Çalıştığı pozisyon nedeni ile ticari sırlara vakıf olduğu iddia edilen çalışanın , Rekabet yasağına aykırı davranılması sebebi le tazminat istemi

Çalıştığı pozisyon nedeni ile ticari sırlara vakıf olduğu iddia edilen çalışanın , Rekabet yasağına aykırı davranılması sebebi le tazminat istemi

vioft2nnt8|2000BDFC6638|yunusbirbilen|tbl_sayfa|metin|0xfdff4596010000000303000001000200

ISTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

13. HUKUK DAIRESI

Esas Numarasi: 2021/890

Karar Numarasi: 2021/1076

Karar Tarihi: 08.07.2021

REKABET YASAGINA AYKIRI DAVRANILMASI SEBEBIYLE TAZMINAT ISTEMINDE TEDARIKÇI ODAKLI ÇALISANIN ÇALISTIGI POZISYON GEREGI DAVACI SIRKETI ÖNEMLI ZARARA UGRATACAK TICARI SIRLARA VAKIF OLDUGU IDDIASI KANITLANAMADIGINDAN REKABET YASAGI KAYDININ GEÇERLI OLMADIGI – Davacinin Davali Ile Arasinda Akdedilen Is Sözlesmesinde Rekabet Yasagi Kararlastirildigi – Davacinin Yasaga Aykiri Surette Diger Davali Nezdinde Çalismaya Basladiginin Iddia Edildigi – Davaci Tarafindan Belirtilen Tutarin Ticari Faizi Ile Birlikte Davalilardan Müstereken ve Müteselsilen Tahsili Ile Davaciya Ödenmesine ve Fazlaya Ait Haklarin Sakli Tutulmasina Karar Verilmesinin Talep ve Dava Edildigi – Davaci ve Davali Sirketlerin E Ticaret Siteleri Ile Tedarik ve Pazarlama Isi Yaptigi Ancak Her Iki Sirketin Tedarik ve Pazarlama Sisteminin Birbirinden Farkli Oldugu – Davaci Sirketin Tedarikçilerden Kendi Adina Satin Alarak Tüketicilere Kendi Nam ve Hesabina Satis ve Pazarlama Yaptigi Halde Davali Sirketin Ise Dogrudan Tüketicilere Kendi Nam ve Hesabina Satis ve Pazarlama Yapmadigi – Web Sitesinde Tedarikçiler Ile Alicilari Bulusturarak Aracilik Yapmak Suretiyle Pazarlama Faaliyetinde Bulundugu – Davaci Sirketin Müsteri Odakli Davali Sirketin Ise Tedarikçi Odakli Pazarlama Faaliyetinde Bulunduklarinin Tespit Edildigi – Taraf Sirketlerine Ait Web Sitelerinden Ülkenin Her Kesiminden Herkesin Alisveris Yaptigi – Davalilardan Ilgilinin Davali Sirkette Çalistigi Dönemde Müsteriler Ile Birebir Iletisime Geçerek Müsterileri Tanima ve Çalistigi Pozisyon Geregi Davaci Sirketi Önemli Zarara Ugratacak Ne Gibi Ticari Sirlara Vakif Oldugu Iddiasinin Kanitlanamadigi – Davali Sirketteki Görev Tanimi Ile Pozisyonu ve Davali Sirketin Davaci Sirketten Farkli Olarak Müsteri Odakli Degil Tedarikçi Odakli Çalistigi – Davali Ilgilinin Sahip Oldugu Bilgileri Davali Sirkette Kullanmasi Halinde Davaci Sirkete Önemli Bir Zarara Sebebiyet Verme Ihtimalinin Bulundugu Iddiasinin da Kanitlanamadigi – Rekabet Yasagi Kaydi Geçerli Olmadigindan Davanin Reddine Karar Vermek Gerektigi

