Anonim şirketlerde ortakların Üst düzey yönetici ve yetkili olmadıkları sürece Prim borçlarından sorumlu değildir
Anonim şirketlerde ortakların Üst düzey yönetici ve yetkili olmadıkları sürece Prim borçlarından sorumlu değildir
Sirketin 21.03.2002 Tarihli Genel Kurul Toplantisinda Davacinin 3 Yil Süre Için Yönetim Kurulu Baskan Vekili Olarak Seçildigi ve 09.05.2005 Tarihli Genel Kurul Toplantisinda Ise Yeniden Yönetim Kuruluna Seçilmedigi ,Davacinin Uyusmazlik Konusu Olan Prim Borçlarinin Tahakkuk Ettigi Tarihte Anonim Sirketin Üst Düzey Yöneticisi veya Yetkilisi Olmadiginin Anlasildigi/Borçlardan Sorumlulugunun Bulunmadigina dair karar.
T.C
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2016/10-2071
K. 2020/405
T. 16.6.2020
ÖDEME EMRININ IPTALI ISTEMI ( Sirketin 21.03.2002 Tarihli Genel Kurul Toplantisinda Davacinin 3 Yil Süre Için Yönetim Kurulu Baskan Vekili Olarak Seçildigi ve 09.05.2005 Tarihli Genel Kurul Toplantisinda Ise Yeniden Yönetim Kuruluna Seçilmedigi – Davacinin Uyusmazlik Konusu Olan Prim Borçlarinin Tahakkuk Ettigi Tarihte Anonim Sirketin Üst Düzey Yöneticisi veya Yetkilisi Olmadiginin Anlasildigi/Borçlardan Sorumlulugunun Bulunmadigi )
DAVACININ ANONIM SIRKETIN ÜST DÜZEY YÖNETICISI VEYA YETKILISI OLMAMASI ( Ödeme Emrinin Iptali Istemi – Sirketin 21.03.2002 Tarihli Genel Kurul Toplantisinda Davacinin 3 Yil Süre Için Yönetim Kurulu Baskan Vekili Olarak Seçildigi ve 09.05.2005 Tarihli Genel Kurul Toplantisinda Ise Yeniden Yönetim Kuruluna Seçilmedigi/Davacinin Uyusmazlik Konusu Olan Prim Borçlarinin Tahakkuk Ettigi Tarihte Anonim Sirketin Üst Düzey Yöneticisi veya Yetkilisi Olmadiginin Anlasildigi )
ANONIM SIRKETLERDE ORTAKLARIN PRIM BORÇLARINDAN DOLAYI ÜST DÜZEY YÖNETICI VE YETKILI OLMADIKLARI SÜRECE SORUMLULUKLARI OLMADIGI ( Davacinin Yönetim Kurulu Üyeliginin Devam Etmedigi ve Üst Düzey Yönetici veya Yetkili Sifati Olmadigi da Dikkate Alindiginda Anonim Sirketin Ortagi Olarak Dava Konusu Prim Borçlarindan Sorumlulugunun Bulunmadigi – Direnme Kararinin Yerinde Oldugu Ancak Davaci Vekilinin Yargilama Giderlerine Iliskin Temyiz Itirazlarinin Incelenmesi Için Dosyanin Özel Daireye Gönderilecegi )
506/m. 80
5510/m. 88
6183/m. 35
ÖZET : Dava, ödeme emrinin iptali istemine iliskindir. Davaya konu ödeme emrinde dava disi sirketin isyerine iliskin belirtilen prim borçlari ödenmesinin talep edildigi, yerel mahkeme ile Özel Daire arasindaki uyusmazligin davacinin 2008 yilinin 3 ile 10. aylari arasindaki prim borçlarindan anonim sirket ortagi olarak sorumlu olup olmadigi noktasinda toplandigi, sirketin 21.03.2002 tarihli genel kurul toplantisinda davacinin 3 yil süre için yönetim kurulu baskan vekili olarak seçildigi, 09.05.2005 tarihli genel kurul toplantisinda ise yeniden yönetim kuruluna seçilmedigi, davacinin uyusmazlik konusu olan prim borçlarinin tahakkuk ettigi tarihte anonim sirketin üst düzey yöneticisi veya yetkilisi olmadigi anlasilmaktadir.
