Çalınan veya Gasp edilen araçla yapılan Trafik kazasından kaynaklı araç hasarının tahsili istemi
Çalınan veya Gasp edilen araçla yapılan Trafik kazasından kaynaklı araç hasarının tahsili istemi
Dava: Çalinan veya Gasp edilne araçla yapilan Trafik kazasi sonucu olusan hasarin tahsili istemine iliskindir.
Yerlesik Yargitay uygulamasina göre, Çalinan veya gasp edilen araçla yapilan kazada, isletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için aracin sadece çalindigini kanitlamasi yetmemekte, bununla birlikte çalmanin önlenmesi bakimindan olagan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemlerin yerine getirildigi halde, çalmanin önüne geçilemedigini de kanitlamasi gerekmektedir. Isletenin kusurlu sayilmamasi için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin aracin gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almis olmasi gerekir.
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2017/17-3195
K. 2021/1317
T. 2.11.2021
TRAFIK KAZASINDAN KAYNAKLANAN ARAÇ HASARININ TAHSILI ISTEMI
Isletenin kusurlu sayilmamasi için kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin aracin gözetimi ve özen görevi yönünden gerekli tedbirleri almis olmasi gerektigi, isletenin veya çalisanlarinin kusuru ile aracin çalinmasi veya gasp edilmis olmasi hâlinde bu aracin meydana getirdigi esyaya ve bedene verilen zararlardan isleten sorumlu oldugundan onun KZMMS sözlesmesini yapan sigortacinin da sorumlu oldugu
ISLETENIN VEYA ÇALISANLARININ KUSURU ILE ARACIN ÇALINMASI VEYA GASP EDILMIS OLMASI
Bu aracin meydana getirdigi esyaya ve bedene verilen zararlardan isleten sorumlu oldugundan onun KZMMS sözlesmesini yapan sigortacinin da sorumlu olacagi, sigortacinin ise olusan zarari karsiladiktan sonra sigorta ettiren isleticiye karsi rücu hakkini kullanabilecegi
GÖZETIM TEDBIRI ARASTIRMASI
Mahkemece isletenin kusurlu sayilmamasi için kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin aracin gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almis olup olmadigi noktasinda yeterli arastirma ve inceleme yapilmamasi hatali oldugundan bozma kararina uyulmasi gerektigi. Önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykiri olup direnme kararinin bozulacagi
2918/m. 85, 86, 107
DAVA ÖZETI :
Dava, trafik kazasindan kaynaklanan araç hasarinin tahsili istemine iliskindir.Isletenin kusurlu sayilmamasi için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin aracin gözetimi ve özen görevi yönünden gerekli tedbirleri almis olmasi gerekir. Buna karsilik, isletenin veya adamlarinin kusuru ile aracin çalinmasi veya gasp edilmis olmasi hâlinde, bu aracin meydana getirdigi esyaya ve bedene verilen zararlardan isleten sorumlu oldugundan, onun KZMMS (Kaza zorunlu mali mesuliyet sigortasi) sözlesmesini yapan sigortaci da sorumlu olmaktadir. Sigortaci ise, böyle bir zarari karsiladiktan sonra sigorta ettiren isleticiye karsi rücu hakkini kullanabilecektir.
Somut olay degerlendirildiginde; Mahkemece, isletenin kusurlu sayilmamasi için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin aracin gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almis olup olmadigi noktasinda yeterli arastirma ve inceleme yapilmamistir.
Açiklanan nedenlerle; yerel mahkemece, Özel Daire bozma kararina uyulmasi gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykiri olup direnme karari bozulmalidir.
DAVA : 1. Taraflar arasindaki “maddi tazminat” davasindan dolayi yapilan yargilama sonunda, Bursa (Kapatilan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanin reddine iliskin karar davaci vekili tarafindan temyiz edilmesi üzerine Yargitay (Kapatilan) 17. Hukuk Dairesince yapilan inceleme sonunda bozulmus, Mahkemece Özel Daire bozma kararina karsi direnilmistir.
