Taşınmazın evlilik birliği içinde eşe devri, Bağış iradesi, Artık değere katılma alacağı talebi
Taşınmazın evlilik birliği içinde eşe devri, Bağış iradesi, Artık değere katılma alacağı talebi
Davacinin Tasinmazini Evliligin Ömür Boyu Sürecegi Saiki ve Ortak Yasami Güvence Altina Almak Kastiyla Davali Esine Sattigini Davalinin Islemin Bagis Oldugunu Kisisel Mali Olan Tasinmazda Davacinin Hak Iddia Edemeyecegini Belirttigi, Davalinin Savunmasindan Baska Davacinin Bagis Iradesini Ortaya Koyacak Bir Beyan ve Davranisi Bulunmadigi – Davaci Adina Kayitli Tasinmazin Davaliya Satis Yoluyla Devredilmesinin Bagis Iradesini Göstermedigi Için Davacinin Artik Degere Katilma Alacaginin Bulundugu Kabulünün Gerektigi hakkinda
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2018/8-990
K. 2021/1728
T. 21.12.2021
TASINMAZIN EVLILIK BIRLIGI IÇINDE ESE DEVRI
Artik Degere Katilma Alacagi Istemi – Davacinin Bagis Iradesi ve Kasti Olmaksizin Tasinmazi Davaliya Devrettiginin Anlasilmasina Göre Edinilmis Mallara Katilma Rejiminin Geçerli Oldugu Dönemde Edinilen Tasfiyeye Konu Tasinmazin Gerek Görülmesi Hâlinde Konusunun Uzmani Bilirkisi veya Bilirkisilerden de Yardim Alinarak Isin Esasina Yönelik Bir Karar Verilmesi Gerektigi
ARTIK DEGERE KATILMA ALACAGI TALEBI
Davacinin Tasinmazini Evliligin Ömür Boyu Sürecegi Saiki ve Ortak Yasami Güvence Altina Almak Kastiyla Davali Esine Sattigini Davalinin Islemin Bagis Oldugunu Kisisel Mali Olan Tasinmazda Davacinin Hak Iddia Edemeyecegini Belirttigi/Davalinin Savunmasindan Baska Davacinin Bagis Iradesini Ortaya Koyacak Bir Beyan ve Davranisi Bulunmadigi – Davaci Adina Kayitli Tasinmazin Davaliya Satis Yoluyla Devredilmesinin Bagis Iradesini Göstermedigi Için Davacinin Artik Degere Katilma Alacaginin Bulundugu Kabulünün Gerektigi
BAGIS IRADESI
Artik Degere Katilma Alacagi – Davali Esin Savunmasindan Baska Davacinin Bagis Iradesini Ortaya Koyacak Bir Beyan ve Davranisi Bulunmadigi/Salt Davaci Adina Kayitli Tasinmazin Davaliya Satis Yoluyla Devredilmesi Islemi Bagis Iradesini Gösterir Nitelik Tasimadigi Için Davacinin Artik Degere Katilma Alacaginin Bulundugunun Kabulü Gerektigi
4721/m.219,231,236
DAVA ÖZETI :
Dava, artik degere katilma alacagi istemine iliskindir.
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyusmazlik; somut olayda, davaci erkegin kisisel mali niteliginde bulunan tasinmazini evlilik birligi içerisinde satis yolu ile davali kadin adina tescil ettirdigi gözetildiginde, bahsedilen islemin bagis olarak nitelendirilip nitelendirilemeyecegi, buradan varilacak sonuca göre davacinin bu tasinmaz yönünden davalidan artik degere katilma alacagi talep edip edemeyecegi noktasinda toplanmaktadir.
