Kadın eşin yüksek geliri ve mal varlığı olsa dahi, uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedile bilir..
Kadın eşin yüksek geliri ve mal varlığı olsa dahi, uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedile bilir..
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas Numarasi: 2017/2415
Karar Numarasi: 2021/347
Karar Tarihi: 25.03.2021
KADIN ESIN YÜKSEK MIKTARLI GELIRI VE MAL VARLIGI OLSA DAHI UYGUN MIKTARDA TESPIT EDILECEK TEDBIR NAFAKASINA HÜKMEDILMESI GEREKTIGI – Kadin Tarafindan Taraflarin Evlendikleri ve Bir Çocuklarinin Dünyaya Geldiginin Belirtildigi – Erkegin Dogumdan Sonra Birlik Görevlerini Yerine Getirmedigi, Evine ve Çocuguna Bakmadigi, Aksamlari Eve Geç Geldigi Ileri Sürülerek Kadin ve Ortak Çocuk Yararina Tedbir Nafakasi Ödenmesinin Talep Edildigi – Türk Medeni Kanununun Ilgili Maddesinde Eslerden Birinin Ortak Hayat Sebebiyle Kisiligi, Ekonomik Güvenligi veya Ailenin Huzuru Ciddi Biçimde Tehlikeye Düstügü Sürece Ayri Yasama Hakkina Sahip Oldugunun Belirtildigi – Birlikte Yasamaya Ara Verilmesi Hakli Bir Sebebe Dayaniyorsa Hâkimin Eslerden Birinin Istemi Üzerine Birinin Digerine Yapacagi Parasal Katkiya, Konut ve Ev Esyasindan Yararlanmaya ve Eslerin Mallarinin Yönetimine Iliskin Önlemleri Alacagi – Taraflar Arasindaki Fiilî Ayriligin Erkek Esin Ortak Konutu Terk Etmesi Nedeniyle Basladigi – Kadin Esin Tedbir Nafakasi Davasini Açtigi – Yerel Mahkemece Belirlenen ve Özel Dairenin Onama Karariyla Kesinlesen Kusur Durumuna Göre Erkek Esin Esi ve Çocuklariyla Ilgilenmedigi Ayrica Güven Sarsici Davranislari Nedeniyle Tam Kusurlu Oldugu, Bu Nedenle Açmis Bulundugu Karsi Bosanma Davasinin Reddedildigi, Taraflarin Hukuken Hâlen Evli Olduklarinin Anlasildigi – Erkek Esin Hakli Bir Sebebi Olmaksizin, Ortak Konuttan Ayrilarak, Eslerin Varsa Çocuklari Ile Birlikte Yasamak, Birbirlerine Sadik Kalmak ve Birligin Giderlerine Güçleri Oraninda Katilmak Seklinde Düzenleme Altina Alinan Yasal Yükümlülüklerine Aykiri Davrandigi – Hakli Bir Sebep Olmaksizin Eslerden Birinin Tek Tarafli Iradesi Ile Birlikte Yasamaya Ara Vermesinin Evliligin Genel Hükümleri Ile Düzenleme Altina Alinan ve Eslerin Birbirlerine Karsi Evlilik Birliginin Kurulmasi Ile Üstlendikleri Hak ve Yükümlülükleri Ortadan Kaldirmayacagi – Hakli Bir Sebep Olmaksizin Birlikte Yasamaktan Kaçinan Erkek Es Karsisinda Ayri Yasamak Zorunda Kalan Kadinin, Esine Karsi Parasal Katki Isteme Hakki Oldugu Gözetilmeksizin Bagimsiz Tedbir Nafakasi Talebinin Reddine Karar Verilmesinin Bozmayi Gerektirdigi
TEDBIR NAFAKASINDA TARAFLARIN EKONOMIK VE SOSYAL DÜZEYLERININ, TAKDIR EDILECEK NAFAKANIN MIKTARINDA ÖNEM ARZ ETTIGI – Mahkemece Yüksek Miktarda Geliri ve Mal Varligi Oldugu Gerekçesiyle Kadin Esin Tedbir Nafakasi Talebinin Reddine Karar Verildigi – Türk Medeni Kanununda Evlilik Birliginin Yükledigi Hak ve Yükümlüklere Aykiri Davranan Es Hakkinda Hâkim Müdahalesinin Düzenlendigi Özel Bir Hüküm Oldugu – Maddenin Asil Amacinin Evlilik Birligi Devam Eden Esler Arasinda Birlikte Yasamaya Ara Verilmesi Hâlinde Haksiz Olan Esin Hakli Olan Ese Karsi Birlik Yükümlülüklerini Yerine Getirmesinin Saglanmasinin Oldugu – Taraflarin Ekonomik ve Sosyal Düzeylerinin, Davanin Kabulü Noktasinda Degil Ancak Takdir Edilecek Nafakanin Miktarinda Önem Arz Ettigi Dikkate Alinarak Mahkemece Kadin Es Yararina Uygun Miktarda Tedbir Nafakasina Hükmedilmesi Gerektigi