ÖZETI: Davaci davali ile arasinda akdedilen is sözlesmesinde kararlastirilan rekabet yasagi hükmüne aykiri surette diger davali nezdinde çalismaya baslamasi nedeniyle fazlaya ait talep haklari sakli kalmak kaydiyla belirtilen tutarin ticari faizi ile birlikte davalilardan müstereken ve müteselsilen tahsili ile davaciya ödenmesine ve fazlaya ait haklarin sakli tutulmasina karar verilmesini talep ve dava etmistir. Davaci ve davali sirketlerin e-ticaret siteleri ile tedarik ve pazarlama isi yaptigi ancak her iki sirketin tedarik ve pazarlama sisteminin birbirinden farkli oldugu, davaci sirketin tedarikçilerden kendi adina satin alarak tüketicilere kendi nam ve hesabina satis ve pazarlama yaptigi halde, davali sirketin ise dogrudan tüketicilere kendi nam ve hesabina satis ve pazarlama yapmadigi, web sitesinde tedarikçiler ile alicilari bulusturarak aracilik yapmak suretiyle pazarlama faaliyetinde bulundugu, yani davaci sirketi müsteri odakli, davali sirketin ise tedarikçi odakli pazarlama faaliyetinde bulunduklari tespit edilmistir. Taraf sirketlerine ait web sitelerinden ülkenin her kesiminden herkesin alisveris yaptigi, davalilardan ilgilinin davali sirkette çalistigi dönemde müsteriler ile birebir iletisime geçerek müsterileri tanima ve çalistigi pozisyon geregi davaci sirketi önemli zarara ugratacak ne gibi ticari sirlara vakif oldugu iddiasi kanitlanamadigi gibi, davali sirketteki görev tanimi ile pozisyonu ve davali sirketin davaci sirketten farkli olarak müsteri odakli degil tedarikçi odakli çalistigi gözetildiginde, davali ilgilinin sahip oldugu bilgileri davali sirkette kullanmasi halinde davaci sirkete önemli bir zarara sebebiyet verme ihtimalinin bulundugu iddiasinin da kanitlanamamasi nedeniyle, rekabet yasagi kaydi geçerli olmadigindan davanin reddine karar vermek gerekmistir.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözlesmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARIHI: 08/07/2021

Dairemizden verilen 05/03/2020 tarih 2018/1661 Esas 2020/348 sayili karari Yargitay 11. Hukuk Dairesi’nin 08/03/2021 tarih ve 2020/2023 Esas 2021/2136 Karar sayili ilamiyla bozulmakla, dosyanin Dairemizin yukaridaki esasina kaydi ile durusmali olarak yapilan incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN IDDIA VE SAVUNMASININ ÖZETI: Davaci vekili dava dilekçesinde özetle; davali …’ in müvekkili ile arasinda akdedilen is sözlesmesinde kararlastirilan rekabet yasagi hükmüne aykiri surette diger davali nezdinde çalismaya baslamasi nedeniyle fazlaya ait talep haklari sakli kalmak kaydiyla simdilik 5.000-TL’nin ticari faizi ile birlikte davalilardan müstereken ve müteselsilen tahsili ile davaciya ödenmesine ve fazlaya ait haklarin sakli tutulmasina karar verilmesini talep ve dava etmistir. Davalilar vekili cevap dilekçesinde özetle; davali sirket yönünden davanin husumet yönünden reddi gerektigini, davacinin rekabet sözlesmesinin varligi iddiasi ile cezai sart talep edemeyecegini, müvekkilinin rekabet yasagi uygulanabilecek bir is ve görevde çalismadigini, rekabet yasagi sözlesmesi kurulmasi için gerekli kosullarin bulunmadigini, davaya konu rekabet sözlesmesinin sinirlandirilmadigindan geçersiz oldugunu, sözlesmede belirtilen cezai sartin fahis oldugunu, Borçlar Kanunu’ nun 20. maddesi kapsaminda sözlesmede bulundugu iddia edilen hükmün genel islem kosullari kapsaminda geçersiz oldugunu beyanla davanin reddine karar verilmesini talep etmistir.

