Reşit olmayan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişilere ceza verilmesinin Anayasaya aykırı olmadığı

Reşit olmayan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişilere ceza verilmesinin Anayasaya aykırı olmadığı

vioft2nnt8|2000BDFC6638|yunusbirbilen|tbl_sayfa|metin|0xfdffa209010000005c02000001000100

Anayasa Mahkemesi 18/3/2021 tarihinde E.2020/82 numarali dosyada, 5237 sayili Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinin (1) numarali fikrasinin Anayasa’ya aykiri olmadigina ve itirazin reddine karar vermistir.

Itiraz Konusu Kural

Itiraz konusu kuralla cebir, tehdit ve hile olmaksizin on bes yasini bitirmis çocukla cinsel iliskide bulunan kisinin sikâyet üzerine iki yildan bes yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilacagi öngörülmüstür.

Basvuru Gerekçesi

Basvuru kararinda özetle; resit olmayanla cinsel iliski suçunun Kanun’da yer alan ve takibi sikâyete bagli olan diger suçlardan farkli bir nitelikte oldugu, 15-18 yas araligindaki çocuklarin cebir, tehdit ve hile olmaksizin gerçeklestirdikleri cinsel iliskinin suça vücut vermesinin uluslararasi sözlesmelerle çelistigi belirtilerek kuralin Anayasa’ya aykiri oldugu ileri sürülmüstür.

Mahkemenin Degerlendirmesi

Kurallar, Anayasa’nin 13., 20. ve 38. maddeleri yönünden incelenmistir.

Anayasa’nin 20. maddesinin birinci fikrasinda herkesin özel hayatina saygi gösterilmesini isteme hakkina sahip oldugu, özel hayatin ve aile hayatinin gizliligine dokunulamayacagi belirtilmistir. Mahremiyet alaninda cereyan eden cinsel içerikli eylem ve davranislar özel hayata saygi hakki kapsamindadir.

Itiraz konusu kural resit olmayanla cinsel iliski fiilini suç olarak düzenleyip bunu cezalandirmak suretiyle özel hayata saygi hakkina sinirlama getirmektedir. Anayasa’nin 13. maddesine göre özel hayata saygi hakkina getirilen sinirlamanin kanunla yapilmasi, Anayasa’da öngörülen sinirlama sebebine, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olmasi gerekir.

Anayasa’nin 38. maddesinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesi Anayasa’nin 13. maddesinde ifade edilen temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sinirlanabilecegine iliskin kuralin suç ve cezalar yönünden özel düzenlemesi niteligindedir.

Resit olmayanla cinsel iliski suçunun tüm unsurlari kuralin yer aldigi madde kapsaminda açikça belirlendiginden kuralin belirsizliginden ve öngörülemezliginden söz edilemez. Bu yönüyle kural gerek Anayasa’nin 13. maddesi gerekse 38. maddesi kapsaminda kanunilik sartini karsilamaktadir.

Öte yandan hiç kuskusuz her kuralda oldugu gibi itiraz konusu kuralin da uygulanmasi ile ilgili bazi uygulama sorunlari çikabilir. Kuralin lafzi ile amaci birlikte yorumlanarak ve ceza hukukunun genel kabul görmüs ilkeleri gözönünde bulundurularak çözülebilecek sorunlarin uygulamaya iliskin oldugu açiktir. Bu nedenle de kuraldan ziyade kuralin yorumlanmasi ile ilgili olarak çikabilecek sorunlar anayasallik denetiminin konusu disinda kalmaktadir.

Anayasa’nin 20. maddesinin ikinci fikrasinda özel hayata saygi hakkina çesitli sebeplerden sinirlamalar getirilebilecegi belirtilmistir. Bu sebepler, 20. madde baglaminda itiraz konusu kural yönünden mesru bir sinirlama nedeni olarak kabul edilemez. Bununla birlikte bu hakkin Anayasa’nin diger maddelerinde devlete bir görev olarak yüklenen ödevler nedeniyle sinirlandirilmasi mümkündür

Anayasa’nin 41. maddesinde “Devlet, her türlü istismara ve siddete karsi çocuklari koruyucu tedbirleri alir.” denilmistir. Itiraz konusu kuralin belirli bir yas araliginda bulunan çocuklara karsi gerçeklestirilen cinsel fiillerin cezalandirilmasi suretiyle anilan madde kapsaminda çocuklarin korunmasi amaciyla öngörüldügü anlasilmaktadir. Bu yönüyle kuralin anayasal anlamda mesru bir amacinin bulundugu açiktir.

On bes yasini doldurmus çocuklar cinsel farkindalik dönemine girmekle birlikte henüz kisiliklerinin yeterince gelismemis olmasi nedeniyle cinsel iliskiye girmenin sonuçlarini tam manasiyla kavrayacak sorumluluk duygusuna sahip olamayabileceklerdir. Bu baglamda çocuklarin etkin bir sekilde korunmasi amaciyla getirilen itiraz konusu kural demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyaci karsilamaya yöneliktir. Diger yandan resit olmayanlarla cinsel iliskiye girilmesinin sikâyet hâlinde ceza yaptirimina tabi tutulmasi, çocuklarin cinsel dokunulmazliklarinin korunmasi ve gelisimlerinin olumsuz etkilerden muhafaza edilmesi amacina ulasilmasi bakimindan elverisli ve gereklidir.

Kural söz konusu fiilin sorusturulmasini sikâyete baglamistir. Suçun takibinin sikâyete bagli oldugu, suç için öngörülen yaptirimin niteligi ve agirligi, verilen hüküm aleyhine kanun yollarina basvurulmasinin mümkün oldugu gözetildiginde kuralin öngördügü sinirlamanin orantililik ilkesiyle çelismedigi ve ölçülü oldugu sonucuna ulasilmistir.

Anayasa Mahkemesi açiklanan gerekçelerle kuralin Anayasa’ya aykiri olmadigina ve itirazin reddine karar vermistir.