ÖZETI: Kadin tarafindan taraflarin evlendiklerini, bir çocuklarinin dünyaya geldigini, erkegin dogumdan sonra birlik görevlerini yerine getirmedigini, evine ve çocuguna bakmadigini, aksamlari eve geç geldigini, bazi aksamlar hiç gelmedigini, sadakat yükümlülügüne aykiri davrandigini ileri sürerek kadin ve ortak çocuk yararina tedbir nafakasi ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmistir. Türk medeni Kanununun ilgili maddesinde eslerden birinin ortak hayat sebebiyle kisiligi, ekonomik güvenligi veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düstügü sürece ayri yasama hakkina sahip oldugu belirtilmistir. Birlikte yasamaya ara verilmesi hakli bir sebebe dayaniyorsa hâkim, eslerden birinin istemi üzerine birinin digerine yapacagi parasal katkiya, konut ve ev esyasindan yararlanmaya ve eslerin mallarinin yönetimine iliskin önlemleri alir. Taraflar arasindaki fiilî ayriligin erkek esin ortak konutu terk etmesi nedeniyle basladigi, kadin esin bunun üzerine tedbir nafakasi davasini açtigi görülmektedir. Yerel mahkemece belirlenen ve Özel Dairenin onama karariyla kesinlesen kusur durumuna göre erkek esin esi ve çocuklariyla ilgilenmedigi ayrica güven sarsici davranislari nedeniyle tam kusurlu oldugu, bu nedenle açmis bulundugu karsi bosanma davasinin reddedildigi, taraflarin hukuken hâlen evli olduklari anlasilmaktadir. Erkek esin hakli bir sebebi olmaksizin, ortak konuttan ayrilarak, eslerin varsa çocuklari ile birlikte yasamak, birbirlerine sadik kalmak, yardimci olmak ve birligin giderlerine güçleri oraninda katilmak seklinde düzenleme altina alinan yasal yükümlülüklerine aykiri davrandigi görülmektedir. Hakli bir sebep olmaksizin eslerden birinin tek tarafli iradesi ile birlikte yasamaya ara vermesi evliligin genel hükümleri ile düzenleme altina alinan ve eslerin birbirlerine karsi evlilik birliginin kurulmasi ile üstlendikleri hak ve yükümlülükleri ortadan kaldirmaz. Hakli bir sebep olmaksizin birlikte yasamaktan kaçinan erkek es karsisinda, ayri yasamak zorunda kalan kadinin, esine karsi birlige parasal katki isteme hakki oldugu gözetilmeksizin bagimsiz tedbir nafakasi talebinin reddine karar verilmesi bozmayi gerektirmistir. Mahkemece yüksek miktarda geliri ve mal varligi oldugu gerekçesiyle kadin esin tedbir nafakasi talebinin reddine karar verilmis ise de; Türk Medeni Kanununun ilgili maddesinin evlilik birliginin yükledigi hak ve yükümlüklere aykiri davranan es hakkinda hâkim müdahalesinin düzenlendigi özel bir hüküm oldugu, maddenin asil amacinin evlilik birligi devam eden esler arasinda birlikte yasamaya ara verilmesi hâlinde haksiz olan esin hakli olan ese karsi birlik yükümlülüklerini yerine getirmesinin saglanmasini hedefledigi açiktir. Taraflarin ekonomik ve sosyal düzeylerinin, davanin kabulü noktasinda degil ancak takdir edilecek nafakanin miktarinda önem arz ettigi dikkate alinarak mahkemece kadin es yararina uygun miktarda tedbir nafakasina hükmedilmesi gerekir.