ILK DERECE MAHKEMESI KARARININ ÖZETI: Istanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/09/2017 tarih ve 2015/151 Esas – 2017/647 Karar sayili karari ile; … Dava; davalinin is sözlesmesi ve rekabet yasagina aykiri davranmama taahhüdüne ragmen ayni alanda faaliyet gösteren baska bir firmada çalismaya baslamasi nedeniyle rekabet yasagina aykiri davrandigindan dolayi açilan tazminat istemine iliskindir. Taraflar arasinda isçi-isveren iliskisi bulunmamaktadir. Davanin TBK 444 ve 447.maddeleri kapsaminda degerlendirilmesi gerekmektedir ve TTK 4.maddesi geregince mutlak ticari dava niteligindedir. Yargitay 11. Hukuk Dairesi’ nin 2011/13747 Esas, 2012/356 Karar sayili kararindada belirtildigi gibi Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi’nin Çalisma ve Sözlesme Hürriyeti baslikli 48 ve devami maddelerinde herkesin diledigi alanda çalisma ve sözlesme hürriyetine sahip oldugu bildirilmis, BK 19/1.maddesinde (TBK 26) bir aktin mevzunu kanunun gösterdigi sinir dairesinde serbestçe tayin olunacagi belirtilmis, BK 20.maddesinde (TBK 27) ise kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kisilik haklarina aykiri veya konusu imkansiz olan sözlesmelerin kesin olarak hükümsüz oldugu düzenlenmistir. Sözlesmenin taraflari sözlesme özgürlügü ilkesi çerçevesinde sözlesmenin konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlügün sinirsiz ve sonsuz oldugu söylenemeyecektir. Buna göre taraflar arasindaki sözlesmenin rekabet yasagini düzenleyen 9. Maddesi hükmü Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi ile güvence altina alinan çalisma hürriyeti ilkesine aykiri olmasi ve taraflarin aralarinda imzalayacaklari bir sözlesme hükmü ile bu özgürlügü ihlal anlamina gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarinin mümkün bulunmamasi nedeniyle geçersizdir. Açiklanan bu nedenlerle davali … açisindan yerinde görülmeyen davanin reddine karar vermek gerektigi, diger taraftan davali sirketin, davaci ile diger davali arasinda akdedilen sözlesmenin tarafi olmadigindan ve eger taraflar arasinda TBK 444 ve devami maddelerine göre usulüne uygun düzenlenmis ve geçerli bir rekabet yasagi sözlesmesi olsa dahi bu hususun ancak sözlesmenin taraflarini baglayacagindan dolayi davali sirkete yönelik davanin pasif husumet yoklugu sebebiyle reddine … karar verilmesi gerektigi gerekçeleri ile; 1-Davali … A.S.’ ye yönelik davanin pasif husumet yoklugu sebebiyle reddine, 2-Davali …’ e yönelik davanin yerinde görülmediginden reddine, … karar verilmis verilen karara karsi, davaci vekili tarafindan istinaf kanun yoluna basvurulmustur.

ILERI SÜRÜLEN ISTINAF SEBEPLERI: Davaci vekili istinaf dilekçesi ile, Ilk Derece Mahkemesi’ nin davanin reddine dair kararinin, eksik incelemeye ve yanilgili hukuki degerlendirmelere dayali, açikça haksiz ve hukuka aykiri bir karar oldugunu, TBK’ nun Is Sözlesmelerinde rekabet yasagini düzenleyen 444 – 447 madde hükümlerine uygun olarak rekabet yasagi düzenlemesi yapilabilecegi, bunun Anayasamizdaki çalisma hürriyetine aykiri bir yönünün olmadigini, Ilk Derece Mahkemesi kararinda, müvekkili ile davali arasindaki is sözlesmesinin rekabet yasagina iliskin hükmünün hangi hukuki gerekçeler ile TBK’ nun 444 – 445 maddelerine uygun bulunmadigina iliskin tek bir kelime gerekçe gösterilmeksizin yasaya uygun bir sözlesme hükmü geçersiz kabul edilerek davalarinin reddedildigini, Taraflar arasindaki uyusmazligin 6098 sayili TBK 444 vd madde hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerekirken, anilan yasa hükümlerinin hiçbir sekilde nazara alinmaksizin TBK’ nun 27. maddesi gerekçe gösterilerek davalarinin reddinin yasa ve Yargitay içtihatlarina aykiri oldugunu, ( Yargitay 11. HD 11.04.2018 tarih ve 2016/9270 Esas – 2018/2596 Karar – Yargitay 11 HD 30.10.2017 tarih ve 2016/4060 Esas – 2017/5899 Karar ) TBK 444/2 maddesi ve Yargitay içtihatlari uyarinca, sözlesmeden kaynaklanan rekabet yasagini ihlal eden isçinin, rekabet yasagina aykirilik nedeni ile sorumlu tutulabilmesi için, (A) isçinin, isverenin müsteri çevresi ve üretim sinirlari hakkinda ya da isverenin yaptigi isler hakkinda bilgi edinme imkani saglayacak pozisyonda çalismis olmasi ve ( B ) isçinin bu bilgileri kullanmasi neticesinde isverene bir zarar verebilme ihtimalinin bulunmasi nin yeterli oldugunu, Davalinin hizmet iliskisi uyarinca müvekkili sirketin müsterilerini, satis, pazarlama rakamlarini, satis – pazarlama yöntemlerini, is teknigini ve stratejilerini, müvekkili sirketin ticari sirlarini bilen kisi konumunda olup, Ilk Derece Mahkemesi’ nce bu gerçegin gözden kaçirildigini, davalinin müvekkiline ait ticari sirlara, müsteri çevresine erisebilme imkani ve ihtimalinin bulunup bulunmadigi bile arastirilmaksizin hatali gerekçelerle davanin reddi yönünde hüküm kuruldugunu, Rekabet yasaginin ihlalini tespit için müvekkili sirketin somut bir zarara ugramis olmasi gerekmedigi gibi davalinin da somut olarak ticari sir niteligindeki bilgilere sahip olmasi ve bu bilgileri davaci aleyhine kullanmasinin da gerekmedigini, Davali tarafin bu bilgilere ulasabilme ve müvekkili davaci isverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olup olmadigi arastirilmaksizin, hatali gerekçelerle davalarinin reddinin usul ve yasaya aykiri oldugunu, Davalilardan …’ in görevi geregi müvekkili sirketin müsterilerini, satis, pazarlama rakamlarini, satis – pazarlama yöntemlerini, is teknigini ve satis stratejilerini son derece iyi bilen ve dolayisiyla müvekkilinin ticari sirlarina vakif bir kisi konumunda oldugunu, bu sahsi transfer ederek davaliya ayni isi yaptiran diger davali … A.S.’ nin müvekkili sirketin ekonomik ve ticari sirlarini elde ettigi, bu bilgileri kendi menfaatine kullanmak sureti ile haksiz rekabette bulundugu ve dolayisiyla isbu davada pasif husumet ehliyetinin bulundugunun açik oldugunu, nitekim Yargitay 11. HD’ nin 08.02.2016 tarihli ve 2015/6937 Esas – 2016/1074 Karar sayili kararinin da bu yönde oldugunu, bu nedenle Ilk Derece Mahkemesi kararinin kaldirilmasi gerektigini beyanla; Açiklanan ve re’ sen gözetilecek sebeplerle; istinaf taleplerinin kabulü ile Istanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 20/09/2017 tarih ve 2015/151 Esas – 2017/647 Karar sayili davanin reddine dair kararinin istinaf basvurularinin durusmali incelenerek kaldirilmasina, davanin esasi hakkinda yeniden karar verilerek davanin kabulüne ve icranin geri birakilmasina karar verilmesini talep etmistir.

