22 gün yogun bakimda kaldigini, davacinin olay nedeniyle beyninde kalici hasar meydana geldigini beyanla 6.083,44 TL tedavi giderlerine iliskin maddi tazminatin ve bilirkisi tarafindan hesaplanacak maluliyet nedeniyle olusacak maddi zarara iliskin tazminatin ve kazali için 200.000,00 TL, es ve çocuklar  için 10.000,00 er TL manevi tazminatin davalidan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmistir.

II-CEVAP

Davali  davanin reddini talep etmistir.

III-MAHKEME KARARI

A-ILK DERECE MAHKEME KARARI

Ilk derece Mahkemesi tarafindan davanin reddine karar verilmistir.

B-BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI KARARI

Bakirköy 12. Is Mahkemesi’nin 02/05/2018 tarih, 2014/129 Esas, 2018/212 Karar sayili karari usul ve esas yönünden hukuka uygun bulundugundan 6100 sayili Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi geregince davacilar vekilinin istinaf basvurusunun esastan reddine karar  verilmistir.

IV-TEMYIZ KANUN YOLUNA BASVURU VE NEDENLERI:

Davaci vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kusursuz sorumlulukta isverenin is kazasindan sorumlu olmasi için kusurlu olmasina gerek olmadigini, is kazasi ile kaza sonucunda ortaya çikan zarar arasinda uygun nedensellik baginin bulunmasinin isverenin sorumlu olmasi için yeterli oldugunu, zarar gören kimsenin kusur durumunu ispat etmeye çalismasina gerek olmadigini, bu tür sorumluluga objektif sorumluluk, sonuç sorumlulugu veya sebep sorumlulugu da denildigini,. kusur orani belirlenirken isverenin is sagligi ve güvenligi tedbirlerini geregi gibi uygulayip uygulamadigina bakilmasi gerektigini,  bilirkisi raporlarinda bu kistaslara yer verilmedigini, somut olay bakimindan, isverenin gerekli kalp ve saglik muayenelerini yaptirmis olmasi halinde isverenin kusurlu olmayacagini, isverenlerin, çalisanlarinin saglik kontrollerini belirli araliklarla mutlaka yaptirmasi, hem çalisanini hem de kendilerini güvence altina almasi gerektigini, mahkemece davacinin kalp krizi geçirmesinin isyerinde çalisma kosullarindan kaynakli olup olmadiginin arastirilmaksizin davanin reddine  karar verildigini beyanla kararin bozulmasini talep etmislerdir.

V- ILGILI HUKUK KURALLARI VE INCELEME:

Dava, is kazasi nedeniyle sürekli isgöremezlige ugrayan sigortalinin kendisinin  maddi ve manevi, es ve çocuklarinin ise manevi zararlarinin giderilmesi istemine iliskindir.

Ilk Derece Mahkemesince; davali isverene atfedilecek bir kusur tespit edilemediginden davanin reddine karar verildigi, bu kararin davacilar vekillerince istinaf yoluna götürüldügü, Istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davacilar vekilinin istinaf talebinin HMK’nin 353/1-b.1 maddesi geregince esastan  reddine karar verildigi  anlasilmaktadir.

Dosya kapsamindan sigortalinin davali isyerinde kalite kontrol sorumlusu olarak çalismakta iken, 15/08/2013 tarihinde  ayni isyerinde çalisan diger isçilerle yasadigi tartisma sonrasinda, tartisma ortamindan ayri bir odada kalp krizi geçirdigi ve yerde baygin halde bulundugu,  ilk derece mahkemesince iki farkli heyetten kusur raporu alindigi, kardiyolog bilirkisinin bulunmadigi 20/03/2017 tarihli ilk raporda ve  05/02/2018 tarihli ikinci raporda; davali isverenin ve sigortalinin kusursuz olduklari olayin kötü tesadüf seklinde gerçeklestigi yönünde görüs bildirildigi, mahkemece raporlara itibar edilerek karar verildigi, ancak düzenlenen raporlarin olusa uygun olmadigi, bünyesel faktörlerin is kazasinin olusumunda bir etkisinin olup olmadiginin degerlendirilmedigi anlasilmaktadir.