2. Direnme karari davaci vekili tarafindan temyiz edilmistir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra geregi görüsüldü:
KARAR : I. YARGILAMA SÜRECI
Davaci Istemi:
4. Davaci vekili Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine sunmus oldugu dava dilekçesinde; müvekkilinin isleteni oldugu park hâlindeki aracin davalinin maliki ve trafik sigorta sirketi olan aracin çarpip kaçmasi sonucu hasarlandigini, çarpan aracin davaliya ait oldugunun emniyete yapilan ihbar üzerine anlasildigini ancak davalinin suç uydurarak aracinin çalindigini iddia ederek kaza tespit tutanagini imzaladigini, tutanaga aktarilan bu iddia nedeniyle davali sigorta sirketinin hasar bedelini ödemekten kaçindigini, oysa davalinin çalinti yönünde bir ihbari bulunmadigi gibi tanik beyanlarina göre de araci kullananin davalinin oglu oldugunu ileri sürerek 11.315,62TL tutarindaki hasarin tazminat bedeli ile 580,85TL tutarindaki hasar tespit giderinin kaza tarihinden itibaren isleyecek faizi ile birlikte davalilardan müstereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmistir.
Davali Cevabi:
5. Davali …. vekili cevap dilekçesinde; bahsi geçen aracin müvekkilinin ticari araci oldugunu, is sonrasinda dükkaninin önüne park ederek biraktigi yerden hirsiz ya da hirsizlar tarafindan çalinmak suretiyle müvekkilinin bilgisi ve iradesi disinda iddia edilen olayin meydana geldigini, müvekkili evinde iken aracinin park ettigi dükkaninin önünden çalinip dava konusu olaya karistigini gece evine gelen polislerden ögrendigini, aracin ikinci el olarak alindigini ve yedek anahtarinin da bulunmadigini, ihbar üzerine polislerle birlikte is yerine gidilerek aracin anahtarinin müvekkilinin her zaman muhafaza ettigi çelik kasasindan çikarildigini ve polise teslim edildigini, aracin kelebek cami tabir edilen caminin aralanarak kapisinin içeriden açilarak çalindiginin anlasildigini, çalinma olayinda müvekkiline atfedilebilecek kusur ve ihmalin bulunmadigini belirterek davanin reddini savunmustur.
6. Davali … Sigorta A.S. vekili cevap dilekçesinde; talep edilen zararin kaza tarihinde geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasi Genel Sartlari’nin A.3. maddesine göre teminat kapsami disinda kaldigini, çalinan veya gasp edilen araçlar nedeniyle isletenin sorumluluktan kurtulabildigi hâllerde sigortacinin da sorumluluktan kurtulacagini, kusur durumunu ve hasar miktarini kabul etmediklerini belirterek davanin reddini savunmustur.
Mahkeme Karari:
7. Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.10.2013 tarihli ve 2013/320 E., 2013/887 K. sayili karari ile; dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile talep hâlinde dosyanin nöbetçi asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmistir.
8. Dosya kendisine gönderilen Bursa 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10.07.2014 tarihli ve 2014/5 E., 2014/184 K. sayili karari ile; davaciya ait aracin davalinin aracinin çarpmasi sonucunda hasarlandigi, davacinin hasar bedelini davali ile davalinin sigorta sirketinden talep ettigi, davalinin ise aracinin o gece çalinmis oldugunu, aracin çalindigindan ve kazadan polisler gelince haberdar oldugunu beyan ettigi, kazayi gören olmadigi gibi tanik beyanlarindan da aracin çalinmamis oldugunun anlasildigi, davali ile yakinlari tarafindan hasarin gerçeklestirildigine iliskin delil bulunmadigi, davali sigorta sirketinin aracin çalindiktan sonra sebep oldugu zarardan sorumlulugunun bulunmadigi gerekçesiyle ispatlanamayan davanin reddine karar verilmistir.
Özel Daire Bozma Karari:
9. Mahkemenin yukarida belirtilen kararina karsi süresi içinde davaci vekili temyiz isteminde bulunmustur.
10. Yargitay (Kapatilan) 17. Hukuk Dairesince 24.11.2014 tarihli ve 2014/20445 E., 2014/16711 K. sayili karari ile;
“…Dava trafik kazasindan kaynaklanan araç hasarinin tahsili istemine iliskindir.
2918 Sayili KTK’nun 107.maddesinde, “ Bir motorlu araci çalan veya gasbeden kimse isleten gibi sorumlu tutulur. Aracin çalinmis veya gasbedilmis oldugunu bilen veya gereken özen gösterildigi takdirde ögrenebilecek durumda olan aracin sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. Isleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerden birinin, aracin çalinmasinda veya gasbedilmesinde kusurlu olmadigini ispat ederse, sorumlu tutulamaz. Isleten, sorumlu oldugu durumlarda diger sorumlulara rücu edebilir.” hükmüne yer verilmistir. ZMSS Genel sartlarinin A.3-J maddesi geregi, çalinan veya gasbedilen araçlarin sebep olduklari ve KTK’na göre isletenin sorumlu olmadigi zararlar ile aracin çalindigini veya gasbedildigini bilerek binen kisilerin zarara ugramalari nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kisilerin talepleri, teminat disindadir.