Davaci, Kisisel mali niteliginde olan tasinmazini evlilik birliginin ömür boyu sürecegi saikiyle ve ortak yasami güvence altina almak kastiyla davali esine sattigini ileri sürmüstür. Davali ise islemin gerçekte bagis oldugunu, dolayisiyla kendi kisisel mali niteligindeki bu tasinmaz nedeniyle davacinin hak iddia edemeyecegini belirtmistir. Dosyada davalinin savunmasindan baska davacinin bagis iradesini ortaya koyacak bir beyan ve davranisi bulunmamaktadir. Dolayisiyla salt davaci adina kayitli tasinmazin davaliya satis yoluyla devredilmesi isleminin, bagis iradesini gösterir nitelik tasimadigi, dolayisiyla esler arasindaki tasfiyeye konu tasinmazin TMK’nin 219. maddesi uyarinca edinilmis mal oldugunun kabulüyle davacinin artik degere katilma alacaginin bulundugunun kabulü gerekir.
Davacinin bagis iradesi ve kasti olmaksizin tasinmazi davaliya devrettiginin anlasilmasina göre; edinilmis mallara katilma rejiminin geçerli oldugu dönemde edinilen tasfiyeye konu tasinmazin, Özel Dairenin bozma ilaminda gösterilen ilke ve esaslar da dikkate alinarak, gerek görülmesi hâlinde konusunun uzmani bilirkisi veya bilirkisilerden de yardim alinarak, isin esasina yönelik bir karar verilmesi gerekir.
DAVA : 1. Taraflar arasindaki “artik degere katilma alacagi” davasindan dolayi yapilan yargilama sonunda, Eskisehir 3. Aile Mahkemesince verilen davanin reddine iliskin karar davaci vekilinin temyizi üzerine Yargitay 8. Hukuk Dairesince yapilan inceleme sonunda bozulmus, Mahkemece Özel Daire bozma kararina karsi direnilmistir.
2. Direnme karari davaci vekili tarafindan temyiz edilmistir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra geregi görüsüldü:
KARAR : I. YARGILAMA SÜRECI
Davaci Istemi:
4. Davaci vekili dava dilekçesinde; taraflarin 19.06.2003 tarihinde evlendiklerini, Eskisehir 2. Aile Mahkemesi’nin 2013/331 E., 2014/40 K. sayili karari ile bosandiklarini, müvekkilinin evlilik birliginin ömür boyu sürecegi düsüncesiyle kendi adina kayitli kisisel mali niteligindeki tasinmazini 29.11.2006 tarihinde 35.000TL bedel karsiliginda davaliya sattigini, satilan bu tasinmazin Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarinca edinilmis mal oldugunu, tasinmazin davaliya devrinden sonra davalinin çesitli bahaneler uydurarak ailesinin yanina gittigini ileri sürerek mal rejiminden kaynaklanan alacagin davalidan tahsiline karar verilmesini talep etmistir.
Davali Cevabi:
5. Davali vekili cevap dilekçesinde; tüm iddialari inkârla, davacinin çok sayida tasinmazinin bulundugunu, satis tarihinde müvekkiline bu evi satmasini gerektirecek bir durumunun olmadigini, davacinin tasinmazi bagis kasti ile davaliya devrettigini, müvekkilinin edinilen malin karsiligini ödeyecek güçte bulunmadigini, islemi satis kabul edilmesi durumunda dahi taraflarin karsilikli yükümlülüklerini ifa etmeleri nedeniyle davacinin alacak talep etmesinin hukuken mümkün olmadigini belirterek davanin reddini savunmustur.