Uyusmazlik, meydana gelen is kazasinda sorumlulugun tespiti noktasinda toplanmaktadir.

Genis anlamiyla sorumluluk kavrami, bir kisinin baska bir kisiye verdigi zararlari giderme yükümlülügü olarak açiklanmistir. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasindaki borç iliskisinin zedelenmesi sonucu dogan zararlarin giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülügünü içerir.

Isçi ve isverenin hizmet sözlesmesinden kaynaklanan siki is iliskisi, isçi yönünden isverene içten baglilik (sadakat borcu), isveren yönünden isçiyi korumak ve gözetmek borcu seklinde ortaya çikar. Gerçekten isçi, isverenin isi  ve is yeri ile ilgili çikarlarini korumak, çikarlarina zarar verebilecek davranislardan kaçinmak, buna karsi isveren de, isçinin kisiligine saygi göstermek, isçiyi korumak, is yeri tehlikelerinden zarar görmemesi için is sagligi ve güvenligi önlemlerini almak, isçinin özlük haklari ve diger maddi çikarlarinin gerektirdigi uygun bildirimlerde ve davranislarda bulunmak, isçinin çikarina aykiri davranislardan kaçinmakla yükümlüdür.

Sanayi ve teknolojideki gelismeler, yeni isletmelerin açilmasi, fabrikalarin kurulmasi is yerlerindeki makinalasmanin artmasina yol açmis, bu durum is kazalari ile meslek hastaliklarinda artislara neden olmustur. Bu gelisme, is yerinde is sagligi ve güvenligi önlemlerinin daha etkili sekilde alinmasi geregini ortaya çikarmistir.

Isveren, gözetme borcu geregi, çalistirdigi isçileri, is yerinde meydana gelen tehlikelerden korumak, onlarin yasam, bedensel ve ruhsal saglik bütünlüklerini korumak için is yerinde teknik ve tibbi önlemler dahil olmak üzere bilimsel ve teknolojik gelismelerin gerekli kildigi tüm önlemleri almak zorundadir.

Anayasanin 17. maddesinde; Herkes, yasama, maddi ve manevi varligini koruma ve gelistirme hakkina sahiptir. Tibbi zorunluluklar ve kanunda yazili haller disinda, kisinin vücut bütünlügüne dokunulamaz; rizasi olmadan bilimsel ve tibbi deneylere tabi tutulamaz. hükmü getirilerek yasama hakki güvence altina alinmis, bu yasal güvencenin yasama geçirilmesinde Is ve Sosyal Güvenlik Mevzuatinda da isçilerin korunmasi, isin düzenlenmesi, is güvenligi, sosyal düzen ve adaletin saglanmasi düsüncesi ile koruyucu bir takim hükümler getirilmistir.

818 sayili Borçlar Kanununun 332. maddesinde; Is sahibi, aktin özel halleri ve isin mahiyeti noktasindan hakkaniyet dairesinde kendisinden istenilebilecegi derecede çalismak dolayisiyla maruz kaldigi tehlikelere karsi icabeden tedbirleri ittihaza ve münasip ve sihhi çalisma mahalleri ile, isçi birlikte ikamet etmekte ise sihhi yatacak bir yer tedarikine mecburdur.

Is sahibinin yukaridaki fikra hükmüne aykiri hareketi neticesinde isçinin ölmesi halinde onun yardimindan mahrum kalanlarin bu yüzden ugradiklari zararlara karsi isteyebilecekleri tazminat dahi akde aykiri hareketten dogan tazminat davalari hakkindaki hükümlere tabi olur. hükmü düzenlenmistir.

Yasa koyucu 818 sayili Borçlar Kanununun 332. maddesinin karsiligini 01/07/2012 tarihinde yürürlüge giren yeni 6098 sayili Türk Borçlar Kanununun 417. maddesinin 2. fikrasinda düzenlemistir.