Yerlesik Yargitay uygulamasina göre, 2918 Sayili KTK.nun 107. maddesi uyarinca, isletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için aracin sadece çalindigini kanitlamasi yetmemekte, bununla birlikte çalmanin önlenmesi bakimindan olagan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemlerin yerine getirildigi halde, çalmanin önüne geçilemedigini de kanitlamasi gerekmektedir.
Davalilar davaciya ait aracin hasar görmesine neden olan aracin kayit maliki ile zorunlu mali mesuliyet sigortacisidir.
Somut olayda, davaya konu kaza 27.01.2013 tarihinde saat 22.20 siralarinda meydana gelmis, davali araç maliki, aracin ayni tarih ve saatlerde çalindigini iddia etmis, ancak 28.01.2013 saat 00.36 tarihinde karakola müracaat etmistir. Araçta düz kontak yapilmadigi, tespit edilen parmak izlerinin davalinin çalisanlarina ait oldugu tespit edilmistir. Gerçek isleten ancak, çalma ve gasp eyleminin gerçeklesmesinde kendisi veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerden birinin kusuru bulunmadigini ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Aksi takdirde gerçek isleten ile farazi isleten (hirsiz ve gasp eden) müteselsilen sorumlu olacaktir. Isletenin kusurlu sayilmamasi için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin aracin gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almis olmasi gerekir. Isleten ve fiillerinden sorumlu oldugu kisiler tarafindan aracin kapi ve camlarinin kapatilmis olmasi, kontak anahtarinin araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde birakmamasi, sürücü ve yardimcilari seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdigi hususlarinin ispat edilmesi gerekmektedir. Bu hususlar arastirilmadan eksik inceleme ile yazili sekilde karar verilmesi dogru görülmemistir…” gerekçesi ile karar bozulmustur.
Direnme Karari:
11. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.06.2015 tarihli ve 2015/561 E., 2015/591 K. sayili karari ile; bozma karari gerekçesinde belirtilen çalindigi iddia olunan araçla ilgili kapi ve camlarinin kapatilmis olmasi, kontak anahtarinin araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde birakilmamasi, sürücü ve yardimcilarini seçmede talimat vermede denetlemede her türlü özenin gösterildigi ve bunlarin ispati hususunun somut delillerle ispatinin mümkün olmadigi, kazanin 27.01.2013 günü 22.20 siralarinda meydana geldigi, davaliya ait 16 … plakali aracin, davacinin 16 ABF 23 plakali araci disinda park hâlindeki birçok araca çarparak kaçtigi ve baska bir sokakta park hâlinde bulundugu, kazayi gören olmadigi gibi herhangi bir kamera kaydinin da olmadigi, davalinin, çocuklarinin ve çalisanlarinin söz konusu kasali ticari araci dükkanda tasima islerinde kullandiklarinin ve dükkanin önünde açikta park hâlinde biraktiklarinin dosya kapsamindan anlasildigi, olayin pazar gecesi meydana geldigi, dükkanin o gün kapali oldugu, dolayisiyla davalinin araci kontrol etme imkanin olmadigi, fark etme gibi bir durumun söz konusu olamayacagi, davalinin kazadan sonra polis memurlarinin eve gelmesi ile kazadan haberdar oldugunun sabit oldugu, davalinin oglunun kaza gün ve saatinde arkadaslariyla maç izlediginin tanik beyanlarindan anlasildigi, davalinin dükkaninin faaliyet gösterdigi (dogrusu göstermedigi) pazar günü çalisanlarindan haberdar olmasinin beklenemeyecegi, davalinin aracin tek anahtari oldugunu ve dükkanda kasada oldugunu söyledigi ve polislerce de ayni gün aksam kasada oldugunun tespit edildigi, araçta davali çalisanlarinin, esinin, çocugunun izi mevcut olup araci kullananlar olduklarindan parmak izlerinin bulunmasinin normal oldugu, aracin düz kontak yapilarak çalistirilmadigi yani anahtarla çalistirildiginin emniyet tutanaklari ile belirlendigi, araç eski bir kamyonet olup herhangi bir sekilde ve baska anahtarla çalistirilmasinin mümkün olabilecegi, aracin davali veya çalisanlarinca kullanildigi ve kaza yapildigina iliskin somut delil bulunmadigi, Bursa Cumhuriyet Bassavciliginin 2013/9227 sorusturma ve 2013/6269 karar numarali dosyasinda davali ve çalisanlari ile oglu hakkindaki trafik güvenligini tehlikeye sokmak ve mala zarar verme suçundan delil yoklugu nedeniyle kovusturmaya yer olmadigina karar verildigi, bu karara karsi Yalova Agir Ceza Mahkemesine yapilan itirazin reddedildigi, davalinin kusurlu oldugu ve özen görevini yerine getirmedigi yönünde delil bulunmadigi gerekçesiyle direnme karari verilmistir.