Anonim sirketlerde ortaklarin prim borçlarindan dolayi üst düzey yönetici ve yetkili olmadiklari sürece sorumluluklari yoktur. Davacinin yönetim kurulu üyeliginin devam etmedigi ve üst düzey yönetici veya yetkili sifati olmadigi da dikkate alindiginda anonim sirketin ortagi olarak dava konusu prim borçlarindan sorumlulugu bulunmamaktadir.
Açiklanan nedenlerle, direnme karari yerindedir ancak davaci vekilinin yargilama giderlerine iliskin temyiz itirazlarinin incelenmesi için dosyanin Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
DAVA : 1. Taraflar arasindaki ödeme emrinin iptali davasindan dolayi yapilan yargilama sonunda, Bursa 5. Is Mahkemesince verilen davanin kismen kabulüne iliskin karar davali … vekili tarafindan temyiz edilmesi üzerine Yargitay 10. Hukuk Dairesince yapilan inceleme sonunda bozulmus, Mahkemece Özel Daire bozma kararina karsi direnilmistir.
2. Direnme karari taraf vekilleri tarafindan temyiz edilmistir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararinin verildigi tarih itibariyle 6100 Sayili Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 Sayili Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 Sayili Kanun’la degisikligi öncesi hâliyle 438. maddesinin 2. fikrasi geregince direnme kararlarinin temyiz incelemesinde durusma yapilamayacagindan davaci vekilinin durusma isteginin reddine karar verildikten sonra geregi görüsüldü:
KARAR : I. YARGILAMA SÜRECI
Davaci Istemi:
4. Davaci vekili 20.06.2011 tarihli dava dilekçesinde; davali Kurum tarafindan müvekkiline dava disi … Gida Sanayi ve Ticaret A.S.’nin üst düzey yöneticisi oldugu gerekçesiyle 2004 yilinin 4 ile 11. aylari ve 2008 yilinin 3 ile 10. aylarina ait prim borçlarinin ödenmesi için 2009/10910 takip numarali ödeme emrinin gönderildigini, müvekkilinin 21.03.2002 tarihinde yapilan olagan genel kurul toplantisinda üç yil için yönetim kurulu üyeligine (baskan vekilligine) seçildigini, görev süresinin dolmasini müteakiben 09.05.2005 tarihinde yapilan olagan genel kurul toplantisinda yeniden yönetim kuruluna seçilmedigini, 506 Sayili Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 80. maddesine göre sadece yönetim kurulu üyesi olmanin sorumluluk için yeterli olmadigini, müvekkilinin tahakkuk ve tediye yetkisinin olmadigini, her ne kadar 5510 Sayili Sosyal Sigortalar ve Genel Saglik Sigortasi Kanunu’nun 102 (88). maddesiyle üst düzey yönetici kavrami getirilmis ise de dava konusu ödeme emri tarihinde (prim borçlarinin tahakkuk ettigi tarihte) bu hükmün yürürlükte olmadigini, müvekkilinin üst düzey yönetici olarak kabulü hâlinde ise yönetim kurulu üyeligi görevi sona erdigi tarihten sonra tahakkuk eden prim borçlarindan sorumlulugunun bulunmadigini, ayrica prim borçlarinin da zamanasimina ugradigini ileri sürerek ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmistir.
Davali Cevabi:
5. Davali vekili 05.10.2011 tarihli cevap dilekçesinde; …. Gida Sanayi ve Ticaret A.S.’nin ödenmeyen prim borçlarindan dolayi yapilan takipte sirkete 24.01.2009 tarihinde ödeme emri gönderildigini, ancak sirketin adresinden ayrilmasi sebebiyle tebligatin iade oldugunu, 506 Sayili Kanun’un 80. maddesiyle 5510 Sayili Kanun’un 01.07.2008 tarihinde yürürlüge giren 88. maddesi geregince hakli bir neden olmaksizin ödenmeyen prim borcu sebebiyle isveren sirket ile birlikte müsterek ve müteselsil sorumlulugu bulunan yönetim kurulu baskan vekili olan davaciya dava konusu ödeme emrinin gönderildigini, zamanasimi iddiasinin da yersiz oldugunu savunarak davanin reddi ile Kurum alacaginin %10 zamla tahsiline karar verilmesini istemistir.