Anilan fikrada Isveren,  isyerinde is sagligi ve güvenliginin saglanmasi için gerekli olan her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansiz bulundurmak; isçiler de is sagligi ve güvenligi konusunda alinan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. hükmü yer almaktadir. Bu fikraya göre, isverenin, isçinin yasam, saglik ve bedensel bütünlügünü korumak için gerekli önlemleri alma yükümlülügü öngörülmektedir. Burada isverenin özellikle is kazalarina karsi gerekli önlemleri alma yükümlülügü söz konusudur. Buna göre isveren, hizmet iliskisinin ve yapilan isin niteligi göz önünde tutuldugunda, hakkaniyet geregi kendisinden beklenen; deneyimlerin zorunlu kildigi, teknik açidan uygulanabilir ve is yerinin özelliklerine uygun olan önlemleri almakla yükümlüdür.

Ayni maddelere paralel olarak, 4857 sayili Is Kanununun Isverenlerin ve Isçilerin Yükümlülükleri kenar baslikli 77. maddesinin  1. fikrasinda da  benzer bir düzenlemeye yer verilmistir. Bu fikraya göre Isverenler is yerlerinde is sagligi ve güvenliginin saglanmasi için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansiz bulundurmak, isçiler de is sagligi ve güvenligi konusunda alinan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.Bundan baska isveren, mevzuatta öngörülmemis olsa dahi bilimsel ve teknolojik gelismelerin gerekli kildigi is sagligi ve güvenligi önlemlerini almak zorundadir. Bilim, teknik ve örgütlenme düsüncesi yönünden alinabilme olanagi bulunan, yapilacak gider ve emek ne olursa olsun bilimin, teknigin ve örgütlenme düsüncesinin en yeni verileri göz önünde tutuldugunda isçi sakatlanmayacak, hastalanmayacak ve ölmeyecek ya da bu kötü sonuçlar daha da azalacaksa her önlem isverenin koruma önlemi alma borcu içine girer.  Bu önlemler konusunda isveren is yerini yeni açmasi nedeniyle tecrübesizligini, bilimsel ve teknik gelismeler yönünden bilgisizligini, ekonomik durumunun zayifligini, benzer is yerlerinde bu is güvenligi önlemlerinin alinmadigini savunarak sorumluluktan kurtulamaz. Gerçekten, çalisma hayatinda süregelen kötü aliskanlik ve geleneklerin varligi isverenin önlem alma borcunu etkilemez. Isverenlerce, is güvenligi açisindan yasamsal önem tasiyan araç ve gereçlerin isçiler tarafindan kullanilmasi saglandiginda, kaza olasiliginin tamamen ortadan kalkabilecegi de tartismasiz bir gerçektir.

Nitekim, günümüzde gelisen sanayi ve teknoloji karsisinda yukarida açiklanan hükümler yeterli görülmemis, insan yasaminin kutsalligi çerçevesinde isverenin, is yerinde isçilerin sagligini ve is güvenligini saglamak için gerekli olani yapmak ve bu husustaki sartlari saglamak ve araçlari noksansiz bulundurmakla yükümlü oldugu 4857 sayili Is Kanununun 77. maddesinin açik buyrugu iken, Is Kanununun 77. ve devami bir kisim maddeler 30/06/2012 tarih ve 28339 sayili Resmi Gazetede yayimlanan 6331 sayili Is Sagligi ve Güvenligi Kanununun 37. maddesiyle yürürlükten kaldirilmis olup, 6331 sayili Is Sagligi ve Güvenligi Kanunu, isverenin saglik ve güvenlik önlemlerini alma yükümlülügünü daha ayrintili bir biçimde düzenlemistir.

6331 sayili Is Sagligi ve Güvenligi Kanununun Isverenin Genel Yükümlülügü kenar baslikli 4. maddesine göre;

(1) Isveren, çalisanlarin isle ilgili saglik ve güvenligini saglamakla yükümlü olup, bu çerçevede;

a) Mesleki risklerin önlenmesi egitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alinmasi, organizasyonun yapilmasi, gerekli araç ve gereçlerin saglanmasi, saglik ve güvenlik tedbirlerinin degisen sartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyilestirilmesi için çalismalar yapar.

b) Is yerinde alinan is sagligi ve güvenligi tedbirlerine uyulup uyulmadigini izler, denetler ve uygunsuzluklarin giderilmesini saglar.

c) Risk degerlendirmesi yapar ve yaptirir.

ç) Çalisana görev verirken, çalisanin saglik ve güvenlik yönünden ise uygunlugu göz önüne alir.

d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler disindaki çalisanlarin hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alir.