Direnme Kararinin Temyizi:
12. Direnme karari süresi içinde davaci vekili tarafindan temyiz edilmistir.
II. UYUSMAZLIK
13. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyusmazlik; zararin meydana gelmesinde isletenin veya onun eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerden birinin kusurlu (sorumlu) olup olmadiginin ve dolayisiyla zararin poliçe teminati kapsaminda kalip kalmadiginin tespiti bakimindan mahkemece yapilan arastirma ve incelemenin yeterli olup olmadigi noktasinda toplanmaktadir.
III. GEREKÇE
14. Uyusmazligin çözümü için konu ile ilgili kavramlarin ve yasal düzenlemelerin irdelenmesinde fayda bulunmaktadir.
15. Isleten; 2918 Sayili Karayollari Trafik Kanunu’nun (KTK) 3. maddesinde, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydiyla satista alici sifatiyla sicilde kayitli görülen veya aracin uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hâllerde kiraci, ariyet veya rehin alan kisi olarak tanimlanmis, ancak ilgili tarafindan baska bir kisinin araci kendi hesabina ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere islettigi ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulundugu ispat edilirse, bu kimselerin de isleten sayilacagi belirtilmistir. Kanun’un 85. maddesinde ise; bir motorlu aracin isletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasina yahut bir seyin zarara ugramasina sebep olursa, motorlu aracin bir tesebbüsün unvani veya isletme adi altinda veya bu tesebbüs tarafindan kesilen biletle isletilmesi hâlinde, motorlu aracin isleteni ve bagli oldugu tesebbüsün sahibinin, dogan zarardan müstereken ve müteselsilen sorumlu olacagi hüküm altina alinmistir. Isletenin sorumluluktan kurtulabilecegi durumlar ise 86. maddede sayilmistir.
16. Karayollari Trafik Kanunu’nda isletenin sorumluluktan kurtulabilecegi hâller sadece 86. madde ile sinirli tutulmamis, 107. madde ile isletenin, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerden birinin, motorlu aracin çalinmasinda kusurlu olmadigini kanitlayabilmesi hâlinde, o motorlu aracin meydana getirdigi zarardan sorumlu olmayacagi hükme baglanmak suretiyle 86. maddede sayilan kurtulus beyyinelerine bir yenisi daha ilâve edilmistir (Ulas, Isil: Uygulamali Zarar Sigortalari Hukuku, Ankara 2012, s. 904).
17. Karayollari Trafik Kanunu’nun “Çalinan veya gasbedilen araçlarda sorumluluk” baslikli 107. maddesi aynen; “Bir motorlu araci çalan veya gasbeden kimse isleten gibi sorumlu tutulur. Aracin çalinmis veya gasbedilmis oldugunu bilen veya gereken özen gösterildigi takdirde ögrenebilecek durumda olan aracin sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. Isleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerden birinin, aracin çalinmasinda veya gasbedilmesinde kusurlu olmadigini ispat ederse, sorumlu tutulamaz. Isleten, sorumlu oldugu durumlarda diger sorumlulara rücu edebilir. Aracin çalindigini veya gasbedildigini bilerek binen yolculara karsi sorumluluk, genel hükümlere tabidir…” seklinde düzenlenmis, poliçenin düzenlendigi tarihte yürürlükte bulunan Karayollari Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortasi (KZMMS) Genel Sartlari’nin A.3-J uyarinca; “Çalinan veya gaspedilen araçlarin sebep olduklari ve Karayollari Trafik Kanunu’na göre isletenin sorumlu olmadigi zararlar ile aracin çalindigini veya gaspedildigini bilerek binen kisilerin zarara ugramalari nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gaspeden kisilerin talepleri” teminat kapsami disinda birakilmistir.
