Rüşvet almaya teşebbüs, Orantılılık ilkesi, Lehe hüküm belirlemesi
Rüşvet almaya teşebbüs, Orantılılık ilkesi, Lehe hüküm belirlemesi
T.C.
YARGITAY
5. CEZA DAIRESI
E. 2017/1430
K. 2021/1517
T. 31.3.2021
RÜSVET ALMAYA TESEBBÜS ( Rüsvete Konu Paranin Kamu Görevlisi Olan Sanigin Görevinin Gereklerine Aykiri Olan Bir Isi Yapmasi Için Istenip Istenmedigi Hususunun Hiçbir Duraksamaya Yer Vermeyecek Sekilde Belirlenmesi ve Buna Bagli Olarak Suç Niteliginin Tayini Bakimindan Vergi Inceleme Raporu Sonrasi Sirket Hakkinda Ceza Kesilip Kesilmedigi Kesilmis Ise Itiraz Ya da Diger Yasal Yollara Basvurulup Vurulmadigi ve Bu Basvurularin Ne Sekilde Neticelendigi Hususlarinin Arastirilarak Ilgili Evraklarin Onayli Örneklerinin de Bu Dosya Içine Alinmasindan Sonra Hukuki Durumunun Tayini Gerektigi )
ORANTILILIK ( Rüsvet Almaya Tesebbüs – Dosyaya Yansiyan Bilgi ve Kanitlar Birlikte ve Isabetle Degerlendirilip Denetime Olanak Verecek Sekilde ve Somut Gerekçeler de Gösterilmek Suretiyle Ilgili Kanun Maddesindeki Cezanin Alt ve Üst Sinirlari Arasinda Takdir Hakkinin Kullanilmasi Temel Cezanin Hak ve Nesafete Uygun Bir Sekilde Tayin Edilmesi Gerekirken Belirtilen Ilkelere ve TCK’nin 3/1. Maddesindeki Orantililik Ilkesine Aykiri Olarak Sanik Hakkinda Temel Cezanin Alt Sinirdan Fazlaca Uzaklasilarak Belirlenmesi Suretiyle Fazla Ceza Tayin Edildigi )
LEHE HÜKÜM BELIRLEMESI ( Rüsvet Almaya Tesebbüs – TCK Rüsveti Düzenleyen 252. Maddesinin 05.07.2012 Tarihinde Yürürlüge Giren 6352 S.K. 87. Maddesiyle Degisik 4. Fikrasinda Bu Suç Için Özel Tesebbüs Hükmünün Düzenlendigi ve Suç Tarihinin de Yasa Degisikliginden Önce Oldugu Gözetilerek Özel ve Genel Tesebbüs Hükümlerine Göre Ayri Ayri Uygulama Yapilip Uygulanacak Indirim Oranina Iliskin Gerekçelerin Karar Yerinde Tartisilarak Lehe Olan Hükmün Buna Göre Belirlenmesi Gerektigi )
5237/m.3,61,252,257
ÖZET : Sanik hakkinda rüsvet almaya tesebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarinin incelenmesinde;
1-Rüsvete konu paranin kamu görevlisi olan sanigin görevinin gereklerine aykiri olan bir isi yapmasi için istenip istenmedigi hususunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek sekilde belirlenmesi ve buna bagli olarak suç niteliginin tayini bakimindan, mahkemece yazilan müzekkere sonrasi gönderilen yazi ekindeki vergi inceleme raporunda Baskirlar sirketinin 2009 yilina iliskin bir kisim usulsüzlüklerinin tespit edildiginin, bu nedenle ceza kesilmesi kanaat ve sonucuna varildiginin bildirilmesi karsisinda, anilan rapor sonrasi sirket hakkinda ceza kesilip kesilmedigi, kesilmis ise itiraz ya da diger yasal yollara basvurulup vurulmadigi ve bu basvurularin ne sekilde neticelendigi hususlarinin arastirilarak ilgili evraklarin onayli örneklerinin de bu dosya içine alinmasindan sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerektigi gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulmasi,
2- TCK 61. maddesi uyarinca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fikrasinda yedi bent halinde sayilan hususlarla ayni Kanun’un 3. maddesinin 1. fikrasindaki Suç isleyen kisi hakkinda islenen fiilin agirligiyla orantili ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur seklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansiyan bilgi ve kanitlar birlikte ve isabetle degerlendirilip, denetime olanak verecek sekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanin alt ve üst sinirlari arasinda takdir hakkinin kullanilmasi, temel cezanin hak ve nesafete uygun bir sekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve 5237 Sayili TCK’nin 3/1. maddesindeki orantililik ilkesine aykiri olarak, sanik hakkinda temel cezanin alt sinirdan fazlaca uzaklasilarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
3-5237 Sayili TCK’nin rüsveti düzenleyen 252. maddesinin 05/07/2012 tarihinde yürürlüge giren 6352 Sayili Kanun’un 87. maddesiyle degisik 4. fikrasinda bu suç için özel tesebbüs hükmünün düzenlendigi ve suç tarihinin de yasa degisikliginden önce oldugu gözetilerek, özel ve genel tesebbüs hükümlerine göre ayri ayri uygulama yapilip uygulanacak indirim oranina iliskin gerekçelerin karar yerinde tartisilarak lehe olan hükmün buna göre belirlenmesi gerektiginin gözetilmemesi, bozmayi gerektirmistir.