1. Taraflar arasindaki bagimsiz tedbir nafakasi ve bosanma” davalarindan dolayi yapilan yargilama sonunda, Istanbul 8. Aile Mahkemesince verilen tedbir nafakasinin ortak çocuk yararina kabulüne davaci kadin yönünden reddine; bosanma davasinin da reddine iliskin karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargitay 2. Hukuk Dairesince yapilan inceleme sonunda bozulmus, Mahkemece Özel Daire bozma kararina karsi direnilmistir.
2. Direnme karari davaci-karsi davali vekili tarafindan temyiz edilmistir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra geregi görüsüldü:
I. YARGILAMA SÜRECI
Davaci-Karsi Davali Istemi:
4. Davaci-karsi davali vekili 04.07.2012 tarihli dava dilekçesinde; taraflarin 10.12.2005 tarihinde evlendiklerini, 2009 dogumlu K.. isimli bir çocuklarinin dünyaya geldigini, davalinin dogumdan sonra birlik görevlerini yerine getirmedigini, evine ve çocuguna bakmadigini, müvekkilinden uzaklastigini, aksamlari eve geç geldigini, bazi aksamlar hiç gelmedigini, sadakat yükümlülügüne aykiri davrandigini ileri sürerek müvekkili ve ortak çocuk yararina ayri ayri 4,000 TL olmak üzere toplamda 8.000 TL tedbir nafakasi ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmistir.
Davali-Karsi Davaci Istemi:
5. Davali-karsi davaci 30.07.2012 tarihli karsi dava dilekçesinde; taraflarin 10.12.2005 tarihinde evlendiklerini, her iki tarafin da ikinci evlilikleri oldugunu ve önceki evliliklerinden birer tane çocuklarinin bulundugunu, kadin esin müvekkiline ekonomik anlamda baski yaptigini, ilk esinden olan oglunu eve kabul etmedigini, bu nedenle küçük çocugun psikolojik yönden etkilendigini, pedagog yardimi almak zorunda kaldiklarini, davacinin sürekli huzursuzluk verici davranislarina devam ettigini, iki ayri kuyumcu sirketinde ortakliginin bulundugunu, ekonomik anlamda çok iyi durumdu oldugunu, sik sik yurt disi seyahatine katildigini, tüm bunlara ragmen ailenin geçimine katkida bulunmadigini, kadin esin gelir elde etmesi ve ayrica sahip oldugu mal varliklari gözetildiginde nafaka talep edemeyecegini belirterek asil davanin reddine, karsi davanin kabulü ile taraflarin bosanmalarina, müvekkili yararina 20,000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmistir.
Mahkeme Karari:
6. Istanbul 8. Aile Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli ve 2012/480 E., 2013/858 K. sayili karari ile; evlilik birligi içerisinde erkek esin; esi ve çocuklari ile ilgilenmeyerek güven sarsici davranislariyla tam kusurlu oldugu, kadin ese ise yüklenebilecek kusurlu bir davranisin bulunmadigi gerekçesiyle erkek esin bosanma davasinin reddine, kadin es aleyhine açilan bosanma davasinin niteliginden kaynakli 03.05.2013 tarihli celsede yararina hükmedilen aylik 500,00 TL tedbir nafakasinin karar tarihi itibari ile sona erdirilmesine, kadin esin bagimsiz tedbir nafakasi davasina yönelik yapilan yargilamada ise; kadin esin her ne kadar ayri yasamakta hakli oldugu ispatlanmis ise de sabit ve düzenli gelirinin olmasi gerekçesiyle davaci-karsi davalinin kendi adina talep etmis oldugu TMK’nin 197. maddesine dayali bagimsiz tedbir nafakasi talebinin reddine, ortak çocuk yararina ise tahsilde tekerrür olmamak kaydiyla aylik 2.500,00 TL tedbir nafakasi ödenmesine karar verilmistir.
Özel Daire Bozma Karari:
7. Yargitay 2. Hukuk Dairesinin 28.09.2015 tarihli ve 2015/2707 E., 2015/16596 K. sayili karari ile;
… Hüküm davaci-karsi davali tarafindan, karsi davanin red gerekçesi, çocuk için hükmedilen nafakanin miktari ve kendisinin nafaka talebinin reddi yönünden, davali-karsi davaci tarafindan ise, karsi bosanma davasi, çocuk için hükmedilen nafakanin miktari yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup geregi görüsülüp düsünüldü:
1- Dosyadaki yazilara, kararin dayandigi delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlislik görülmemesine göre, davali-karsi davaci(nin) tüm, davaci-karsi davali(nin) ise, asagidaki bendin kapsami disinda kalan temyiz itirazlari yersizdir.