(2) Isyeri disindaki uzman kisi ve kuruluslardan hizmet alinmasi, isverenin sorumluluklarini ortadan kaldirmaz.

(3) Çalisanlarin is sagligi ve güvenligi alanindaki yükümlülükleri, isverenin sorumluluklarini etkilemez.

(4) Isveren , is sagligi ve güvenligi tedbirlerinin maliyetini çalisanlara yansitamaz. 

Ayni kanunun Risklerden Korunma Ilkeleri kenar baslikli 5.maddesine göre;

(1) Isverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde asagidaki ilkeler gözönünde bulundurulur.

a)Risklerden kaçinmak.

b)Kaçinilmasi mümkün olmayan riskleri analiz etmek.

c) Risklerde kaynaginda mücadele etmek.

ç) Isin kisilere uygun hale getirilmesi için isyerlerinin tasarimi ile is ekipmani çalisma sekli ve üretim metodlarinin seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalisma ve üretim temposunun saglik ve güvenlige olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek.

d) Teknik gelismelere uyum saglamak.

e) Tehlikeli olani tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla degistirmek.

f) Teknoloji, is organizasyonu, çalisma sartlari, sosyal iliskiler ve çalisma ortami  ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarli ve genel bir önleme politikasi gelistirmek.

g)Toplu korunma tedbirlerine, kisisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek.

g)Çalisanlara uygun talimatlar vermek.

Yine 6331 sayili Kanun Risk Degerlendirmesi; Kontrol, Ölçüm ve Arastirma karar baslikli 10. maddesinde su hüküm düzenlenmistir.

(1) Isveren, is sagligi ve güvenligi yönünden risk degerlendirmesi yapmak veya yaptirmakla yükümlüdür. Risk degerlendirmesi yapilirken asagidaki hususlar dikkate alinir.

a) Belirli risklerden etkilenecek çalisanlarin durumu,

b) Kullanilacak is ekipmani ile kimyasal madde ve müstahzarlarin seçimi,

c) Isyerinin tertip ve düzeni,

ç) Genç, yasli, engelli, gebe veya emziren çalisanlar gibi özel politika gerektiren gruplar ile kadin çalisanlarin durumu,

2) Isveren, yapilacak risk degerlendirmesi sonucu alinacak is sagligi ve güvenligi tedbirleri ile kullanilmasi gereken koruyucu donanim veya ekipmani belirler.

(3) Isyerinde uygulanacak is sagligi ve güvenligi tedbirleri, çalisma sekilleri ve üretim yöntemleri, çalisanlarin saglik ve güvenlik yönünden korunma düzeyini yükseltecek  ve isyerinin idari yapilanmasinin her kademesinde uygulanabilir nitelikte olmalidir.

(4) Isveren, is sagligi ve güvenligi yönünden çalisma ortamina ve çalisanlarin bu ortamda maruz kaldigi risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve arastirmalarin yapilmasini saglar.

Görüldügü üzere, isverenin çalisanlarla ilgili saglik ve güvenligi saglama yükümlülügünün çerçevesi, 6331 sayili Is Sagligi ve Güvenligi Kanununun  4. maddesinde çizilmistir. Bu çerçevede isverenin, Çalisanlarin isle ilgili saglik ve güvenligini saglamakla yükümlü oldugu belirtildikten sonra, yapacagi ve uymakla yükümlü bulunacagi bir takim esaslara yer verilmistir. Bunun gibi 5.maddede isverenin anilan yükümlülüklerle gerçeklestirecegi korunma sirasinda uyacagi ilkeler belirlenmistir. 10. maddede ise isyerinde saglik ve güvenlik saglanirken, isverenin yapacagi risk degerlendirmesi çalismasinda  dikkate almakla yükümlü bulundugu hususlar belirlenmistir.(HGK .09/10/2013 tarih, 2013/21-102 Esas, 2013/1456 Karar )

6331 sayili Is Sagligi ve Güvenligi Kanunu isverenlerin yükümlülüklerini belirlerken ayni zamanda çalisanlarin da yükümlülüklerini belirlemistir.