Mahkeme Karari:
6. Eskisehir 3. Aile Mahkemesi’nin 11.11.2014 tarihli ve 2014/214 E., 2014/767 K. sayili karari ile; davali esin tasinmaz satin alabilecek maddi gücünün olmadigi, taraflar arasindaki yas farki, yine esler arasindaki satislarin hayatin olagan akisina aykiri oldugu, gerçekte tasinmazin davaci tarafindan davaliya evlenme nedeniyle hibe edildigi, hibe edilen tasinmazin kisisel mal niteliginde oldugu, öte yandan resmî senede karsi ileri sürülen iddialarin ancak kesin delille ispatinin mümkün oldugunun kabul edilmesi hâlinde bile TMK’nin 2. maddesi uyarinca herkesin haklarini kullanirken ve borçlarini yerine getirirken dürüstlük kurallarina uymak zorunda olduklari, dolayisiyla bir esin diger ese satis suretiyle elde ettigi parayi harcadiktan sonra malin edinilmis mal oldugu iddiasiyla hak talep etmesinin hakkin kötüye kullanilmasi niteliginde oldugu gerekçesiyle davanin reddine karar verilmistir.
Özel Daire Karari:
7. Mahkemenin yukarida belirtilen kararina karsi yasal süresi içinde davaci vekili tarafindan temyiz isteminde bulunulmustur.
8. Yargitay 8. Hukuk Dairesinin 15.06.2016 tarihli ve 2015/2873 E., 2016/10533 K. sayili karari ile;
“…Maddi olaylari ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayili HMK 33. m). Iddianin ileri sürülüs sekline göre dava, artik degere katilma alacagi istegine iliskindir.
Bagis 6098 Sayili Türk Borçlar Kanunu’nun 285 vd. maddelerinde düzenlenmistir. TBK’nun 285.maddesine göre bagis (hibe), bagislayanin saglararasi sonuç dogurmak üzere, malvarligindan bagislanana karsiliksiz olarak kazandirma yapmasi olarak tanimlanmistir. Ögretide ise, bagislayanin bir karsilik (ivaz) almaksizin, bagislananin malvarliginda bir artis saglamak, zenginlestirmek amaciyla malvarligindan belirli degerleri ona vermesi olarak tarif edilmistir (Aydogdu, Murat/Kahveci, Nalan: Türk Borçlar Hukuku Özel Borç Iliskileri, Izmir 2013, s.344, Yavuz,Cevdet: Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 6.B, Istanbul 2002, s.222).
Her somut olayin özelliklerine göre, bagis iradesi açikça ortaya konulabilecegi gibi gizli (örtülü) sekilde de yapilabilir. Bu nedenledir ki, bir kisim kazandirmalar, bagisa benzese de kazandirmanin salt bagislama amaciyla yapilmamasi nedeniyle bagislama olarak nitelendirilemez.
Devredene agir yükümlülük getiren kazandirmanin bagis olarak degerlendirilmesi için, bagis amacini tasiyan davranis ve iradenin duraksamaya yer vermeyecek sekilde olmasi gerekir.
Genel olarak, bagislamanin yukarida açiklanan ögeleri gözetildiginde, bir esin diger ese ait bir malvarligina yaptigi her katkinin ya da kazandirmanin bagislama olmayacagi kabul edilmektedir (Gümüs, M.Alper: 6098 Sayili Türk Borçlar Kanunu’na göre Borçlar Hukuku Özel Hükümler, C.1, 3.B, Istanbul 2013, s.205; Zeytin, Zafer: Edinilmis Mallara Katilma Rejimi ve Tasfiyesi, 2.B, Ankara 2008, s.144).
Esler arasinda dayanisma, güven ve sadakat esastir. Aile üyelerinin birlikte yararlanmalari ya da gelecege yönelik yatirim yapmak amaciyla birlikte malvarligi edinmeleri, eslerden birinin sebepsiz zenginlesmesiyle sonuçlanmamalidir.