DAIREMIZIN ILK KARARI: Dairemiz 05/03/2020 tarih ve 2018/1661 Esas 2020/348 Karar sayili karari ile; …Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesince Davali … A.S.’ ye yönelik açilan davanin pasif husumet yoklugu sebebiyle reddi yönünde verilen kararda isabetsizlik görülmemis ise de, davali …’e yönelik açilan davanin kabulü gerekirken yanilgili degerlendirme ile yazili sekilde karar verilmesi dogru görülmemis olup bu husus yeniden yargilamayi gerektirmediginden… gerekçesi ile; Davacinin istinaf basvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Istanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 20/09/2017 tarih ve 2015/151 Esas – 2017/647 Karar sayili kararinin HMK 353/1-b2 maddesi geregince KALDIRILMASINA ve Dairemizce yeniden esas hakkinda hüküm kurularak;

1-Davali … A.S.’ ye yönelik açilan davanin pasif husumet yoklugu sebebiyle REDDINE, 2- Davali …’e yönelik açilan davanin KABULÜ ile, 5.000,00-TL.’nin dava tarihinden itibaren isleyecek yasal faiziyle birlikte davali …’ den alinarak davaciya verilmesine, karar verilmis ve verilen karara karsi davali tarafindan temyiz basvurusunda bulunulmustur.

