Tek taraflı ölümlü trafik kazası, Yüzde yüz kusur, Destekten yoksun kalma tazminatı talebi

Tek taraflı ölümlü trafik kazası, Yüzde yüz kusur, Destekten yoksun kalma tazminatı talebi

vioft2nnt8|2000BDFC6638|yunusbirbilen|tbl_sayfa|metin|0xfdff25bf02000000a705000001000300

T.C.

Yargitay

4. Hukuk Dairesi

2021/4511 E., 2021/8347 K.

Içtihat Metni

MAHKEMESI :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasindaki tahkim davasi hakkinda Itiraz Hakem Heyeti tarafindan verilen 27/08/2019 tarih ve 2019/IHK-10661 sayili kararin , süresi içinde davacilar vekili tarafindan temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, geregi düsünüldü:

– K A R A R –

Davacilar vekili;davali … nezdinde … poliçesi ile sigortali bulunan,davacilarin olan destegi …’un sevk ve idaresindeki aracin 25/09/2011 tarihinde karistigi tek tarafli trafik kazasinda vefat etmesi nedeniyle,müvekkillerinin destekten yoksun kaldigini,sigorta sirketine tazminat ödenmesi için yapmis olduklari basvurunun sonuçsuz kaldigini beyanla, fazlaya iliskin haklarini sakli tutarak simdilik her bir müvekkili için 10.000,00’er TL olmak üzere 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatinin davalidan tahsiline karar verilmesini talep etmistir.

Davali vekili;basvurunun reddini talep etmistir.

Sigorta Tahkim Komisyonu Uyusmazlik Hakem Heyetince; davacilar destegi kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiginden, konuya iliskin 2017-17/1315 E, 2017/1239 K sayili HGK karari da dikkate alindiginda, davacilarin davalidan destekten yoksun kalma tazminati talebinde bulunamayacaklari gerekçesiyle basvuru sahibinin talebinin reddine, karar verilmis, karara karsi davacilar vekili tarafindan yapilan itiraz üzerine Itiraz Hakem Heyetince davacilar vekilinin yapmis oldugu itirazin reddine,karar verilmis, itiraz hakem heyeti karari davaci vekili tarafindan süresi içerisinde temyiz edilmistir.

Dava, trafik kazasindan kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminati istemine iliskindir.

Karayollari Trafik Kanunu’nun 91. maddesi geregi, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracin isletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasina yahut bir seyin zarara ugramasina sebep olmasi durumunda, poliçe limiti dahilinde isletenin sorumluluklarinin karsilanmasini saglamak üzere, mali sorumluluk sigortasi yaptirilmasi zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasinin yaptirilmamasi durumunda Sigortacilik Kanunu’nun 14. maddesi geregi, zorunlu mali sorumluluk sigortasinin kaza tarihindeki limitleri dahilinde isletenin üçüncü kisilere karsi sorumlulugunu Güvence Hesabi karsilayacaktir.

Yukarida açiklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasi; motorlu bir aracin karayolunda isletilmesi sirasinda,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasina veya bir seyin zarara ugramasina neden olmasi halinde, o araci isletenin zarara ugrayan 3. kisilere karsi olan sorumlulugunu belli limitler dahilinde karsilamayi amaçlayan ve yasaca yapilmasi zorunlu kilinan bir zarar sigortasi türü oldugu anlasilmaktadir.

Motorlu araçlarin isletilme tehlikesine karsi, zarar gören üçüncü sahislari, korumak amaciyla getirilmis olan bu düzenleme ile öngörülen sorumlulugunun bir kusur sorumlulugu olmayip, sebep sorumlulugu oldugu; böylece araç isletenin sorumlulugunun sebep sorumlulugunun ikinci türü olan tehlike sorumluluguna iliskin bulundugu, ögretide ve yargisal içtihatlarla kabul edilmektedir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOGLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).

2918 sayili Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumlulugu azaltma kosullarina yer verilmistir.

Bu düzenlemelere göre, araç isleteni veya araç isleteninin bagli bulundugu tesebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutuldugu kisilerin kusuru bulunmaksizin ve araçtaki bozukluk kazayi etkilemis olmaksizin kazanin bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kisinin agir kusurundan ileri geldigini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan isleten veya araç isleticisinin bagli oldugu tesebbüs sahibi ise kazanin olusunda zarar görenin kusurunun bulundugunu ispat ederse, hakim,durum ve sartlara göre tazminat miktarini indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapilabilecegini öngörmüs ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine birakmistir.