2- Yapilan sorusturma ve toplanan delillerden, davaci-karsi davali (kadin) ayri yasamakta hakli oldugu anlasilmaktadir. Birlikte yasamaya ara verilmesinin hakli sebebe dayandigi mahkemece de kabul edilmis, ancak davaci-karsi davali(nin) geliri mevcut oldugundan nafaka talebi reddedilmistir. Kanun, birlikte yasamaya ara verilmesinin hakli sebebe dayanmasi halinde, eslerden birinin istemi üzerine, birinin digerine yapacagi parasal katkiya iliskin önlemlerin alinacagini öngörmektedir (TMK. m. 197/2). Bu hükümde, ayri yasamakta hakli olan esin digerinden parasal katki isteyebilmesi için gelirinin bulunmamasi” unsuruna yer verilmemistir. Dolayisiyla, davaci-karsi davali(nin) gelirinin bulunmasi, Türk Medeni Kanununun 197’nci maddesine göre, lehine nafaka tayinine engel degildir. Bu esin gelirinin bulunmasi, tayin olunacak nafakanin miktarini belirlemede nazara alinabilir. Davaci-karsi davalinin ayri yasamakta hakli oldugu gerçeklestigine göre, lehine uygun miktarda tedbir nafakasi tayini gerekirken, istegin reddi dogru bulunmamistir,…” gerekçesiyle karar oy çokluguyla bozulmustur.
Direnme Karari:
8. Istanbul 8. Aile Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/882 E., 2016/178 K. sayili karari ile bozma öncesi kararda yer alan gerekçenin yaninda; bagimsiz tedbir nafakasi ve karsi bosanma davasina yönelik yapilan yargilamalara iliskin kadin esin bagimsiz tedbir nafakasi davasina yönelik bozma karari verilmis ise dava dilekçesinin üç numarali bendinde davacinin çalismaya baslayarak evin geçimine katkida bulundugu ve kisisel ihtiyaçlarini karsiladiginin belirtildigi, iki adet kuyumculuk sirketinde hissesinin oldugu, çocuk yararina da tedbir nafakasi aldigi gerekçesiyle yüksek miktarda geliri ve mal varligi olan kadin esin tedbir nafakasi talebinin reddinin dogru oldugu belirtilerek direnme karari verilmistir.
Direnme Kararinin Temyizi:
9. Direnme karari yasal süresi içinde davaci-karsi davali vekilince temyiz edilmistir.
II. UYUSMAZLIK
10. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyusmazlik; davaci-karsi davali kadin esin ayri yasamada hakli oldugunu ispat etmesi karsisinda, taraflarin ekonomik ve sosyal durumlari gözetilmeksizin, Türk Medeni Kanunu’nun 197. maddesi uyarinca açmis oldugu bagimsiz tedbir nafakasi davasinda yararina uygun miktarda tedbir nafakasina hükmedilmesinin gerekip gerekmedigi noktasinda toplanmaktadir.
III. GEREKÇE
11. Uyusmazligin çözümü bakimindan ilgili yasal düzenleme ve kavramlarin açiklanmasinda yarar görülmektedir.
12. Evlilik birligi hak ve yükümlülükler temeline dayali olan bir hayat ortakligi seklinde tarif edilmekte olup, esler evlilik birligi süresince esit haklara sahip bulunurlar. Bunun dogal sonucu olarak eslerden biri için hak olan diger es için yükümlülük olusturur. Birligin devami süresince eslerin birbirlerine karsi olan hak ve yükümlülükleri diger bir ifadeyle evliligin temel normu 4721 sayili Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 185. maddesi ile düzenleme altina alinmistir. Iste evliligin genel hükümleri kapsaminda eslerin kendi arasindaki iliskilerden dogan haklarin ihlali ayni zamanda bosanma davasinin konusunu olusturur. TMK ile düzenleme altina alinan hükümler uyarinca esler evlilik birliginin kurulmasi ile birbirlerine karsi; birlikte yasama, oturacaklari konutu seçme, birligi yönetme, kadinin önceki soyadini kullanma, birligi temsil ve son olarak meslek veya is seçimi konularinda hak ve yükümlülüklere sahip olurlar ve sahip olduklari bu hak ve yükümlülükleri birligin sona erme anina kadar devam eder.