YARGITAY BOZMA ILAMI: Yargitay 11. Hukuk Dairesi 08/03/2021 tarih ve 2020/2023 Esas 2021/2136 Karar sayili ilami ile; 1-) Ilk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapilan istinaf basvurusu üzerine HMK’nin 355 vd. maddeleri kapsaminda yöntemince yapilan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, asagida belirtilen hususlar disinda dosya kapsamina göre saptanan somut uyusmazlik bakimindan uygulanmasi gereken hukuk kurallarina aykiri bir yön olmadigi gibi HMK’nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasini gerektirici nedenlerin de bulunmamasina ve davalinin isten ayrildiktan kisa bir süre sonra ayni ilde faaliyet gösteren bir firmada çalismaya baslamasi karsisinda rekabet yasaginin cografi olarak çok genis bir alani kapsadigindan geçersiz olduguna iliskin savunmanin dinlenilemeyecek olmasina göre davali sahis vekilinin asagidaki (2) numarali bent disinda kalan sair temyiz itirazlari yerinde degildir. 2-) Dava, davali isçinin hizmet sözlesmesindeki rekabet yasagi kaydina aykiri davrandigi iddiasina dayali cezai sart istemine iliskindir. 6098 sayili TBK’nin 444/2. maddesi hükmüne göre, rekabet yasagi kaydi, ancak hizmet iliskisi isçiye müsteri çevresi veya üretim sirlari ya da isverenin yaptigi isler hakkinda bilgi edinme imkâni sagliyorsa ve ayni zamanda bu bilgilerin kullanilmasi, isverenin önemli bir zararina sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Bölge adliye mahkemesince, davali isçinin davaci sirkette çalistigi pozisyonun müsterileri tanima, is sirlarina vakif olma ve yapilan islerle ilgili bilgi edinme imkani saglamaya elverisli oldugundan bahisle rekabet yasagi kaydinin geçerli oldugu sonucuna ulasilmissa da bu hususta yapilan incelemenin yetersiz oldugu anlasilmaktadir. Zira hizmet sözlesmesinde, davalinin dijital pazarlama olarak istihdam edildigi yazili olsa da bu görevin hangi isleri kapsadigi belirtilmemistir. Bunun yaninda, bu pozisyonda çalisan bir kisinin sirket bünyesinde hangi isleri yapacagina iliskin görev tanimi ve organizasyon semasi da dosyaya sunulmamistir. Bu itibarla, mahkemece, öncelikle davalinin çalistigi dönemlere iliskin görev tanimi ve organizasyon semasinin dosyaya kazandirilmasi ve bu suretle dijital pazarlama uzmani pozisyonunda çalisan bir kimsenin sirket bünyesinde hangi isleri yaptiginin belirlenmesi, akabinde ise gerekirse bilirkisi incelemesi de yaptirilarak hizmet iliskisinin isçiye müsteri çevresi veya üretim sirlari ya da isverenin yaptigi isler hakkinda bilgi edinme imkâni saglayip saglamadiginin tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayali olarak karar verilmesi dogru görülmemis, bozmayi gerektirmistir. 3-) Bozma sebep ve sekline göre, cezai sarta iliskin temyiz itirazlarinin incelenmesine simdilik gerek görülmemistir. gerekçeleri ile; Yukarda (1) numarali bentte açiklanan nedenlerle davali sahis vekilinin sair temyiz itirazlarinin reddine, (2) numarali bentte açiklanan nedenlerle davali sahis vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Dairemiz kararinin bozulmasina, (3) numarali bentte açiklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarinin incelenmesine simdilik yer olmadigina, oy çokluguyla karar verilmistir. Dairemizce durusma açilarak, usul ve yasaya uygun görülen bozma kararina uyulmasina karar verilmistir.