Uygulamada genelde, esler arasindaki tasinmaz ya da araç devri resmi islemde satis olarak gösterilmektedir. Davanin taraflari arasinda yapilan resmi ya da yazili islemin muvazaasi ancak yine yazili belge ile ispatlanabilir. Görünürdeki resmi islemi satis olan bu devrin gerçekte bagis oldugunu iddia eden es iddiasini yazili delille ispatlamadikça islem satis olarak kabul edilmelidir. Aksi ispatlanamadigi için gerçekte de satis oldugu kabul edilen esler arasindaki devir, TMK’nun 222/son. maddesi uyarinca, satin alanin edinilmis mali kabul edilir. Yani malik es, kisisel mallari ile karsilamak suretiyle satin aldigini ispatlamadikça edinilmis mal kabul edilecektir. Bu durumda, tasfiyeye konu mali üçüncü kisiden satin almasi ile esinden satin almasi arasinda fark bulunmamaktadir.
Davaci ve davali es arasinda yapilan ve resmi islemi satis gösterilen islemin gerçekte satis olmadigini ve kavga etmis eslerin barismasi, evi terk edenin dönmesi, bosanma davasi açanin davadan vazgeçmesi, islerinin yogunlugu, zamanin sikisikligi, islerin daha kolay yürümesi, ayri sehirlerde yasanilmasi, ticari kaygilarin bulunmasi vs.saiklerle yapildigi taraflarin kabulünde olsa dahi, yani satisin gerçek olmadigini kabul etseler dahi, bu devir bagis olarak degerlendirilmemelidir. Çünkü, devir yukarida da açiklandigi gibi eslerin ahlaki görevi yerine getirmesi, ailenin huzuru ve uyumu ya da karsilikli güvene dayanarak yapilmistir. Bagis iradesi bulunmamaktadir. Bagis olarak degerlendirilmemelidir. Satis olmadigini kabul etmeleri demek, bagisi kabul etmek anlamina gelmemektedir.
Somut olayda, tapuda satis görünen islemin bagis oldugu yani resmi islemin muvazaali yapildigi yazili belge ile kanitlanamamistir. TMK’nun 222/son. maddesine göre davali es satin aldigi tasfiyeye konu tasinmazin kisisel mali oldugunu kanitlayamamistir. Tasfiyeye konu tasinmazin TMK’nun 219.maddesi uyarinca edinilmis mal oldugunun kabulüyle davacinin artik degere katilma alacaginin bulundugunun kabulü gerekir.
Mal rejiminin devami süresince, bir esin sahip oldugu edinilmis malda, diger esin artik degerin yarisi oraninda katilma alacak hakki vardir. Artik degere katilma alacagi; eklenecek degerlerden(TMK 229.m) ve denklestirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, esin edinilmis mallarinin (TMK 219.m) toplam degerinden, bu mallara iliskin borçlar çiktiktan sonra kalan artik degerin (TMK 231.m) yarisi üzerindeki diger esin alacak hakkidir (TMK 236/1.m). Katilma alacagi Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakki talep eden esin gelirinin olmasina veya söz konusu mal varliginin edinilmesine, iyilestirilmesine ya da korunmasina katkida bulunulmasina gerek yoktur.
Artik degere katilma alacak miktari hesaplanirken, mal rejiminin sona erdigi sirada mevcut olan mallarin, bu tarihteki durumlarina göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) degerleri esas alinir (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargitay uygulamalarina göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Yukaridaki deger tespiti, belirleme ve hesaplamalarin yapilabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmani bilirkisi veya bilirkisilerden de yardim alinmalidir.
Esler, 19.06.2003 tarihinde evlenmis, 06.05.2013 tarihinde açilan bosanma davasinin kabulüne iliskin hükmün, kesinlesmesiyle bosanmislardir. Mal rejimi bosanma davasinin açildigi tarih itibariyla sona ermistir (TMK 225/son). Sözlesmeyle baska mal rejiminin seçildigi ileri sürülmediginden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdigi tarihe kadar edinilmis mallara katilma rejimi geçerlidir. (4722 Sayili yasanin 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 11571 ada 12 parsel ( öncesi 2075 parsel ) sayili tasinmaz, esler arasinda edinilmis mallara katilma rejiminin geçerli oldugu 29.11.2006 tarihinde satin alinarak, davali es adina tescil edilmistir. Mal rejiminin tasfiyesinde eslerin bagli bulundugu rejime iliskin hükümler uygulanir(TMK 179.m).