Mahkeme Karari:
6. Bursa 5. Is Mahkemesi’nin 18.02.2013 tarihli ve 2011/421 E., 2013/56 K. sayili karari ile; davaciya ödeme emrinin 15.06.2011 tarihinde teblig edildigi ve davanin 20.06.2011 tarihinde 7 günlük hak düsürücü süre içinde açildigi, 2009/10910 numarali takip dosyasindan teblig edilen ödeme emrine konu prim borçlarinin tahakkuk ettigi ve ödenmesi gereken tarihlerde yürürlükte bulunan 506 Sayili Kanun’un 80. maddesi tüzel kisilige haiz isverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerinin ödenmeyen prim borcundan dolayi kuruma karsi isverenleri ile birlikte müstereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarini öngördügü, 5510 Sayili Kanun’un 01.07.2008 tarihine yürürlüge giren primlerin ödenmesini düzenleyen 88. maddesinin de Kurumun sigorta primleri ve diger alacaklari hakli bir sebep olmaksizin bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise tüzel kisilige haiz isverenlerin sirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin kuruma karsi isverenleri ile birlikte müstereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarini düzenledigi, davacinin ödeme emrine konu borçtan üst düzey yönetici sifati ile sorumlu oldugu 2004 yili 4, 5, 6, 7, 10 ve 11. aylara iliskin kismindan 4, 5, 6. aylara ait prim ve gecike zammi alacaklari yönünden 5 yillik zamanasimi süresinin doldugu, davacinin ödeme emrine konu prim ve gecikme zammi borcundan üst düzey yönetici sifatini tasidigi ve zamanasimina ugramayan 2004 yili 7, 10 ve 11. aylara iliskin kismindan sorumlu oldugu gerekçesiyle davanin kismen kabulüyle davaci hakkinda yürütülen 2009/10910 takip numarali ödeme emrinin kismen iptali ile 2004 yili 7, 10 ve 11. aylarina iliskin 23.270,16TL prim asli, 39.874,28TL gecikme zammi olmak üzere toplam 63.144,44TL’lik bölümden sorumlu olduguna ve takibin bu miktar üzerinden devamina, diger kisimlar yönünden takibin iptaline karar verilmistir.
Özel Daire Bozma Karari:
7. Bursa 5. Is Mahkemesi kararina karsi süresi içinde davali … vekili temyiz isteminde bulunmustur.
8. Yargitay 10. Hukuk Dairesince 12.02.2014 tarihli ve 2013/8741 E., 2014/2382 K. sayili karari ile;
…Tüzel kisi isverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarindan sorumlulugu 6183 Sayili Kanun’un 35, mükerrer 35 ve 506 Sayili Kanun’un 80. ve 5510 Sayili Kanun’un 88. maddesinde düzenlenmistir. 506 Sayili Kanun’un 80. maddesi hükmüne göre; tüzel kisiligi haiz isverenlerin, temsil ve ilzama yetkili üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri hakli bir sebep olmaksizin ödenmeyen prim, sosyal yardim zammi ve ferilerinden dolayi Kuruma karsi isveren ile birlikte müteselsilen sorumludurlar. 5510 Sayili Kanun’un 88/2 maddesi de ufak farklar disinda, anilan maddeye paralel düzenleme getirmis olup, Kurumun sigorta primleri ve diger alacaklari hakli bir sebep olmaksizin bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kisiligi haiz diger isverenlerin sirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karsi isverenleri ile birlikte müstereken ve müteselsilen sorumludur. hükmünü öngörmüstür.
6183 Sayili Kanun’un mükerrer 35. maddesine göre; amme alacaklari ve bu baglamda davali Kurumun isveren tüzel kisilerden prim ve diger alacaklarinin, tüzel kisinin mal varligindan kismen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceginin anlasilmasi hâlinde kanuni temsilciler mal varliklariyla sorumludurlar. Her iki düzenlemede de sadece ortak olmak yeterli olmayip, prim alacaginin tahakkuk ettigi ve ödenmesi gereken dönemde, üst düzey yönetici, ya da, kanuni temsilci sifatiyla isveren tüzel kisiligi temsil ve ilzama yetkili bulunmasi gerekir. 6183 Sayili Kanun’un 35. maddesinde ise; limited sirket ortaklarinin kamu alacaklarindan sorumlulugu düzenlenmis, sirketten tamamen veya kismen tahsil edilemeyen, ya da, tahsil edilemeyeceginin anlasilmasi kosuluyla;sirket ortaklarinin,sermaye hisseleri oraninda sorumlu olacagi öngörülmüstür.