DELILLERIN DEGERLENDIRILMESI: HMK’nin 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sinirli olarak ve kamu düzenine aykirilik görüldügü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapilmistir. Yargitay ilami ile Dairemizin istinaf incelemesi sonucu verilen karar bozularak kaldirildigindan yeniden yapilan istinaf incelemesinde; Dava, Davaci ile Davali … arasinda imzalanan hizmet aktinde yer alan rekabet yasagina iliskin hükümlerin ihlali nedeniyle cezai sart istemine iliskindir. Mahkemece, 1-Davali … A.S.’ ye yönelik davanin pasif husumet yoklugu sebebiyle reddine, 2-Davali …’ e yönelik davanin yerinde görülmediginden reddine, karar verilmis verilen karara karsi, davaci vekili tarafindan istinaf kanun yoluna basvurulmustur. Istinaf açisindan uyusmazlik konusu, taraflar arasindaki is sözlesmesinde öngörülen rekabet yasagi hükmünün geçerli olup olmadigi, geçerli ise sözlesmenin sona ermesindeki kusur durumu ve davacinin sözlesmede öngörülen cezai sart tutarini talep edip edemeyecegi noktalarindadir. Davaci ile Davali … arasinda 03/06/2013 tarihli Gizlilik Sözlesmesi baslikli sözlesme ve ayni tarihli Is Sözlesmesi baslikli belirsiz süreli iki ayri sözlesme imzalanmis oldugu ihtilafsizdir. Davali …, davaci sirkette 03/06/2013 tarihinden 03/10/2014 tarihine kadar Dijital Pazarlama Uzmani olarak çalistigi ve davali … 02/09/2014 tarihli istifa dilekçesi ile kendi istek ve arzusu ile 03/10/2014 tarihinde isten ayrilmak istedigini belirtip istifa etmistir. Taraflar arasindaki is sözlesmesinin 9/a maddesinde;”Personel,görevi sebebiyle edindigi isyeri ve isverenle ilgili tüm bilgileri (belge,disket v.s.) gizlilik prensibine bagli olarak saklamayi ve yasal mecburiyetler haricinde bu bilgileri ifsa etmemeyi, özel izin almaksizin isyeri disina çikartmamayi kabul ve taahhüt eder,” hükmünün düzenlendigi, Is sözlesmesinin 9/e maddesinde;”Personel,is sözlesmesinin hakli nedenlerle isveren tarafindan veya hakli nedenler olmaksizin kendisi tarafindan feshedilmesi halinde,is sözlesmesinin sona erdigi tarihten itibaren 1 yil süreyle merkezi Marmara, Ege ve Iç Anadolu Bölgelerinde olup; faaliyet konusu isverenle tamamen veya kismen ayni olan sirketlerde herne suretle olursa olsun çalismamayi,bu gibi yerlerde ortak, danisman yahut benzeri sifatlarla bulunmamayi,bu isleri kendi nam ve hesabina yapmamayi, aksi taktirde son aylik brüt ücretinin 10 kati tutarini cezai sart olarak ödemeyi ayrica rekabet yasagina son vermeyi kabul ve taahhüt eder,” hükmünün düzenlendigi, Taraflar arasinda imzalanan gizlilik sözlesmesinin 3.2 maddesinde; ”personelin hizmet ve görevi esnasinda ögrendigi bütün gizli bilgileri korumayi,üçüncü sahislara ifsa etmemeyi, çogaltmamayi,kopyalamamayi,dagitmamayi,davaci sirket mülkiyeti altinda tutmayi, bu bilgileri ifsa etmemeyi, özel izin almaksizin isyeri disina çikarmamayi kabul ve taahhüt ettigi,” hükmü düzenlenmistir. Taraflar arasinda akdedilen Hizmet Akdi 03/06/2013 tarihli olup, somut olayda 6098 sayili TBK hükümleri uygulama alani bulacaktir. 6098 sayili TBK’nin 445. maddesi “(1)Rekabet yasagi, isçinin ekonomik gelecegini hakkaniyete aykiri olarak tehlikeye düsürecek biçimde yer, zaman ve islerin türü bakimindan uygun olmayan sinirlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve kosullar disinda iki yili asamaz.(2)Hâkim, asiri nitelikteki rekabet yasagini, bütün durum ve kosullari serbestçe degerlendirmek ve isverenin üstlenmis olabilecegi karsi edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsami veya süresi bakimindan sinirlayabilir.” hükmünü haiz olup, anilan madde hükmü ile 6098 sayili Kanun 818 sayili Kanun’dan farkli olarak, rekabet yasagi ile ilgili dogrudan mutlak bir geçersizligin öngörülmedigi, Anayasa ve diger mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alinarak rekabet yasaginin asiri nitelikte olmasi halinde, yasagin kapsami bakimindan hakime uyarlama yetkisi tanindigi anlasilmaktadir. Hakime taninan bu yetkinin gerek müstakil açilan bir uyarlama davasinda ve gerekse de ihlal halinde açilacak bir tazminat davasinda kullanilabilecegi kuskusuzdur. Somut olayda, rekabet sözlesmesinde rekabet yasagi süresinin 1 yil ve rekabet mahalli olarak Marmara ,Ege ve Iç Anadolu Bölgesi’nin belirlendigi, bu surette rekabet yasagi sözlesmesinin içerdigi cografi kosul asiri nitelikte ise de davalinin davaci is yerinden ayrildiktan sonra 1 yil dolmadan davacinin faaliyet gösterdigi alanda ve ayni il sinirlari içerisinde baska bir isletmede ise girmesi karsisinda, rekabet yasaginin ayni il sinirlari içinde geçerli oldugunun kabulü ve cografi sinirin ayni il ile sinirlandirilmasi neticesinde, TBK’nin 444/1 ve 445 maddesindeki hüküm ve kosullar bakimindan rekabet yasagi hükmünün geçerli oldugu sonucuna varilmistir. (Emsal nitelikte Yargitay 11.HD’ nin 11.02.2019 tarih, 2017/3977 E., 2019/990 K.sayili ilami). Açiklanan nedenlerle ve uyulmasina karar verilen Yargitay bozma ilamina göre taraflar arasindaki davaya konu sözlesme, TBK.nin 444/1 ve 445. Madde hükümleri uyarinca geçerli olup istinafa konu karar gerekçesinde; taraflar arasindaki sözlesmenin rekabet yasagini düzenleyen 9. Maddesi hükmü Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi ile güvence altina alinan çalisma hürriyeti ilkesine aykiri olmasi ve taraflarin aralarinda imzalayacaklari bir sözlesme hükmü ile bu özgürlügü ihlal anlamina gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarinin mümkün bulunmamasi nedeniyle geçersizdir. seklindeki gerekçeyle davalilardan Aykut hakkinda açilan davanin reddi, usul ve yasaya aykiri oldugundan davaci vekilinin bu yöndeki istinafinin usulen kabulü gerekmistir. Ancak ayni Kanun’un 444/2. maddesi “Rekabet yasagi kaydi, ancak hizmet iliskisi isçiye müsteri çevresi veya üretim sirlari ya da isverenin yaptigi isler hakkinda bilgi edinme imkâni sagliyorsa ve ayni zamanda bu bilgilerin kullanilmasi, isverenin önemli bir zararina sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmüne haiz olup, anilan madde hükmü uyarinca rekabet yasaginin isçinin yaptigi is nedeniyle edindigi bilgileri, çalismaya basladigi baska bir rakip isletmede kullanarak davaci isverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunmasi halinde geçerli olacaktir.Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarinca öncelikle, rekabet yasagi düzenlemesinin geçerli olup olmadiginin veya asiri nitelikte olup olmadiginin degerlendirilmesi gerekir.(Yargitay 11.Hukuk Dairesi’nin 10.04.2019 tarihli 2018/1393 E., 2019/2838 K. sayili emsal karari). Davali …’in, davaci sirkette 03/06/2013 tarihinden 03/10/2014 tarihine kadar Dijital Pazarlama Uzmani olarak çalistigi ve davali … 02/09/2014 tarihli istifa dilekçesi ile kendi istek ve arzusu ile 03/10/2014 tarihinde isten ayrilmak istedigini belirtip istifa etmesi sonucu davali sirkette ise 15/10/2014 tarihinde ise basladigi ve Digital Pazarlama Müdür Yardimcisi olarak çalistigi tespit edilmis olup mahkemece alinan bilirkisi raporunda görev tanimlarinin yapildigi görülmüstür. Ancak Mahkemece yapilan bu inceleme ve tespit Yargitay karar gerekçesinde belirtildigi üzere yetersiz görülmüstür. Yargitay bozma karari dogrultusunda Dairemizin 27/05/2021 tarihli ara karari ile davaci vekiline; bozma ilami dogrultusunda davalinin çalistigi pozisyon itibariyle kendisine teblig edilmis tanimli görev belgesi olup olmadigi hususunda beyanda bulunmak ve müvekkili sirkete ait davacinin çalistigi dönemdeki organizasyon semasini ayrintili sekilde tanimli olarak dosyaya ibraz etmesi için 2 haftalik süre verilmistir. Davaci vekili ara karari uyarinca davaci is yeri organizasyon semasini dilekçe ekinde ibraz etmistir. Ancak davali …’un kendisine teblig edilmis görev ve sorumluluklarini açikça belirten görev belgesini ibraz etmemistir. Bunun yerine 10.06.2021 tarihli dilekçesinde davali eski çalisanin görev ve sorumluluklarinin içerigini soyut sekilde beyan ederek, davalinin çalistigi pozisyon itibariyle müvekkili sirketin en mahrem ticari ve ekonomik sirlarini, satis ve pazarlama faaliyet ve stratejilerine vakif oldugunu ileri sürmüstür. Ilk derece mahkemesindeki yargilama sirasinda davalilar vekili tarafindan 28.03.2016 tarihli dilekçe ekinde davali …’in dijital pazarlama yöneticisi olarak görev tanimini içeren belge, davalinin özlük haklarina iliskin çalisma belge suretleri ile davali is yeri organizasyon semasinin ibraz edilmis oldugu görülmüstür. Her iki tarafça davali … yönünden ibraz edilen belgeler birlikte incelendiginde; davali …’un davaci is yerindeki hiyerarsik siralamaya göre alt düzeyde çalisan oldugu, davali is yerinde ise orta düzeyde yönetici oldugu tespit edilmistir. Davaci taraf, davali …’un kendi sirketlerinde çalistigi dönemdeki görev ve sorumluluklarinin içerigini belgeler ile ispat edememistir. Davaci tarafin dilekçesinde belirtilen davali …’un görev ve tanimina iliskin olarak bir kisim görev ve sorumluluklar, davali tarafça kabul edilmemistir. Davaci taraf davali …’un kendi is yerlerinde dijital pazarlama uzmani olarak çalistigi dönemde müsterileriyle birebir iliskide bulunup müsteri çevresine iliskin sirlari ile ticari faaliyetin yürütülmesine iliskin önemli ticari sirlara vakif oldugunu yasal deliller ile inandirici bir sekilde kanitlayamamistir. Ayrica dosyadaki belge ve bilgilere ve taraf vekillerinin beyanlarina göre, davaci ve davali sirketlerin e-ticaret siteleri ile tedarik ve pazarlama isi yaptigi ancak her iki sirketin tedarik ve pazarlama sisteminin birbirinden farkli oldugu, davaci sirketin (h…a.com) tedarikçilerden kendi adina satin alarak tüketicilere kendi nam ve hesabina satis ve pazarlama yaptigi halde, davali sirketin ise (n11.com) dogrudan tüketicilere kendi nam ve hesabina satis ve pazarlama yapmadigi, web sitesinde tedarikçiler ile alicilari bulusturarak aracilik yapmak suretiyle pazarlama faaliyetinde bulundugu, yani davaci sirketi müsteri odakli, davali sirketin ise tedarikçi odakli pazarlama faaliyetinde bulunduklari tespit edilmistir. Taraf sirketlerine ait web sitelerinden ülkenin her kesiminden herkesin alisveris yaptigi, davalilardan …’un davali sirkette çalistigi dönemde müsteriler ile birebir iletisime geçerek müsterileri tanima ve çalistigi pozisyon geregi davaci sirketi önemli zarara ugratacak ne gibi ticari sirlara vakif oldugu iddiasi kanitlanamadigi gibi, davali sirketteki görev tanimi ile pozisyonu ve davali sirketin davaci sirketten farkli olarak müsteri odakli degil tedarikçi odakli çalistigi gözetildiginde, TBK’nin 444/2.maddesi hükmü kapsaminda davali …’un sahip oldugu bilgileri davali sirkette kullanmasi halinde davaci sirkete önemli bir zarara sebebiyet verme ihtimalinin bulundugu iddiasininda kanitlanamamasi nedeniyle, rekabet yasagi kaydi geçerli olmadigindan davanin reddine karar vermek gerekmistir. Sonuç olarak; uyulan Yargitay bozma ilami dogrultusunda, davacinin istinaf basvurusunun usulen kabulü ile, Istanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 20/09/2017 tarih ve 2015/151 Esas – 2017/647 Karar sayili kararinin HMK 353/1-b2 maddesi geregince kaldirilmasina ve Dairemizce gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkinda hüküm kurularak; davali … A.S.’ ye yönelik açilan davanin pasif husumet yoklugu sebebiyle reddine, davali …’e yönelik açilan davanin reddine karar verilmesi gerektigi kanaatine varilarak asagidaki hüküm kurulmustur.