Mahkemece, tüm taraf delilleri birlikte degerlendirilerek, yukarida belirtilen ilkeler nazara alinarak ve talep miktari da gözetilerek sonucuna göre isin esasina iliskin bir karar verilmesi gerekirken yazili sekilde davanin reddine karar verilmis olmasi dogru olmamistir,…” gerekçesiyle karar bozulmustur.
Direnme Karari:
9. Eskisehir 3. Aile Mahkemesi’nin 21.09.2017 tarihli ve 2017/535 E., 2017/670 K. sayili karari ile bozma öncesi karada yer alan gerekçenin yaninda; evlilik tarihinde davaci erkegin 72, kadinin 43 yasinda oldugu, davacinin ikinci davalinin ise ilk evliligini yaptigini, davalinin evlendikten sonra çalismadigi, tanik beyanlarina göre evlenme karsiliginda davaliya ev ve dükkân vaadedildigi, davalinin da bu güvence nedeniyle evlenmeyi kabul ettigi, tasinmazin evlilik nedeniyle bagislandigi açik olmasina ragmen tapu masrafinin yüksek çikmamasi amaciyla tasinmazi satis yoluyla intikal ettirdigi, davacinin harç ödememek için islemi muvazaali olarak satis göstermesinin kendisine hak kazandirmayacagi, bu nedenle islemin taraflarin gerçek iradesine uygun sekilde bagis olarak degerlendirilmesi gerektigi gerekçesiyle direnme karari verilmistir.
Direnme Kararinin Temyizi:
10. Direnme karari yasal süresi içerisinde davaci vekili tarafindan temyiz edilmistir.
II. UYUSMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyusmazlik; somut olayda, davaci erkegin kisisel mali niteliginde bulunan tasinmazini evlilik birligi içerisinde satis yolu ile davali kadin adina tescil ettirdigi gözetildiginde, bahsedilen islemin bagis olarak nitelendirilip nitelendirilemeyecegi, buradan varilacak sonuca göre davacinin bu tasinmaz yönünden davalidan artik degere katilma alacagi talep edip edemeyecegi noktasinda toplanmaktadir.
III. GEREKÇE
12. Uyusmazligin çözümü bakimindan ilgili yasal düzenleme ve kavramlarin açiklanmasinda yarar vardir.
13. Mal rejimi; eslerin evlenmeden önce sahip olduklari ve evlilik birligi devam ettigi sürece edindikleri mallar üzerindeki haklari, birbirlerine ve üçüncü kisilere karsi sorumluluklari ile evlilik birligi sona erdiginde bu mallarin paylastirilmasi yönündeki kurallar bütününü ifade etmektedir. Mal rejimleri, yasal ve seçimlik mal rejimleri olarak iki gruba ayrilmistir. Eslerin malvarliklarinin yönetimi hususunda sözlesme ile mal rejimini tayin etme imkani bulunmakla birlikte, bu seçimin gerçeklesmemesi ihtimali gözetilerek kanun geregi eslerin tabi olacaklari yasal mal rejimi belirlenmistir.
14. Bilindigi üzere TMK’nin 202. maddesinin 1. fikrasi uyarinca esler arasinda edinilmis mallara katilma rejiminin uygulanmasi asildir. Yasal mal rejimi olan edinilmis mallara katilma rejimine yönelik düzenlemeler TMK’nin 218 ilâ 241. maddeleri arasinda yer almaktadir. Edinilmis mallara katilma rejimi, edinilmis mallar (TMK m. 219) ile eslerden her birinin kisisel mallarini (TMK m. 220-221) kapsar.