Kanun koyucu, açiklanan düzenlemeler yaninda 2918 sayili KTK’nin 91.maddesiyle de; isletenin ayni Kanun’un 85. maddesinin birinci fikrasina göre olan sorumluluklarinin karsilanmasini saglamak üzere mali sorumluluk sigortasi (Karayollari Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasi) yaptirma zorunlulugunu getirmistir.

Hemen belirtmelidir ki, isletenin sorumlulugu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluguna iliskin bulunmakla, isletenin hukuki sorumlulugunu üstlenen zorunlu sigortacinin 91. maddede düzenlenen sorumlulugu da bu kapsamda degerlendirilmelidir.

Öyle ise, hem isleten hem de sigortacinin sorumlulugu, hukuki niteligi itibariyle tehlike sorumluluguna iliskin bulundugundan, uyusmazligin bu çerçevede ele alinip çözümlenmesi gerekmektedir.

Karayollari Trafik Kanunu’nda zorunlu trafik sigortasina iliskin olarak, sorumlulugun kapsami yaninda, bu kapsam disinda kalan haller de açikça düzenlenmistir.

2918 sayili Karayollari Trafik Kanunu’nun “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasi Disinda Kalan Hususlar” baslikli 92. maddesinde:

“Asagidaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortasi kapsami disindadirlar.

a)Isletenin; bu Kanun uyarinca eylemlerinden sorumlu tutuldugu kisilere karsi yöneltebilecegi talepler,

b)Isletenin; esinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme iliskisi ile bagli olanlarin ve birlikte yasadigi kardeslerinin mallarina gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,

c)Isletenin; bu Kanun uyarinca sorumlu tutulmadigi seye gelen zararlara iliskin talepler,

d)Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fikrasina göre zorunlu mali sorumluluk sigortasinin teminati altinda yapilacak motorlu araç yarislarindaki veya yaris denemelerindeki kazalardan dogan talepler,

e)Motorlu araçta tasinan esyanin ugrayacagi zararlar,

f)Manevi tazminata iliskin talepler” hükmü ile zorunlu trafik sigortacisinin hangi zararlardan sorumlu olmadigi düzenleme altina alinmis, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller siralanmistir.

Bu noktada üzerinde durulmasi gereken hususlardan birisi, 2918 sayili KTK’nin 92/b maddesinde yer alan Isletenin; esinin, usul ve fürunun, kendisine evlat edinme iliskisi ile bagli olanlarin ve birlikte yasadigi kardeslerinin mallarina gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortasi kapsami disinda olduguna” iliskin hükümdür.

Bu hükümle kanun koyucu; tehlike sorumlusu zorunlu mali sorumluluk sigortacisinin sorumlulugu kapsamindan, sadece tehlike sorumlusu olan isletenin esinin, usul ve fürunun, kendisine evlat edinme iliskisi ile bagli olanlarin ve birlikte yasadigi kardeslerinin mallarina gelen zararlari çikarmistir.

Su haliyle, anilan kisilerin mallarina gelen zararlar disinda kalan ölüm ve yaralanmaya iliskin cismani zararlar ise sigortacinin sorumlulugu kapsaminda birakilmis; böylece tehlike sorumlusunun yakinlarinin dahi belirtilen anlamda sigorta kapsaminda oldugu benimsenmistir.

Durum bu olunca, isletenin; esinin, usul ve fürunun, kendisine evlat edinme iliskisi ile bagli olanlarin ve birlikte yasadigi kardeslerinin ölümü veya yaralanmalari halinde bundan kaynaklanan zararlarinin zorunlu sigorta kapsaminda oldugu kabul edilmelidir.

Araç sürücüsünün veya yakinlarinin talepleri ise 92. madde kapsaminda yer almamakla sigortacinin sorumlulugu kapsaminda kabul edilmistir.

Destekten yoksun kalma tazminati, 6098 sayili BK’nin 53/III. maddesinde düzenlenmis olup;Ölüm neticesi olarak diger kimseler müteveffanin yardimindan mahrum kaldiklari takdirde onlarin bu zararini da tazmin etmek lazim gelir seklinde hükme baglanmistir.

Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatinin konusu, destegin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalinan zarardir. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanlarin destegin ölümünden önceki yasamlarindaki sosyal ve ekonomik durumlarinin korunmasidir. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanindaki gibi ayni sekilde yasayabilmesi için muhtaç oldugu paranin ödettirilmesidir.

Haksiz bir eylem sonucu destegini yitiren kimse 6098 sayili BK’nin 53/3.(818 sayili BK madde 45/II) maddesine dayanarak ugradigi zararin ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatina hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasinda maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardimin varligi gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 53.(818 sayili BK madde 45) maddesinde sözü geçen destek kavrami hukuksal bir iliskiyi degil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hisimliga ne de yasanin nafaka hakkindaki hükümlerine dayanir; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kismen veya tamamen saglayacak sekilde yardim eden ve olaylarin olagan akisina göre eger ölüm vuku bulmasaydi, az çok yakin bir gelecekte de bu yardimi saglayacak olan kimse destek sayilir.

O halde, destek sayilabilmek için yardimin eylemli olmasi ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceginin anlasilmasi yeterli görülür.

Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamli ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalidir. Genel olarak bakim ihtiyaci, sosyal düzeye uygun olan yasamin devamini saglamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayi anlatir. Eger ölenin eylemli olarak baktigi davaci, ölüm yüzünden bu bakimin sagladigi yasama düzeyinin altina düsmüs olursa, ihtiyaç bulunma kosulu gerçeklesmis sayilir. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettigi sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karsilanan giderlerdir (Yargitay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayili karari).

Diger taraftan, Yargitay Içtihadi Birlestirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayili kararinin gerekçesinde de: Destekten yoksun kalma tazminatinin eylemin karsiligi olan bir ceza olmayip, ölüm sonucu ölenin yardimindan yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düsmesini önlemek ve yasaminin destegin ölümünden önceki düzeyde tutulmasi amacina yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat oldugu” hususu vurgulanmis; Yargitay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayili ilaminda da ayni esaslar benimsenmistir.

Önemle vurgulanmalidir ki, Borçlar Kanunu’nun 53/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminati, destegin mirasçisi olarak geride biraktigi kisilere degil, desteginden yoksun kalanlarina aittir. Destekten yoksun kalma tazminati isteyebilecek kisiler, mirasçilardan baska kisiler de olabilecegi hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasindan kaynaklanan bir sorumlulugu söz konusu oldugunda ve kosullari olustugunda mirasçilari bundan sorumlu oldugu halde, ayni olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçi olmayan kisiler bundan sorumlu degildir (HGK’nin 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E.-411 K. sayili ilami). Davacilarin destekten yoksun kalma tazminati talebine dayanak olarak gösterdikleri zarar; destegin ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte destek üzerinde dogan bir zarardan ayri ve salt onun desteginden yoksun kalinmasi olgusuna dayali, mirasçilik sifatiyla bagli olmaksizin ugranilabilen bir zarardir. Böyle bir zararin destegin kendisinin sahip olacagi hakla bir iliskisi olmadigi gibi, dogrudan destek zarariyla bagli ve onunla sinirli bir zarar da degildir. Destegin ölümü zarari doguran olay olmakla birlikte, zarar dogrudan üçüncü kisi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde olusmustur. Buradaki zarar, mirasçilarin salt bu sifatla devraldiklari murislerinin ugradigi ve ondan intikal eden bir zarar da degildir.

Destekten yoksun kalma tazminatina dayanak teskil eden hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olsa idi dogrudan destek üzerinde dogup ondan mirasçilarina intikal edeceginden, bu yöndeki savunmalar ölenin desteginden yoksun kalanlara karsi ileri sürülebilecekti. Oysa yukarida da açiklandigi üzere, destekten yoksun kalma tazminatina konu davacilarin zarari, desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sifatiyla dogrudan kendileri üzerinde dogan zarardir. Bu zarardan dogan hak destege ait olmadigina göre, onun kusurunun bu hakka etkili olmasi da düsünülemez.

Su hale göre; isleten (veya sürücü) murisin, ister kendi kusuru ister bir baskasinin kusuru ile olsun salt ölmüs olmasi, destekten yoksun kalanlar üzerinde dogrudan zarar dogurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamiyla teminat disi birakilmamis olmakla, davacilarin hakkina, desteklerinin kusurunun olmasi etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararindan kaynaklanan hakkin sigortacidan talep edilmesi olanaklidir.