HÜKÜM: Yukarida açiklanan nedenlerle; Davacinin istinaf basvurusunun USULEN KABULÜ ile; Istanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 20/09/2017 tarih ve 2015/151 Esas – 2017/647 Karar sayili kararinin HMK 353/1-b2 maddesi geregince KALDIRILMASINA ve Dairemizce yeniden esas hakkinda hüküm kurularak; 1-Davali … A.S.’ ye yönelik açilan davanin pasif husumet yoklugu sebebiyle REDDINE, 2-Davali …’e yönelik açilan davanin REDDINE,

ILK DERECE YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle alinmasi gereken 59,30.TL karar harcinin, davaci tarafindan dava açilirken pesin olarak yatirilan 85,39.TL harçtan mahsubu ile bakiye 26,09.TL’nin talep halinde davaciya iadesine, 4-Davaci tarafindan sarf edilen yargilama giderlerinin üzerinde birakilmasina, 5-Davalilar tarafindan sarf edilen toplam 27,00.TL yargilama giderinin davacidan alinarak davalilara verilmesine, 6-Davali … A.S. kendisini vekille temsil ettirmis oldugundan Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT’ ne göre hesap ve takdir olunan 4.080,00.TL vekalet ücretinin davacidan alinarak bu davaliya verilmesine, 7-Davali … kendisini vekille temsil ettirmis oldugundan Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT’ ne göre hesap ve takdir olunan 4.080,00.TL vekalet ücretinin davacidan alinarak bu davaliya verilmesine, 8-Artan gider avansi varsa talep halinde yatiran tarafa iadesine,

ISTINAF YÖNÜNDEN: 9-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu geregince istinaf eden tarafindan yatirilan 98,10.TL istinaf kanun yoluna basvurma harcinin hazineye gelir kaydina, 35,90.TL istinaf karar harcinin davaciya iadesine, 10-Davaci tarafindan sarf edilen 98,10.TL istinaf kanun yoluna basvurma harci ile 31,50.TL dosyanin istinafa gidis – dönüs gideri olmak üzere toplam: 129,60.TL’nin davalilardan alinarak davaciya verilmesine, 11-Davaci kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 2. kisim 2. bölüm 17/c maddesine göre takdir olunan 4.080,00.TL vekalet ücretinin davalilardan alinarak davaciya verilmesine, 12-Artan gider avansi varsa talep halinde avansi yatiran tarafa iadesine, Hazir olan taraf vekillerinin yüzlerine karsi HMK’nin 362/1-a maddesi uyarinca kesin olarak oy birligi ile verilen karar açikça okunup usulen anlatildi. 08/07/2021.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

legalbank.net