18. Anilan madde uyarinca isletenin bu sorumluluktan kurtulabilmesi için sadece aracinin çalindigini veya gasbedildigini kanitlamasi yeterli olmayip, isletenin ayrica çalinma veya gasp eyleminde hiçbir kusuru bulunmadigini da ispatlamasi zorunludur. Zira araç sahibi, onun izinsiz kullanilmasini önlemek için gözetim ve bakimdan kaynaklanan gerekli bütün dikkat ve özeni göstermelidir. Es söyleyis ile; çalinmanin önlenmesi bakimindan olagan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemler yerine getirildigi hâlde, çalmanin önüne geçilemediginin de kanitlanmasi gerekmektedir. Gerçek isleten ancak, çalma ve gasp eyleminin gerçeklesmesinde kendisi veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerden birinin kusuru bulunmadigini ispat ettiginde sorumluluktan kurtulabilecektir. Aksi takdirde gerçek isleten ile farazi isleten (hirsiz ve gasp eden) müteselsilen sorumlu olacaktir. Isletenin kusurlu sayilmamasi için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin aracin gözetimi ve özen görevi yönünden gerekli tedbirleri almis olmasi gerekir. Örnegin; isleten ve fiillerinden sorumlu oldugu kisiler tarafindan aracin kapi ve camlarinin kapatilmis olmasi, kontak anahtarinin araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde birakilmamasi, sürücü ve yardimcilarini seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdigi hususlarinin ispat edilmesi gerekir. Ayni ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2011 tarihli ve 2011/17-398 E., 2011/434 K. sayili kararinda da benimsenmistir.
19. Buna karsilik, isletenin veya adamlarinin kusuru ile aracin çalinmasi veya gasp edilmis olmasi hâlinde, bu aracin meydana getirdigi esyaya ve bedene verilen zararlardan isleten sorumlu oldugundan, onun KZMMS sözlesmesini yapan sigortaci da sorumlu olmaktadir. Sigortaci ise, böyle bir zarari karsiladiktan sonra sigorta ettiren isleticiye karsi rücu hakkini kullanabilecektir (Ulas-s.907).
20. Yukaridaki açiklamalar isiginda somut olay degerlendirildiginde; davaya konu kaza 27.01.2013 tarihinde saat 22.20 siralarinda meydana gelmis, davali araç maliki, aracin ayni tarih ve saatlerde çalindigini iddia etmis, ancak 28.01.2013 tarihinde saat 00.36 tarihinde karakola müracaat etmistir. Ayni gece park hâlindeki birden çok araca çarpilmistir. Araçta düz kontak yapildigi yönünde bir bulguya rastlanilmadigi belirtilmis, tespit edilen parmak izlerinin davalinin çalisanlarina ait oldugu belirlenmistir. Kovusturma raporlarinda aracin çalindigi yönünde müsteki Berat’in beyani disinda bir bulguya rastlanmadigi tespit edilmistir. Davali tarafça aracin anahtarlarinin kasada muhafaza edildigi belirtilmesine ragmen, isyerinde çalisan tanik … yeminli ifadesinde “…arabanin 4-5 tane anahtari vardi dükkanda asili dururdu bunlardan bir tanesi arabayi çalistiriyordu digerleri ise arabanin ön ve arka kapisini açiyordu araba eski model olup kapilarin ve motorun çalistirilmasi ayri ayri anahtarlari vardi araba çalindiginda ve sonrasinda anahtarlarin dükkanda olup olmadigini bilmiyorum…” seklinde beyanda bulunmustur. Mahkemece, isletenin kusurlu sayilmamasi için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin aracin gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almis olup olmadigi noktasinda yeterli arastirma ve inceleme yapilmamistir.
21. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararina uyulmasi gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykiridir.
22. Bu nedenle direnme karari bozulmalidir.
SONUÇ : Açiklanan nedenlerle;
Davaci vekilinin temyiz itirazlarinin kabulüyle direnme kararinin Özel Daire bozma kararinda gösterilen nedenlerden dolayi 6100 Sayili Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi atfiyla uygulanmakta olan 1086 Sayili Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi geregince BOZULMASINA,
Istek hâlinde temyiz pesin harcinin yatirana geri verilmesine,
Ayni Kanun’un 440-III/1 maddesi geregince miktar itibariyle karar düzeltme yolu kapali olmak üzere, 02.11.2021 tarihinde oybirligi ile kesin olarak karar verildi.
hukukihaber.net