Somut olayda da; davacilar destegi … tam kusuru sonucu meydana gelen trafik kazasi sonucu vefat etmis; davacilar, destekten yoksun kalan sifatiyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacisini hasim göstererek, destekten yoksun kalmaya dayali tazminat isteminde bulunmustur. Davacilarin üçüncü kisi konumunda oldugu hem mahkeme, hem de taraflarin kabulünde oldugu gibi, isleten (veya sürücü) yakinlarinin ugradiklari destek zararlarinin trafik sigortacisinin sorumlulugu kapsami disinda kaldigina iliskin Kanunda ve buna bagli olarak poliçede açik bir düzenleme bulunmadigi da yukarida yapilan açiklamalardan anlasilmaktadir.

Davacilarin ugradiklari zarara bagli olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayip, bilimsel ve yargisal içtihatlarda kabul edildigi üzere destekten yoksun kalanin sahsinda dogrudan dogruya dogan, asli ve bagimsiz bir talep hakkidir. Davacilarin ölenin salt mirasçisi sifatiyla degil, destekten yoksun kalan üçüncü kisi sifatiyla dava açtigi, ölüm nedeniyle dogrudan davacilar üzerinde dogan destekten yoksunluk zararinin olusumundaki kusurun davacilara yansitilamayacagi, dolayisiyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan isletenin kusurunun, isletenin ve sürücünün desteginden yoksun kalan davacilari etkilemeyecegi, 2918 sayili Karayollari Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayollari Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasi Genel Sartlari’na göre, aracin zorunlu mali sorumluluk sigortacisi davali …, isletenin ve dolayisiyla sürücünün üçüncü kisilere verdigi zararlari teminat altina aldigina ve destekten yoksun kalan davacilar da zarar gören üçüncü kisi konumunda bulunduguna göre, davali … zararin tamamindan sorumlu olacagindan, davacilar davali … sirketinden destekten yoksun kalma tazminati isteyebilecektir. (YHGK., 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas – 411 karar; YHGK., 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas, 2012/92 karar; YHGK., 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 esas, 2013/74 karar).

Eldeki dosyada Uyusmazlik Hakem Heyetince her ne kadar; davacilar destegi kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiginden, konuya iliskin 2017-17/1315 E, 2017/1239 K sayili HGK karari da dikkate alindiginda, davacilarin davalidan destekten yoksun kalma tazminati talebinde bulunamayacaklari gerekçesiyle basvurunun reddine karar verilmis ve Itiraz Hakem Heyetince davaci vekilinin itirazinin reddine karar verilmis ise de , davaya konu kaza 25/09/2011 tarihinde meydana gelmis olup, davali … tarafindan düzenlenen poliçe teminat baslangiç ve bitis tarihleri 01/06/2011-01/06/2012 tarihleri olup, davali … sirketinin sorumlulugunun kapsami 01.06.2015 tarihinde yürürlüge giren Karayollari Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortasi Genel Sartlari’na göre belirlenmeyecektir.

Kaza ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan ve yukarida açiklanan Yasa ve Genel Sartlar hükümleri ve konuya iliskin Yargitayin yerlesiklik kazanan içtihatlarina göre; davacilarin murisinin kusurundan bagimsiz olarak, davacinin ölenin salt mirasçisi sifatiyla degil, destekten yoksun kalan üçüncü kisi sifatiyla talep ettigi tazminati zorunlu mali sorumluluk sigortasinin kaza tarihindeki limitleri dahilindeki zararlari karsilamakla yükümlü oldugu, davacilarin talebinin trafik sigortasi teminati kapsaminda kaldigi gözetilerek, davacilarin davali … sirketinden destek tazminati talep etme hakki bulundugundan, Itiraz Hakem Heyetince, davaci vekilinin bu hususa iliskin itirazlarinin kabulüne karar verilerek isin esasina girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazili oldugu sekilde karar verilmesi dogru görülmemis ve bozmayi gerektirmistir.

SONUÇ: Yukarida açiklanan nedenlerle davacilar vekilinin temyiz itirazlarinin kabulü ile 27/08/2019 tarihli ve 2019/IHK-10661 sayili Itiraz Hakem Heyeti kararinin BOZULMASINA pesin alinan harcin istek halinde temyiz eden davacilara geri verilmesine 08/11/2021 gününde oybirligiyle karar verildi.