Davaci, sirketin 2004 Nisan ile 2008 Ekim arasi dönemdeki prim borçlarinin tahsili amaciyla baslatilan icra takibi kapsaminda kendisine gönderilen ödeme emrinin iptalini istemistir. Mahkemece, ödeme emrinin 2004/4.- 6. aylara iliskin kisminin zamanasimi nedeniyle, 2008/3.- 10. aylar arasinin üst düzey yönetici olmadigi gerekçesiyle iptaline, 2004/ 7.- 11. aylar açisindan da borçtan sorumlu olduguna karar verilmistir. Mahkemenin zamanasimi nedeniyle iptali iliskin kararinda isabetsizlik bulunmamaktadir.
Ancak, 506 Sayili Kanun’un 80, 5510 Sayili kanunun 88. maddesi, 6183 Sayili mükerrer 35. maddesi geregi davacinin sirket ortagi olmasinin yeterli oldugu göz önüne alindiginda, hissesi arastirilarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazili sekilde karar verilmis olmasi, usul ve yasaya aykiri olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davali Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlari kabul edilmeli ve hüküm bozulmalidir … gerekçesi ile karar bozulmustur.
Direnme Karari:
9. Bursa 5. Is Mahkemesi’nin 13.07.2015 tarihli ve 2014/725 E., 2015/541 K. sayili karari ile; tüzel kisilerden sadece limited sirket ortaklarinin 6183 Sayili Kanun’un 35. maddesi geregince kamu alacaklarindan hisseleri oraninda sorumlu tutuldugu, ancak davaya konu ödeme emrinde isverenin … Gida Sanayi ve Ticaret Anonim Sirketi oldugu, anonim sirket ortaklarinin tüzel kisinin prim borcundan dolayi sorumlulugunun olmadigi, Özel Daire bozma kararinin ise isverenin limited sirket oldugu varsayimina dayali oldugu gerekçeleriyle direnme karari verilmistir.
Direnme Kararinin Temyizi:
10. Direnme karari süresi içinde taraf vekilleri tarafindan temyiz edilmistir.
II. UYUSMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyusmazlik; davacinin … Gida Sanayi ve Ticaret Anonim Sirketi’nin 21.03.2002 ile 09.05.2005 tarihleri arasinda yönetim kurulu baskan vekili oldugu gözetildiginde, sirketin prim borçlarindan dolayi düzenlenen davaya konu ödeme emrinde 2008 yilinin 3 ile 10. aylari arasindaki prim borçlarindan anonim sirket ortagi olarak sorumlu olup olmadigi, burada varilacak sonuca göre davacinin hissesinin arastirilmasinin gerekip gerekmedigi noktasinda toplanmaktadir.
III. GEREKÇE
12. Türk sosyal sigortalar sistemi, sosyal güvenlik politikalarinin ve sistemlerinin finansmanini agirlikli olarak prim rejimine dayandirmaktadir. Bu nedenledir ki Kurumun sosyal güvenlik politikalarini olusturabilmesi, sosyal güvenlik sistemlerinin islerligini devam ettirebilmesi ve olusan sosyal riskler yönünden gerekli sosyal sigorta yardimlarinin saglanmasi en önemli gelir kaynagi olan sigorta primlerinin zamaninda ve eksiksiz olarak ödenmesine baglidir. Kanun koyucu 5510 Sayili Kanun’un 79. maddesinde “kisa ve uzun vadeli sigortalar ile genel saglik sigortasi için, bu Kanunda öngörülen her türlü ödemeler ile yönetim giderlerini karsilamak üzere Kurum prim almak, ilgililer de prim ödemek zorundadir.” hükmüne yer vererek sosyal güvenlik içerisinde prim ödemenin önemine vurgu yapmistir.
13. Sosyal sigortalara yönelik harcamalar yönünden önemli bir gelir kaynagi olan primlerin ödeme yükümlüsü ise mülga 506 Sayili Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 73 ve 5510 Sayili Kanun’un 87. maddesinde düzenlenmistir. 506 Sayili Kanun’un 73. maddesine göre prim ödeme yükümlüsü isverenlerdir. Keza 5510 Sayili Kanun’un 01.07.2008 tarihinde yürürlüge giren 87. maddesinde de benzer bir düzenlemeye gidilmis ve Kanunun 4. maddesinin 1. fikrasinin (a) ve (c) bentleri ile 5. maddenin (a) bendine tabi olanlar için bunlarin isverenlerinin prim ödeme yükümlüsü oldugu belirtilmistir.