13. TMK’nin 185. maddesine göre “Evlenmeyle esler arasinda evlilik birligi kurulmus olur. Esler, bu birligin mutlulugunu elbirligiyle saglamak ve çocuklarin bakimina, egitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Esler birlikte yasamak, birbirine sadik kalmak ve yardimci olmak zorundadirlar, 186. maddesine göre de “Esler oturacaklari konutu birlikte seçerler. Birligi esler beraberce yönetirler. Esler birligin giderlerine güçleri oraninda emek ve malvarliklari ile katilirlar.
14. Esler; varsa çocuklari ile birlikte ortak konut kavrami ile açiklanan ve barinma amaci ile kullanmakta olduklari konut veya konutlarda birlikte yasamak, birbirlerine sadik kalmak, yardimci olmak ve birligin giderlerine güçleri oraninda katilmak zorundadirlar. Bu yükümlülüklerini hakli bir sebep olmaksizin yerine getirmekten kaçinan esin hâkim müdahalesi ile yasal yaptirima maruz kalacagi tartismasizdir.
15. Bahsedilen yaptirimlardan biri de TMK’nin “Birlikte yasamaya ara verilmesi baslikli 197. maddesinde düzenleme altina alinmis, maddede;
“Eslerden biri, ortak hayat sebebiyle kisiligi, ekonomik güvenligi veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düstügü sürece ayri yasama hakkina sahiptir.
Birlikte yasamaya ara verilmesi hakli bir sebebe dayaniyorsa hâkim, eslerden birinin istemi üzerine birinin digerine yapacagi parasal katkiya, konut ve ev esyasindan yararlanmaya ve eslerin mallarinin yönetimine iliskin önlemleri alir.
Eslerden biri, hakli bir sebep olmaksizin digerinin birlikte yasamaktan kaçinmasi veya ortak hayatin baska bir sebeple olanaksiz hale gelmesi üzerine de yukaridaki istemlerde bulunabilir.
Eslerin ergin olmayan çocuklari varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasindaki iliskileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alir hükmü öngörülmüstür.
16. Evlilik birligi kurulduktan sonra, birlik ilkesinin dogal sonucu olarak esler karsilikli anlayis, saygi, sevgi ve hosgörü içinde birlikte yasamak zorunda iseler de, anilan maddede bunun her zaman mümkün olmadigi gözetilerek ailenin korunmasina iliskin önlemler düzenlenmistir.
17. Tedbir nafakasi 4721 sayili Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre ese iki sekilde verilmektedir. Bunlardan ilki birlikte yasamaya ara verilmesi sebebiyle ese verilen bagimsiz tedbir nafakasi (TMK m. 197) iken digeri bosanma veya ayrilik davasi açilinca davanin devami süresince geçici önlem olarak ese verilen geçici tedbir (TMK m. 169) nafakasidir.
18. Birlikte yasamaya ara verilmesi hakli bir sebebe dayaniyorsa, eslerden birinin hakli bir sebep olmaksizin birlikte yasamaktan kaçinmasi veya ortak hayatin baska bir sebeple olanaksiz hâle gelmesi üzerine hâkim; eslerden birinin istemiyle, diger ese bir miktar parasal katki yapmasina karar verir. Uygulamada TMK’nin 197. hükmüne göre gerek es ve gerekse ergin olmayan çocuklar için hâkim tarafindan belirlenen bu parasal katkiya bagimsiz tedbir nafakasi denilmektedir. Diger bir deyisle; birlikte yasamaya ortak olmayan iradeyle ara verilmesi hâlinde, gerçeklesecek istem üzerine, hâkim tarafindan yapilacak olan özel müdahalenin bir sekli düzenleme konusu yapilmistir.
19. Öte yandan, esin ayri yasami için bagimsiz tedbir nafakasi ayri yasamada haklilik varsa verilebilir. Bagimsiz tedbir nafakasi davasinda kural olarak taraflarin kusur durumu ölçü olarak alinamaz. Tedbir nafakasi istenen es kusursuz olsa bile, diger kosullar gerçeklesmisse tedbir nafakasi verilebilir. Baska bir anlatimla bagimsiz tedbir nafakasi davasinda dikkate alinacak ölçü; taraflarin kusur durumlari degil, nafakayi talep eden esin ayri yasamada hakli olup olmadigidir.