15. Edinilmis mallara katilma rejiminin tasfiyesi için tasfiyeye konu malin hangi grupta yer aldiginin belirlenmesi zorunludur. Zira malvarliginin yer aldigi grup, bu malvarliginin tasfiyeye girip girmeyecegi veya tasfiyeye girmesi hâlinde ne sekilde tasfiye edilecegi açisindan büyük önem tasimaktadir. Ayrica belirtmek gerekir ki; edinilmis mallara katilma rejiminde kural, mal gruplarinin degismezligidir. TMK’nin 221. maddesinin 1 ve 2. fikralari ile açiklanan istisnalar disinda, esler; mal gruplarini degistiremezler, aksine iliskin sözlesmeler geçersizdir. Bir esin bütün mallari, aksi ispat edilinceye kadar edinilmis mal olarak kabul edilir (TMK m. 222/3).
16. Edinilmis mallara katilma rejiminde tasfiye davasinin görülebilmesi için esler arasindaki mal rejiminin sona ermis olmasi gerekir. TMK’nin 225. maddesiyle “Mal rejimi, eslerden birinin ölümü veya baska bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliligin iptal veya bosanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayriligina geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer” hükmü düzenleme altina alinmistir.
17. Edinilmis mallara katilma rejiminin sona ermesiyle birlikte esler veya mirasçilar tarafindan açilabilecek davalar; deger artis payi alacagi (TMK m. 227) davasi ve artik degere katilma alacagi (TMK m. 231) davalaridir. Bu iki alacak türünün özellikleri, kosullari ve hesaplama yöntemleri arasinda farkliliklar bulunmakla birlikte, tasfiye davalarina özgü usul ve esasa yönelik genel ilkelerin tamami her iki dava türü için de geçerlidir.
18. Maddi vakialari anlatmak taraflara, hukukî nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir (HMK m. 33). Iddianin ileri sürülüs sekline göre dava, artik degere katilma alacagi istemine iliskindir.
19. Artik deger; edinilmis mallara katilma rejiminde, eklenmeden ve denklestirmeden elde edilen miktarlarda dâhil olmak üzere her esin edinilmis mallarinin toplam degerinden bu mallara iliskin borçlar çiktiktan sonra kalan tutardir (Türk Hukuk Lugati, Ankara 2021 Baski, Cilt-I, s. 74). TMK’nin 229. maddesinde eklenecek deger, 230. maddesinde denklestirme, 231/1. maddesinde artik deger ve 236. maddesinde ise yari pay hükümleri düzenleme altina alinmistir. TMK hükümleri uyarinca edinilmis mallara katilma rejiminde bir esin, artik degere katilma alacagi hakkinin olusmasi için; talep eden esin gelirinin olmasina veya söz konusu mal varliginin edinilmesine, iyilestirilmesine veya korunmasina katkida bulunulmasina gerek yoktur. Kural olarak mal rejiminin devami süresince sahip olunan edinilmis bir malin bulunmasi ve varsa bu mala iliskin borçlar çiktiktan sonra geriye artik deger kalmasi durumunda, baska bir seye gerek kalmaksizin kendiliginden diger esin artik degere katilma alacagi hakki olusur.
20. Uyusmazligin çözümü için “bagis” kavraminin da açiklanmasi gerekmektedir.
21. Bilindigi üzere 6098 Sayili Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 285. maddesinin 1. fikrasinda bagislama sözlesmesi; bagislayanin, saglar arasi sonuç dogurmak üzere, mal varligindan bagislanana karsiliksiz olarak bir kazandirma yapmayi üstlendigi sözlesme olarak tanimlanmistir.