Kanunun 19. Maddesine göre;

(1) Çalisanlar, is sagligi ve güvenligi ile ilgili aldiklari egitim ve isverenin bu konudaki talimatlari dogrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptiklari isten etkilenen diger çalisanlarin saglik ve güvenliklerini tehlikeye düsünmemekle yükümlüdür.

(2) Çalisanlarin, isveren tarafindan verilen egitim talimatlari dogrultusunda yükümlülükleri sunlardir.

a) Isyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, tasima ekipmani ve diger üretim araçlarini kurallara uygun sekilde kullanmak, bunlarin güvenlik donanimlarini dogru olarak kullanmak, keyfi olarak çikarmamak ve degistirmemek.

b) Kendilerine saglanan kisisel koruyucu donanimi dogru kullanmak ve korumak.

c) Isyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda saglik ve güvenlik yönünden ciddi ve yakin bir tehlike ile karsilastiklarinda ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, isverene veya çalisan temsilcisine derhal haber vermek,

ç) Teftise yetkili makam tarafindan isyerinde tespit edilen noksanlik ve mevzuata aykiriliklarin giderilmesi konusunda, isveren ve çalisan temsilcisi ile isbirligi yapmak.

d) Kendi görev alaninda is sagligi ve güvenliginin saglanmasi için isveren ve çalisan temsilcisi ile isbirligi yapmak.

Is Sagligi ve Güvenligi Kanununun 37. maddesiyle  4857 sayili Kanunun 2. maddesinin dördüncü fikrasi, 63. maddesinin dördüncü fikrasi, 69, maddesinin dördüncü, besinci ve altinca fikralari, 77,78,79,80,81,83,84,85,86,87,88,89,95,105 ve geçici 2. maddeleri  yürürlükten kaldirilmis, 4857 sayili Kanunun 4. maddesinin birinci fikrasinin (f) bendinde yer alan Is Sagligi ve güvenligi hükümleri sakli kalmak üzere ifadesi ile 98. maddesinin birinci fikrasinda yer alan 85. madde kapsamindaki isyerlerinde ise çalistirilan her isçi için bin Yeni Türk Lirasi ifadesi metinden çikartilmistir.

Yine 6331 sayili Kanunun Atiflar kenar basligini tasiyan geçici 1. maddesinde (1) Diger mevzuatta is sagligi ve güvenligi ile ilgili olarak 4857 sayili Kanuna yapilan atiflar bu kanuna yapilmis sayilir hükmü düzenlenmistir.

Yukarida yapilan bu açiklamalardan sonra 818 sayili Borçlar Kanununun 332. maddesinin karsiligi olarak çagdas yaklasimla düzenlenen  6098 sayili Türk Borçlar Kanununun 417. maddesinin 2. fikrasinda; Isveren, is yerinde is sagligi ve güvenliginin saglanmasi için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansiz bulundurmak; isçilerde is sagligi ve güvenligi konusunda alinan her türlü önleme uymakla yükümlü olacagi belirtilerek, Is Kanununun 77/1. maddesiyle bütünlük saglandigi gibi 3. fikrasinda;  Isverenin yukaridaki hükümler dahil kanuna ve sözlesmeye aykiri davranisi nedeniyle isçinin ölümü, vücut bütünlügünün zedelenmesi veya kisilik haklarinin ihlaline bagli zararlarin tazmini sözlesmeye aykiriliktan dogan sorumluluk hükümlerine tabi oldugu hükme baglanmak suretiyle, hizmet sözlesmesinden kaynaklanan sorumlulugun hukuki niteligi konusunda tartismalar sona erdirilmis, sözlesmeye aykiriliktan kaynaklanan ölüme ve vücut bütünlügünün zedelenmesine veya kisilik haklarinin ihlaline bagli zararlarin tazmininde sözlesmeden dogan sorumluluk hükümlerinin uygulanacagi öngörülmüstür.

4857 sayili Is Kanununun 77. ve devami  maddelerini yürürlükten kaldiran 6331 sayili Is Sagligi ve Güvenligi Kanunu 4. ve 5. maddelerde isverenin yükümlülüklerini, 19. maddede de  çalisanlarin yükümlülüklerinin çagdas anlasiyla daha ayrintili ve somut olarak ortaya koymus ve kusur sorumlulugunun sinirlarini kusursuz sorumlulugun sinirlarina yaklastirmistir.