20. Tüm bu hususlar birlikte degerlendirildiginde somut olayda; taraflarin 10.12.2005 tarihinde evlendikleri, bu evlilikten bir çocuklarinin bulundugu, taraflar arasindaki fiilî ayriligin erkek esin ortak konutu terk etmesi nedeniyle basladigi, kadin esin bunun üzerine 04.07.2012 tarihinde eldeki bagimsiz tedbir nafakasi davasini açtigi, erkegin ise asil davaya karsi 30.07.2012 tarihinde bosanma talepli karsi dava açtigi, yerel mahkemece belirlenen ve Özel Dairenin onama karariyla kesinlesen kusur durumuna göre erkek esin esi ve çocuklariyla ilgilenmedigi ayrica güven sarsici davranislari nedeniyle tam kusurlu oldugu, bu nedenle açmis bulundugu karsi bosanma davasinin reddedildigi, taraflarin hukuken hâlen evli olduklari anlasilmaktadir. Buna göre; erkek esin hakli bir sebebi olmaksizin, ortak konuttan ayrilarak, eslerin varsa çocuklari ile birlikte yasamak, birbirlerine sadik kalmak, yardimci olmak ve birligin giderlerine güçleri oraninda katilmak seklinde düzenleme altina alinan yasal yükümlülüklerine aykiri davrandigi görülmektedir. Hakli bir sebep olmaksizin eslerden birinin tek tarafli iradesi ile birlikte yasamaya ara vermesi evliligin genel hükümleri ile düzenleme altina alinan ve eslerin birbirlerine karsi evlilik birliginin kurulmasi ile üstlendikleri hak ve yükümlülükleri ortadan kaldirmaz. Dosya kapsami bir bütün olarak degerlendirildiginde hakli bir sebep olmaksizin birlikte yasamaktan kaçinan erkek es karsisinda, ayri yasamak zorunda kalan kadinin, TMK’nin 197. maddesine göre esine karsi birlige parasal katki isteme hakki oldugu gözetilmeksizin bagimsiz tedbir nafakasi talebinin reddine karar verilmesi bozmayi gerektirmistir.
21. Her ne kadar mahkemece yüksek miktarda geliri ve mal varligi oldugu gerekçesiyle kadin esin tedbir nafakasi talebinin reddine karar verilmis ise de; TMK’nin 197. maddesinin evlilik birliginin yükledigi hak ve yükümlüklere aykiri davranan es hakkinda hâkim müdahalesinin düzenlendigi özel bir hüküm oldugu, maddenin asil amacinin evlilik birligi devam eden esler arasinda birlikte yasamaya ara verilmesi hâlinde haksiz olan esin hakli olan ese karsi birlik yükümlülüklerini yerine getirmesinin saglanmasini hedefledigi, açiklanan tüm bu sebeplerle taraflarin ekonomik ve sosyal düzeylerinin, davanin kabulü noktasinda degil ancak takdir edilecek nafakanin miktarinda önem arz ettigi dikkate alinarak mahkemece kadin es yararina uygun miktarda tedbir nafakasina hükmedilmesi gerekirken nafaka talebinin tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykiri olup bozmayi gerektirmistir.
22. Hukuk Genel Kurulunda yapilan görüsmeler sirasinda mahkemece verilen direnme kararinin onanmasi gerektigi, direnme gerekçesinin isabetli oldugu görüsü ileri sürülmüs ise de, bu görüs Kurul çogunlugunca yukarida belirtilen nedenlerle benimsenmemistir.
23. O hâlde, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararina uyulmasi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykiridir.
24. Bu nedenle direnme karari bozulmalidir.
IV. SONUÇ:
Açiklanan nedenlerle;
Davaci-karsi davali vekilinin temyiz itirazinin kabulü ile direnme kararinin Özel Daire bozma kararinda gösterilen nedenlerden dolayi 6100 sayili Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfiyla uygulanmakta olan 1086 sayili Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi geregince BOZULMASINA,
Istek hâlinde temyiz pesin harcinin yatirana geri verilmesine,
Ayni Kanun’un 440. maddesi uyarinca kararin teblig tarihinden itibaren on bes gün içerisinde karar düzeltme yolu açik olmak üzere, 25.03.2021 tarihinde oy çoklugu ile karar verildi.
legalbank.net
