Estetik Ameliyatlarda Doktor, Hastanın istediği sonucu garanti etmek zorundadır.

Estetik Ameliyatlarda Doktor, Hastanın istediği sonucu garanti etmek zorundadır.

vioft2nnt8|2000BDFC6638|yunusbirbilen|tbl_sayfa|metin|0xfdff07fa00000000f300000001000d00

Estetik ameliyat olan hastanin, ameliyat sonucunda istedigi sonucun olusmamasi. Estetik ameliyat geçiren hastanin sonuçtan memnun olmamasi. Estetik ameliyat sonucunda ameliyati yapan doktor ve hastaneye açilan dava hakkinda Yargitay Karari.

Taraflar arasinda davaciya estetik müdahalelerde bulunulmasi kararlastirilmistir. Eser sözlesmesini düzenleyen TBK’nin 355. maddesi uyarinca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi, is sahibinin edimi ise, karsiliginda bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözlesmesinin niteligi geregi yüklenici sonucu garanti etmek zorundadir.

T.C.

Yargitay

15. Hukuk Dairesi        

2019/2716 E.  ,  2019/3692 K.

Içtihat Metni

Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Ilk Derece Mahkemesi :Tüketici Mahkemesi

Yukarida tarih ve numarasi yazili olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararin temyizen tetkiki davaci vekili tarafindan istenmis ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildigi anlasilmis olmakla dosyadaki kagitlar okundu geregi konusulup düsünüldü:

MAHKEME K A R A RI 

Dava, eser sözlesmesi niteliginde estetik amaçli tibbi müdahaleden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanin reddine dair verilen hüküm davaci vekilince temyiz olunmustur.

Davaci vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin küçük yasta geçirdigi kaza sebebiyle burun kemigi kirildigini, ameliyat oldugunu, davali sirkete ait 20.06.2012 tarihinde bu hastanede çalisan doktor tarafindan ameliyat edildigini, davali doktorun hem nefes alma güçlügünün geçecegini, hem de sekil bozuklugunun düzelecegi konusunda müvekkiline garanti verdigini, ameliyat sonrasinda müvekkilinin burnunun düzelmedigini, aksine hem burnundan nefes almasinin daha da kötü ve çirkin bir hale geldigini, burnun sol tarafinin içine çöktügünü, davali doktorun yaptigi ameliyattan sonra sikayetlerinin daha da arttigini, müvekkilinin 09.10.2015 tarihinde yeniden ameliyat olmak zorunda kaldigini, ameliyat için 14.000,00 TL ödemek zorunda kaldigini, kötü günler geçirdigini, manevi çöküntüye maruz kaldigini belirterek 14.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatin haksiz fiil tarihinden itibaren isleyecek yasal faizi ile birlikte davalilardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmistir.

Davali vekili; davaciya ameliyat sonuçlariyla ilgili olarak, sonucun iyi olmasi için gerekli her seyin yapilacagi disinda hiçbir garanti verilmedigini, bu tür sorunlarin olabileceginin yazili ve sözlü olarak anlatildigi ve yazili onayinin alindigini, davacinin ilk sorunlar ortaya çiktiginda davaliya basvurmasi gerektigini, bunun yaninda davacinin ikinci ameliyat için ödedigi ücretin içinde baska ameliyatin da oldugunu, istedigi tazminat miktarinin fahis oldugunu belirterek davanin reddini savunmustur.

Mahkemece alinan bilirkisi raporlari dogrultusunda, davalilara izafe edilecek kusur bulunmadigi anlasildigindan davanin reddine karar verilmis, davacinin istinaf basvurusu üzerine…Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce yapilan incelemede; davacinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmistir.