14. Primlerin zamaninda ve düzenli olarak tahsilini saglamak amaciyla isveren ile birlikte sorumlu olanlar yönünden kanun koyucu tarafindan mülga 506 Sayili Kanun’da, 5510 Sayili Kanun’da ve ayni zamanda 6183 Sayili Amme Alacaklarinin Tahsil Usulü Hakkinda Kanun’da bir kisim düzenlemeler getirilmistir.
15. 506 Sayili Kanun’un 80. maddesinde tüzel kisi isverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarindan sorumlulugu da düzenlenmis ve “Sigorta primlerini hakli sebepleri olmaksizin, birinci fikrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluslarin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kisiligi haiz diger isverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karsi, isverenleri ile birlikte müstereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmüne yer verilmistir.
16. 5510 Sayili Kanun’un 01.07.2008 tarihinde yürürlüge giren 88. maddesinde ise Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diger alacaklarinin tahsilinde, 6183 Sayili Amme Alacaklarinin Tahsil Usûlü Hakkinda Kanunun 51 inci, 102. ve 106. maddeleri hariç, diger maddeleri uygulanir. Kurum, 6183 Sayili Kanun’un uygulanmasinda Maliye Bakanligi ile diger kamu kurum ve kuruluslari ve mercilere verilen yetkileri kullanir. Kurumun sigorta primleri ve diger alacaklari hakli bir sebep olmaksizin bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kisiligi haiz diger isverenlerin sirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karsi isverenleri ile birlikte müstereken ve müteselsilen sorumludur. Kurum, kamu idarelerinde isyerinin özelligi nedeniyle primlerin farkli zamanlarda ödeme süresini belirlemeye yetkilidir. Prim alacaklarinin tahsili için muacceliyet tarihinden itibaren en geç bir yil içinde icra yoluna basvurmayan Kurum yetkili personeli hakkinda genel hükümlere göre kovusturma yapilir (Ek fikra: 10/9/2014-6552/52 md.). Sigortalilar ile tüzel kisilerin kasit, kusur, hata veya yaniltici beyanindan kaynaklanmamasi sartiyla, sigortalilarca ödenen prim ve prime iliskin borcun noksan tahakkuk ettirildiginin Kurumca sonradan tespit edilmesi hâlinde tespit edilen fark prime iliskin borç aslina, teblig tarihinden itibaren 89. maddenin ikinci fikrasina göre gecikme cezasi ve gecikme zammi uygulanir. Bu maddenin uygulanmasina iliskin usûl ve esaslar Kurum tarafindan çikarilacak yönetmelikle düzenlenir.” seklinde bir düzenlemeye yer verilmistir.
17. Bu kapsamda, prim alacaginin tahakkuk ettigi ve ödenmesi gereken dönemde, isveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk kosullarinin olusmasi için; isveren kamu kurum ve kurulusu ise kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olmasi; tüzel kisilige haiz diger isyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sifatiyla isveren tüzel kisiligi temsil ve ilzama yetkili bulunmasi gereklidir.
18. 6183 Sayili Kanun’un 35. maddesine göre limited sirket ortaklari, sirketten tamamen veya kismen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyecegi anlasilan amme alacagindan sermaye hisseleri oraninda dogrudan dogruya sorumlu olurlar ve 6183 Sayili Kanun hükümleri geregince takibe tabi tutulurlar.
19. 6183 Sayili Kanun’un kanuni temsilcilerin sorumlulugu baslikli mükerrer 35. maddesinde ise, “Tüzel kisilerle küçüklerin ve kisitlilarin, vakiflar ve cemaatler gibi tüzel kisiligi olmayan tesekküllerin mal varligindan tamamen veya kismen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyecegi anlasilan amme alacaklari, kanuni temsilcilerin ve tüzel kisiligi olmayan tesekkülü idare edenlerin sahsi mal varliklarindan bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir” hükmü yer almaktadir.
20. 6183 Sayili Kanun, 506 Sayili ve 5510 Sayili Kanun’lara göre daha genel bir Kanun durumunda olup, uygulamada da benimsendigi üzere öncelik özel Kanun hükümlerine taninacagindan, özel kanun niteliginde olan 506 Sayili Kanun’un 80. maddesi ve 5510 Sayili Kanun’un 88. maddesi uygulanmaktadir.