DAVA : Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanik müdafin ayri ayri hükmedilen sonuç ceza miktarlari itibariyla kosullari bulunmayan durusmali inceleme isteminin 5320 Sayili Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 318. maddesi uyarinca reddiyle, incelemenin durusmasiz yapilmasina karar verildikten sonra geregi düsünüldü:
KARAR : Sanik hakkinda icbar suretiyle irtikaba tesebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 Sayili Resmi Gazete’de yayimlanarak yürürlüge giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Sayili TCK’nin 53. maddesiyle ilgili iptal Kararinin infaz asamasinda nazara alinmasi mümkün görülmüstür.
Delillerle iddia ve savunma, yapilan yargilama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmis, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarina uygun sekilde tavsif ve tatbikati yapilmis bulundugundan yerinde görülmeyen sanik müdafin temyiz itirazlarinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanik hakkinda rüsvet almaya tesebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarinin incelenmesinde ise;
Yapilan yargilamaya, toplanip karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin sorusturma sonuçlarina uygun olarak olusan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içerigine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarinin reddine,
Ancak;
Suç tarihinde vergi müfettisi olan sanigin Baskirlar Ltd. Sti. hakkinda inceleme yaptigi sirada sirket islemlerinde usulsüzlük oldugunu tespit ettigi ve görevi geregi yasal islem yapmasi gerektigi halde …’a 10.000 TL karsiliginda ceza yazilmayacagini söyleyerek menfaat temin etmeye çalistigi iddia ve kabul olunan dava konusu somut olayda; 5237 Sayili TCK’nin 6352 Sayili Kanun degisikligi öncesinde rüsveti tanimlayan 252/3. maddesinde rüsvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykiri olarak bir isi yapmasi veya yapmamasi için kisiyle vardigi anlasma çerçevesinde bir yarar saglamasidir denilerek sadece nitelikli rüsvete yer verildigi, kamu görevlisinin yapmasi gereken isi yapmasi ya da yapmamasi gereken isi yapmamasi için yarar saglanmasinin veya kisilerin bu sekildeki is için kamu görevlisine çikar temin etmelerinin rüsvet tanimindan çikarildigi, bu eylemlerin TCK’nin 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çikar saglama suçu kapsaminda degerlendirildigi gözetilmek suretiyle, rüsvete konu paranin kamu görevlisi olan sanigin görevinin gereklerine aykiri olan bir isi yapmasi için istenip istenmedigi hususunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek sekilde belirlenmesi ve buna bagli olarak suç niteliginin tayini bakimindan, mahkemece yazilan müzekkere sonrasi Hatay Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Baskanliginca gönderilen 21/02/2013 tarihli ve 564 Sayili yazi ekindeki vergi inceleme raporunda Baskirlar sirketinin 2009 yilina iliskin bir kisim usulsüzlüklerinin tespit edildiginin, bu nedenle ceza kesilmesi kanaat ve sonucuna varildiginin bildirilmesi karsisinda, anilan rapor sonrasi sirket hakkinda ceza kesilip kesilmedigi, kesilmis ise itiraz ya da diger yasal yollara basvurulup vurulmadigi ve bu basvurularin ne sekilde neticelendigi hususlarinin arastirilarak ilgili evraklarin onayli örneklerinin de bu dosya içine alinmasindan sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerektigi gözetilmeden, eksik incelemeyle yazili sekilde hüküm kurulmasi,
Kabule göre de;
5237 Sayili TCK’nin 61. maddesi uyarinca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fikrasinda yedi bent halinde sayilan hususlarla ayni Kanun’un 3. maddesinin 1. fikrasindaki Suç isleyen kisi hakkinda islenen fiilin agirligiyla orantili ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur seklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansiyan bilgi ve kanitlar birlikte ve isabetle degerlendirilip, denetime olanak verecek sekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanin alt ve üst sinirlari arasinda takdir hakkinin kullanilmasi, temel cezanin hak ve nesafete uygun bir sekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve 5237 Sayili TCK’nin 3/1. maddesindeki orantililik ilkesine aykiri olarak, sanik hakkinda temel cezanin alt sinirdan fazlaca uzaklasilarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
5237 Sayili TCK’nin rüsveti düzenleyen 252. maddesinin 05/07/2012 tarihinde yürürlüge giren 6352 Sayili Kanun’un 87. maddesiyle degisik 4. fikrasinda bu suç için özel tesebbüs hükmünün düzenlendigi ve suç tarihinin de yasa degisikliginden önce oldugu gözetilerek, özel ve genel tesebbüs hükümlerine göre ayri ayri uygulama yapilip uygulanacak indirim oranina iliskin gerekçelerin karar yerinde tartisilarak lehe olan hükmün buna göre belirlenmesi gerektiginin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Sayili iptal Kararinin Resmi Gazete’nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 Sayili nüshasinda yayimlanarak yürürlüge girmis olmasi nedeniyle TCK’nin 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden degerlendirme yapilmasinda zorunluluk bulunmasi,
SONUÇ : Kanuna aykiri, sanik müdafin temyiz itirazlari bu itibarla yerinde görülmüs oldugundan sanigin kazanilmis hakki sakli kalmak kaydiyla hükmün 5320 Sayili Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarinca BOZULMASINA, 31.03.2021 tarihinde oybirligiyle karar verildi.
kazanci.com.tr