Taraflar arasinda sözlesmenin kuruldugu tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayili Borçlar Kanunu’nun 355. ve devami maddelerinde düzenlenen eser sözlesmesi bulundugu uyusmazlik konusu degildir. Taraflar arasinda davaciya estetik müdahalelerde bulunulmasi kararlastirilmistir. Eser sözlesmesini düzenleyen TBK’nin 355. maddesi uyarinca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi, is sahibinin edimi ise, karsiliginda bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözlesmesinin niteligi geregi yüklenici sonucu garanti etmektedir. Komplikasyonlarda ise aydinlatma yükümlülügü ve komplikasyon yönetiminin dogru yapilmasi yine yüklenicinin (hekimin) sorumlulugundadir.

Diger yandan, 04.04.1997 tarihinde imzalanan ve 09.12.2003 tarihinde 25311 sayili Resmi Gazete‘de yayimlanip yürürlüge giren ve iç hukukumuzun bir parçasi haline gelen AVRUPA BIYOTIP SÖZLESMESI 16.03.2004 tarihinde onaylanmis olup, sözlesmenin Meslek Kurallarina Uyma baslikli 4. maddesinde, arastirma dahil, saglik alaninda herhangi bir müdahalenin ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapilmasi gerekir. düzenlemesi karsisinda, davaciya hastane ortaminda tibbi müdahalede bulunulduguna göre bu sözlesme hükümleri de esas alinarak uyusmazligin çözümü zorunludur. Sözlesmenin 4. maddesinde kastedilen standardin da, tibbi standart oldugu tartismasiz olup, tibbi standartlara aykirilik teshis ya da tedavi asamasinda ya da müdahale sonrasindaki süreçte noksanlik ya da yanlislik seklinde gerçeklesebilir. “Tibbi Standart” hekimin tedavinin amacina ulasmasi için gerekli olan ve denenerek ispatlanmis bulunan, hekim tecrübesi ve doga bilimlerinin o anki ulastigi düzeyi ifade etmekte olup, denenmis ve bilinen temel meslek kurallaridir. Sözlesmenin eser niteligindeki “estetik müdahalelerde” de uygulanacaginin kabulü zorunludur.

Davaci, burun estetigi gayesiyle yani estetik amaçla davaliya basvurmus olduguna göre, estetik ameliyat yapilmak suretiyle istenilen ve kararlastirilan amaca uygun güzel bir görünüm saglanmasinin taraflar arasindaki eser sözlesmesinin konusu oldugu açiktir. Burada sözlesme yapilmasinin nedeni belli bir sonucun ortaya çikmasidir. Eser yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfi ile gerçeklesen sonuç olup, yüklenici eseri is sahibinin yararina olacak sekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülügü altindadir.

Somut olayda ise; dosya kapsamina göre davali tarafindan yapilan operasyondan sonra olusan ve giderilemeyen sekil bozuklugunun baska bir uzman tarafindan giderildigi anlasilmaktadir. Davali savunmasinda davaciyi ikinci operasyon için çagirdiklarini ancak gelmedigini açiklamistir. Davalinin edimi Borçlar Kanunu’nda düzenlenen eser sözlesmesi hükümlerine göre sonuç taahhüdünü içermekte olup bu taahhüdün ilk operasyonda yerine getirilmedigi anlasilmaktadir. Güveni sarsilmis olan davacinin ikinci operasyon için davaliya gitmesi beklenemeyeceginden davacinin burun ile ilgili estetik operasyon için yaptigi masrafin yeni bir bilirkisi heyetinden alinacak rapor ile hesaplattirilip ayrica manevi tazminat talebi yönünden de degerlendirme yapilarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi dogru olmamistir.

SONUÇ: Yukarida açiklanan nedenlerle davacinin temyiz itirazlarinin kabulü ile…Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin istinaf basvurusunun esastan reddi karari kaldirilarak ilk derece mahkemesi hükmünün davaci yararina BOZULMASINA, 6100 sayili HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanin ilk derece mahkemesine, karardan bir örnegin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 30.09.2019 gününde kesin olmak üzere oybirligiyle karar verildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

hukukihaber.net