22. Bagislamanin unsurlari ögretide çesitli sekillerde ortaya konulsa da, somut uyusmazlik açisindan “causa donandi” unsuru önemlidir. Causa Donandi Ilkesi yani kazandirmanin bagislama sebebiyle yapilmis olmasi; bagislayanin bagislanana kazandirmayi bir ivaz (karsilik) almaksizin, onu zenginlestirme amaciyla yapmasini ifade eder. Bagis iradesi, açikça ortaya konulabilecegi gibi, örtülü sekilde de gösterilebilir. Bu nedenledir ki, bir kisim kazandirmalar, bagisa benzese de, kazandirmanin salt bagislama kasti tasimamasi nedeniyle, bagislama olarak nitelendirilemez. Esasen bu nitelikteki kimi kazandirmalar, TBK’nin 285. maddesinin 1 ve 2. fikralari ile örnekleme yoluyla sayilmistir. Buna göre henüz edinilmemis olan bir haktan feragat etmenin veya bir mirasi reddetmenin bagislama sayilamayacagi gibi ahlâki bir ödevin yerine getirilmesi de bagislama sayilmaz. Sözgelimi ahlaki bir görevin yerine getirilmesinde veya eksik bir borcun ödenmesinde bagislama degil, ifa amaci güdülmektedir. Bagislamanin açiklanan bu ögesi nazara alindiginda bir esin diger ese ait bir mal varligina yaptigi katkinin açiklanan kapsamda bagis olarak kabul edilmesi için bagis iradesi ve kastinin kesin ve inandirici delillerle kanitlanmasi gerekmektedir.
23. Esler arasinda dayanisma, güven ve sadakat esastir. Aile üyelerinin birlikte yararlanmalari ya da gelecege yönelik yatirim yapmak amaciyla birlikte malvarligi edinmeleri, eslerden birinin sebepsiz zenginlesmesiyle sonuçlanmamalidir.
24. Davanin taraflari arasinda yapilan resmî ya da yazili islemin muvazaali oldugu iddiasi ancak yine yazili belge ile ispatlanabilir. Görünürdeki resmî islemi satis olan bu devrin, gerçekte bagis oldugunu iddia eden es, iddiasini yazili delille ispatlamadikça islem satis olarak kabul edilmelidir. Eldeki davada da, tapuda satis olarak görünen islemin gerçekte bagis oldugu, diger bir ifadeyle resmî islemin muvazaali olarak yapildigi savunmasi, davali tarafindan yazili belge ile ispatlanamamistir. Aksi ispatlanamadigi için de; görünürdeki satis isleminin gerçek oldugu kabul edilerek, davaci tarafindan davaliya devredilen tasinmazin “davalinin edinilmis mali” oldugunun kabulü gerekmektedir. Diger bir ifadeyle, davali kadin mal rejiminin devami süresince edindigi anlasilan dava konusu tasinmazin, kendi kisisel mali oldugunu kanitlayamamistir. Belirtilmelidir ki; tasfiyeye konu malin üçüncü kisiden satin alinmasi ile esten satin almasi arasinda fark bulunmamaktadir.
25. Diger yandan taraflar, resmiyette satis olarak gösterilen islemin gerçekte satis olmadigini; barisma, ortak konuta yeniden dönme, açilan bosanma davasindan vazgeçme, islerinin yogunlugu, zaman sikisikligi, islerin daha kolay yürümesi, ayri sehirlerde yasanilmasi, ticarî kaygilarin bulunmasi ve benzeri amaçlarla yapildigini kabul etseler dahi, diger bir söylemle satisin gerçek olmadigini açiklasalar bile, yapilan devir bagis olarak degerlendirilmemelidir. Devir, esin ahlaki bir görevi yerine getirmesi, ailenin huzuru, uyumu evlilik birliginin ömür boyu sürecegi inanciyla, ortak yasami ve ailenin gelecegini güvence altina almak, ese daha iyi bir gelecek hazirlamak, rahat bir yasam saglamak ve karsilikli güven prensibi uyarinca yapildigi takdirde, kiside bagis iradesi bulundugundan söz edilemez. Taraflarin islemin satis olmadigini kabul etmeleri, bagisi kabul ettikleri anlamina gelmez.