21. Kanuni temsilcilerin kim oldugu konusu ise tüzel kisinin türüne göre degismektedir. Limited sirketlerde kanuni temsilciler sirket müdürleri ise de 6183 Sayili Kanun’un 35. maddesinde kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da prim borçlarindan sorumlu tutulmustur. Buna göre limited sirketin mal varligindan tahsil edilemeyen prim borçlari ortaklardan, ortaklik payi oraninda istenebilecektir.
22. Bir sermaye sirketi olan anonim sirketlerin kimler tarafindan idare ve temsil edilecegi dava tarihi itibariyle uygulanmasi gereken 6762 Sayili Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nda düzenlenmis, anilan Kanunun 312. maddesinin 1. fikrasinda anonim sirketlerin, esas mukavelesiyle tayin veya umumi heyetçe seçilmis, en az üç kisiden olusan bir idare meclisinin bulunacagi öngörüldükten sonra; 317. maddesinde anonim sirketin idare meclisi tarafindan idare ve temsil olunacagi belirtilmis; ayni Kanunun 319. maddesinin 1. fikrasinda esas mukavelede idare ve temsil islerinin idare meclisi azalari arasinda taksim edilebileceginin ve bunun yönteminin tespit olunabilecegi ve idare meclisinin en az bir azasina sirketi temsil selahiyeti verilebilecegi; 2. fikrasinda ise esas mukavele ile temsil salâhiyetinin idare islerinin hepsinin veya bazilarinin idare meclisi azasi olan murahhaslara veya pay sahibi olmalari zaruri bulunmayan müdürlere birakilabilmesi konusunda, umumi heyete veya idare meclisine salâhiyet verilebilecegi hükme baglanmistir.
23. Mülga 506 Sayili Kanun, 5510 Sayili Kanun ve 6183 Sayili Kanun’da anonim sirket ortaklarinin sorumlulugu ile ilgili bir düzenlemeye yer verilmediginden anonim sirketin prim borçlarindan dolayi, ortaklarin sahsi sorumluluguna gidilemeyecektir (Balci, M./ Y., H.: Sosyal Sigorta Prim Alacaklarinin Takip ve Tahsili, Ankara, 2014, s. 88).
24. Somut olay incelendiginde; davaya konu ödeme emrinde dava disi … Gida San. ve Tic. A.S.’nin isyerine iliskin 2004 yilinin 4, 5, 6, 7, 10 ve 11. aylari ile 2008 yilinin 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 aylarina ait prim borçlari ödenmesinin talep edildigi, yerel mahkeme ile Özel Daire arasindaki uyusmazligin davacinin 2008 yilinin 3 ile 10. aylari arasindaki prim borçlarindan anonim sirket ortagi olarak sorumlu olup olmadigi noktasinda toplandigi, …. Gida San. ve Tic. A.S.’nin 21.03.2002 tarihli genel kurul toplantisinda davacinin 3 yil süre için yönetim kurulu baskan vekili olarak seçildigi, 09.05.2005 tarihli genel kurul toplantisinda ise yeniden yönetim kuruluna seçilmedigi, davacinin uyusmazlik konusu olan prim borçlarinin tahakkuk ettigi tarihte anonim sirketin üst düzey yöneticisi veya yetkilisi olmadigi anlasilmaktadir.
25. Anonim sirketlerde ortaklarin prim borçlarindan dolayi üst düzey yönetici ve yetkili olmadiklari sürece sorumluluklari yoktur. Davacinin yönetim kurulu üyeliginin devam etmedigi ve üst düzey yönetici veya yetkili sifati olmadigi da dikkate alindiginda anonim sirketin ortagi olarak dava konusu prim borçlarindan sorumlulugu bulunmamaktadir.
26. Hâl böyle olunca, yerel mahkemenin yukarida açiklanan hususlara deginen direnme karari yerindedir.
27. Ne var ki, davaci vekilinin yargilama giderlerine iliskin temyiz itirazlarinin incelenmesi için dosyanin Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
IV. SONUÇ:
Açiklanan nedenlerle;
Direnme karari uygun olup davaci vekilinin yargilama giderlerine iliskin temyiz itirazlarinin incelenmesi için dosyanin YARGITAY 10. HUKUK DAIRESINE GÖNDERILMESINE,
SONUÇ : Karar düzeltme yolu kapali olmak üzere 16.06.2020 tarihinde oybirligi ile kesin olarak karar verildi.
kazanci.com.tr