6331 sayili Kanunun 4. ve 5. maddeleri ile buna uygun olarak çikarilan is sagligi ve güvenligi yönetmelikleri hükümleri isverenin sorumlulugunu objektiflestiren  kriterler olarak degerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan tenik is kurallarina uyulmamasi isverenin kusurlu davranisi olarak kabul edilmelidir. Ancak isveren sadece anilan yazili kurallara degil, yazili olmayan ve teknolojinin gerekli kildigi önlemlere aykiri davrandiginda da kusurlu görülerek olusan zarari karsilamalidir.

Öte yandan objektiflestirilen kusur, kusur sorumlulugunu kusursuz sorumluluga yaklastirsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüstüremez. Çünkü, bazi istisnalar disinda isverenin sorumlulugu için kusurun varligi sarttir. Ancak Türk Borçlar Kanununun 417/2. maddesi, Anayasa ve 6331 sayili Kanun hükümleri objektiflestirilmis kusur sorumlulugu ilkesi geregince isverenin sorumlulugunu oldukça genisletmistir.

Öte yandan isvereni, zararlandirici olay nedeniyle sorumluluktan kurtaracak olan durum, eylem ile meydana gelen zarar arasindaki uygun illiyet rabitasinin kesilmesidir. Kusursuz sorumlulukta oldugu gibi kusur sorumlulugunda da illiyet bagi; mücbir sebep, zarar görenin ve üçüncü kisinin agir kusuru nedenleriyle kesilebilir. Uygun illiyet baginin kesildiginin ispati halinde, isverenin sorumluluguna gidilmesi mümkün degildir. (HGK, 20/03/2013 tarih, 2012/21-1121 Esas, 2013/386 Karar)

Tüm yukarida açiklanan ilkeler ve yasa maddeleri dogrultusunda, Mahkemece yapilacak is ;  davacinin kaza öncesi ve kaza sonrasi dönemlere ait, temin edilebilen tüm tibbi belge ve raporlari dosyaya celp edildikten sonra yukaridaki açiklamalar dogrultusunda  isverenin sigortalinin periyodik saglik muayenelerini yaptirip yaptirmadigi, bu muayenelerde kalp krizi riskine yol açacak rahatsizliklarina iliskin bir bulguya rastlanip rastlanmadigi, ölüm olayindan önceki tarihlerde sigortalinin bünyesini zorlayacak bir çalisma yaptirilip yaptirilmadigi,  olay günü sigortaliyi isyerinde rutin disinda bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayin cereyan edip etmedigi arastirilmak ve ölüm olayinin ne sekilde meydana geldigi gözetilerek, aralarinda isyeri hekimligi, isgücü sagligi ve is güvenligi konularinda uzman olan bir  kardiyologun da yer alacagi üçlü bilirkisi heyetinden meydana gelen is kazasi olayinda davaci veya davalinin kusurunun bulunup bulunmadigini, kusuru bulunanlar varsa her bir taraf için ayri ayri açiklanmak suretiyle nedenlerini, kalp krizinde isyeri kosullarinin etkili olup olmadigini, sigortalinin kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili oldugunu, taraflarin iddia ve itiraz  sebeplerinin degerlendirilmesini de kapsar sekilde tespit eden kusur raporu aldiktan sonra olusacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alinmaksizin yazili sekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykiri olup bozma nedenidir.

O halde davaci vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlari kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararinin, yukarida yazili sebepten dolayi kaldirilmasina,  ilk derece Mahkemesi kararinin bozulmasina karar vermek gerekmistir

SONUÇ: 1- Temyiz itirazlarinin sair yönleri incelenmeksizin, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararinin yukarida yazili sebeplerden dolayi 6100 sayili HMK’nun 373/1. maddesi uyarinca KALDIRILMASINA, Ilk Derece Mahkemesi kararinin yukarida belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcinin istek halinde davacilara iadesine dosyanin karari veren Ilk Derece Mahkemesi’ne, karardan bir örnegin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 19/01/2021 gününde oy birligiyle  karar verildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

legalbank.net