26. Gerçekten de; evlilik birliginin devami süresince bir esin diger esin edinimine yaptigi katkinin, karsiliksiz olmasi isin dogasi geregidir. Karsiliksiz olan bu katkilarin birliktelikten dogan dayanisma kapsaminda, kendisinin de yararlanacagi düsüncesiyle yapildigi, bagis amaci gütmeyen bu katkinin mal rejiminin sona ermesi hâlinde diger esten istenebilecegi kabul edilmelidir. Nitekim ayni ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 04.11.2015 tarihli ve 2013/8-2418 E., 2015/2406 K.; 23.10.2018 tarihli ve 2017/8-1614 E., 2018/1550 K. sayili kararlari ile de benimsenmistir.
27. O hâlde; devredene agir yükümlülük getiren kazandirmanin, bagis olarak degerlendirebilmesi için bagis amacini tasiyan davranis ve iradenin duraksamaya yer vermeyecek sekilde açik olmasi gerekir. Somut olayda davaci; kisisel mali niteliginde olan tasinmazini evlilik birliginin ömür boyu sürecegi saikiyle ve ortak yasami güvence altina almak kastiyla davali esine sattigini ileri sürmüstür. Davali ise islemin gerçekte bagis oldugunu, dolayisiyla kendi kisisel mali niteligindeki bu tasinmaz nedeniyle davalinin hak iddia edemeyecegini belirtmistir. Dosyada davalinin savunmasindan baska davacinin bagis iradesini ortaya koyacak bir beyan ve davranisi bulunmamaktadir. Dolayisiyla salt davaci adina kayitli tasinmazin davaliya satis yoluyla devredilmesi isleminin, bagis iradesini gösterir nitelik tasimadigi, dolayisiyla esler arasindaki tasfiyeye konu tasinmazin TMK’nin 219. maddesi uyarinca edinilmis mal oldugunun kabulüyle davacinin artik degere katilma alacaginin bulundugunun kabulü gerekir.
28. Bu genel açiklamalardan sonra somut olaya gelindiginde, davacinin bagis iradesi ve kasti olmaksizin tasinmazi davaliya devrettiginin anlasilmasina göre; edinilmis mallara katilma rejiminin geçerli oldugu dönemde edinilen tasfiyeye konu tasinmazin, Özel Dairenin bozma ilaminda gösterilen ilke ve esaslar da dikkate alinarak, gerek görülmesi hâlinde konusunun uzmani bilirkisi veya bilirkisilerden de yardim alinarak, isin esasina yönelik bir karar verilmesi gerekirken yazili sekilde davanin reddine karar verilmesi dogru olmamistir.
29. Hukuk Genel Kurulundaki görüsmeler sirasinda, direnme gerekçesinin isabetli oldugu, görünürdeki islem her ne kadar tapuda satis olarak gösterilse de, taraflarin bosanmalarina iliskin dava dosyasi içeriginden davalinin bagis savunmasinin dogru oldugunun anlasildigi, hâl böyle olunca direnme kararinin onanmasi gerektigi görüsü ileri sürülmüs ise de, bu görüs yukarida açiklanan gerekçelerle Kurul çogunlugunca benimsenmemistir.
30. Hâl böyle olunca; Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararina uyulmasi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykiridir.
31 . Bu nedenle direnme karari bozulmalidir.
SONUÇ : Açiklanan nedenlerle;
Davaci vekilinin temyiz itirazinin kabulüyle direnme kararinin Özel Daire bozma kararinda gösterilen nedenlerden dolayi 6100 Sayili Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfiyla uygulanmakta olan 1086 Sayili Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi geregince BOZULMASINA,
Istek hâlinde temyiz pesin harcinin yatirana geri verilmesine,
Ayni Kanun’un 440. maddesi uyarinca kararin teblig tarihinden itibaren on bes gün içerisinde karar düzeltme yolu açik olmak üzere, 21.12.2021 tarihinde oy çoklugu ile karar verildi.
kazanci.com.tr
